Yorgancılık sanat haline geldi!

Günümüzde yorgancılıkta unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında. Fabrikasyon ürünlerin çoğalması ve fiyatlarının daha ucuz olması dolayısıyla vatandaş geleneksel ürünlerden vazgeçip, fabrikasyon ürünleri tercih ediyor. Yorgancılıkta, bu durumdan etkilenen sektörlerden biri.

30 Aralık 2018 Pazar 14:03

Yaklaşık 40 yıldır Gebze’de yorgancılık yapan Mehmet Kurt, gazetemize konuştu. Yorgancılık mesleğinin artık yapılmadığını ve vatandaşın el emeği yorganları çok tercih etmediğini söyleyen Kurt, çırak bulmakta bile zorlandıklarını ve zamanla yorgancılık mesleğinin biteceğini dile getirdi.

OKURKEN YORGANCILIĞA BAŞLADIM

Aslen Trabzon Akçaabatlı olan Mehmet Kurt, yorgancılık mesleğini ilk önce 7 sene İstanbul’da yaptığını sonrasında Gebze’ye gelerek 40-45 senedir de yorgancılık yaptığını söyledi. Kurt, ‘’Okurken başladım bu mesleğe, o zamandan beri yapıyorum. Mesleğimizin en büyük zorlukları, vergi ve sigortalı işçi olanakları bizi zorluyor tabi. Bugün bir 3 kişi sigortalı olarak çalıştırdığın zaman, bizim işin maliyeti öyle yüksek değil. Yani burada çalışan bir insan en fazla verebileceğimiz ücret asgari ücret olur. Çünkü bir yorganı biz 40 liraya alıyorsak 20 lirasını kalfaya veriyoruz, 20 lirası biz kalıyor. Birde bunun sigortası, vergisi olduğu zaman külfetli oluyor. Kimse çalıştırmıyor değil, çalışıyor kalfalar ama yarı parasını kendi ödüyor yarısını sen ödüyorsun mecburen. Yarı yarıya çalışmak zorunda ki geçinsin’’ dedi.  

‘’BU MESLEĞİN SONU GELDİ’’

Bu meslekte şu an eleman yetişmediğini dile getiren Kurt, ‘’ Gelen insan ilk önce parayı soruyor. Demiyor ki bu meslek öğrenecek. Bizim meslekte yani satış yerlerimiz iyi bir yer, görünürde temiz. Ama imalathanelerimiz tozlu. Pamuğu, yünü, elyafı her şeyi orada yapılıyor. Orada dikilecek hale getiriliyor, ondan sonra buraya geliyor. Onun için oraya giren eleman bir hafta sonra kaçıp, gidiyor. Ama bu mesleğinde sonu geldi, biz son örnekleriyiz. Bundan sonra el sanatları bitmek üzere.  Geçmiş yıllara oranla satışlarımız haliyle biraz düştü. Bu kriz ve dolar yükselmesinden dolayı baya bir etkilendik’’ şeklinde konuştu.

ÖZEL SİPARİŞ GELİRSE YAPIYORUZ

Önceleri mesela sadece düz yorganlar olduğunu ifade eden Kurt,’’ Şimdi saten yorgan, pike tarzı yatak örtüleri, piko işlemleri de yapılabiliyor. Önceleri sadece yorgan üzerineydi, şimdi nevresim tarzı da yapılabiliyor. Yorgancılık artık meslek değil, sanat haline dönüştü. Yani yorgancılık bitti diyebiliriz. Özel sipariş verilirse yapıyoruz. Bana gelindiğinde, bir yorgan alacağım denildiğinde yorgan satışı yok. Çünkü yapıyoruz, satılmadığı zaman burada bir ay, 6 ay kaldığı zaman o yorgan bitiyor. Fabrikasyon olan yorganları içinde elyaf var. Bizim yaptığımız yorganlarda da yün, pamuk var. Sağlık bakımından elyaf sıfır, petrolden yapılan bir şey. Fabrikasyon ürünleri daha uygun olduğu için en çok rağbet onlara. Yorgancı olduğum halde, bende hazır yorgan satıyorum. Pamuğun, yünün kilosu 40-50 lira olduğu sürece, milletin alım gücü olmadığı zaman, yapacak bir şey yok. İllaki ucuz şeye yönelecek’’ ifadelerini kullandı.

TALEP OLMAYINCA DİKİMDE OLMUYOR

Yeni evli çiftlerin değil de, genelde eski müşterilerine yorgan yaptıklarını söyleyen Kurt, ‘’ Kızlarına, yakınlarına bir hediye olsun diye yaptırıyorlar. Gençlerimiz istemiyor artık, biz hazır alırız, hazırı makinede yıkarız diyorlar. Onları daha çok tercih ediyorlar, bizim el sanatını tercih etmiyorlar. Onun için bu meslek bitmeye yüz tuttu yani. Talep olmayınca, yapacak bir şey yok. Bir yorganımız bir günde bitiyor. Öyle saten yorganlar var ki, 4 günde bitiyor. 4 günde biten yorganın fiyatı da 600 lira oluyor. Şimdi bu satenli yorganlara talep yok. Bin kişide bir kişi istiyor. Fiyatlarımız şöyle, bir haftada diktiğine göre onu kalfa en az 200-300 lira ona vereceğiz. Pamuğu, malzemesi 200-300 lira maliyeti 600-700 lira yapıyor. Talep olmayınca haliyle dikimi de olmuyor’’ dedi.

ELYAF KANSER RİSKİ TAŞIYOR

Yorgancılık mesleğinin devam etmesini istediğini dile getiren Kurt, ‘’ Gelecek nesillere hizmet edilmesi ve sağlıklı yaşamlı günler geçirmesi için temennimiz o yönde ama maalesef yok. Ben kendi kızıma bile hazır yorgan aldım. Ama ne yaptı şimdi, hepsini attı baba bana yün yorgan yap diyor. Neden dediğimde de bunlar kanserojen diyor. Benim imkânım var yaptım, olmayan ne yapacak? Siz siz olun en âdi pamuk, tüyden yorgan yaptırın silikon kullanmayın, elyaf kullanmayın. Kansere birebir, petrolden yapılıyor elyaf. Ama bunu kullanıyor vatandaşımız. Ben elimden gelse bugün bir yorganı 300 liraya değil de, 100 liraya satarım ki herkes kullansın. Bu imkânı da bize devlet tanıyacak, yapacak bir şeyimiz yok’’ diye konuştu. Çağla Yılmaz – Kübra Oğurlu


Etiketler; #gebze #yorgancı

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.