Çevre felaketinin izini sürdük!

Kurban Bayramının birince ve ikinci günü, Gebze köylerinde kurulan onlarca irili ufaklı kesimhaneler, atıklarını derelere bırakarak Gebze’nin köylerinde adeta çevre felaketi yaşanmasına sebep oldular.

26 Temmuz 2021 Pazartesi 10:42

Gazete Gebze, Marmara Denizi’nde yaşanan ve etkisi halen devam eden  müsilajın kaynağı olabilecek,  çevredeki seracılığı olumsuz etkileyen  derelerdeki bu kirliliği yerinde tespit etti. Yaşanan bu olumsuzluğa tepki gösteren, seralardaki ürünlerini sulayamadıklarını belirten köylüler, Kocaeli Büyükşehir, Gebze Belediyesi ve Tarım İl Müdürlüğü başta olmak üzere, konu ile ilgili kurumların görevlerini yapmadıklarını belirterek duruma tepki gösterdiler.

HAYVAN ÇİFTLİKLERİ SORUMSUZ DAVRANDILAR

Sanayinin olmadığı, imar planlarında 1.derece mutlak tarım alanı olarak gözüken Gebze’nin eski köyleri yeni mahallelerinde denetimlerin eksik yapıldığını belirten çevredeki çiftçiler, civarda irili ufaklı hayvan çiftliklerinin gerekli izinleri almalarına rağmen denetimlerin eksik yapılması ve kurban kesimleri sonrası kontrollerin gevşetilmesi ile kesim yapılan hayvanların kanlarının derelere akıtıldığını belirterek yaşanan çevre felaketinin boyutlarını anlattılar.

Burada onlarca hayvan çiftliğinin Kurban Bayramı dolayısıyla binlerce hayvan kestiklerini, Balçık deresi ve Kadıllı’da ki derelere bu hayvan kanlarının akıtıldığını belirten köylüler, İl Tarım Müdürlüğü ve İl Çevre Müdürlüğü, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Gebze Belediyesi’nin bir komisyon oluşturduğu, bu komisyonun gerekli inceleme yaparak buradaki çiftliklere çalışma ve kesim izni verdiğini ancak bu izinler sonrası kontrollerin yapılmadığını iddia ettiler.

DENETİMLER BAYRAMDA DA YAPILMALIYDI

S.S Cumaköy, Ovacık ve Kadıllı Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Erdem Şen’de yaşanan çevre kirliliğine tepki gösterenlerin başında gelmekte. Şen, gazetemize yaptığı değerlendirmede, “ Biz İstanbul ve Kocaeli il sınırında eski köy, yeni mahalleyiz. Bu dereler Denizli Göleti’nden gelerek Ömerli Barajına akan derelerimiz. Balçık ve Kadıllı’da ki bu derelerden seralarımızın sulama ihtiyaçlarını da gidermekteyiz.  Ama burada yaşanan durum maalesef bir felaket boyutuna ulaştı. Kurban Bayramı öncesinde de bu tür kirlilikleri tespit ediyorduk. Ancak kurban kesimi ile birlikte bu felaket büyük boyutlara ulaştı. Yetkililer buradaki hayvan çiftliklerine gerekli hayvan kesim izinleri için, tesis kurulumunda ve sonrasında denetim yapmakta. Ancak Bayram 4 gün sürüyor, denetimlerin bayramın sonuna kadar yapılması gerekiyor. Bu bayramda da  1.günü denetimler yapıldı, kayıtlar alındı ama sonra başıboş bırakıldı. Bu civarda 4-5 bin sera bulunuyor. Bu seraların her gün sulanması gerekiyor. Sulama ihtiyacımızı da derelerden karşılıyoruz.  Maalesef  biz 2-3 gündür sulama yapamıyoruz. Bahçelerimiz yanmaya, fidelerimiz ölmeye  başladı. Bu kirli suyu seralarımızda kullanan üreticilerimizin seraları kurudu. Atıklar derelerdeki oksijen miktarını azalttı. Suyun üzerinde tortu tabakası oluştu haliyle balıklar ve derede yaşayan canlıların da öldüğünü tespit ettik.  Çevreyi kirleten bu felaketin önlenmesini, denetimlerin daha sık yapılması gerektiğini vurgulayan Kara, “Biz muhatap bulmakta zorlanıyoruz. Başvuru yapıyoruz gelip bakıyorlar ama çözüm noktasında bir sonuç yok. Bu sıkıntılarımızı Tarım Müdürlüklerine mi, çevre müdürlüklerine mi yoksa Belediyelere mi aktarmamız gerektiğini bilmiyoruz. Başvurduğumuz kurumlar topu birbirlerine atıyorlar.  Bu kirliliğin sorumlularının cezalandırılmasını, derelerimizin artık berrak ve temiz akmasını istiyoruz.

DERELER KIRMIZIYA DÖNDÜ, BALIKLAR ÖLDÜ

Gebze Belediyesi yetkililerinin, kesimhaneler için izin şartı olarak gübre çukurları ve kan havuzlarının açılıp açılmadığını kontrol ettiklerini ancak sonrasında bu denetimleri yapmadıklarını belirten, Kadıllı mahallesinde seracılık yapan çiftçiler, “gerek Balçık civarında gerekse Kadıllı Mahallesi’nin de olduğu bu yakada 50’nin üzerinde irili ufaklı hayvan çiftliği var. Her birinde 300-400 büyük baş hayvan kesiliyor. Bu kesimlerde ortaya çıkan gübreler ve hayvan kanları çukurlarda biriktirilip, belli bir zaman sonra gübre olarak tarımda kullanılması, ya da atık yönetim sistemine göre bertaraf edilmesi gerekiyor. Ama kapasiteleri yetmediği için bu atıklar kolay yoldan ıslak hale getirilip motopomplarla derelere deşarj ediliyor. Derelerimizin rengi kırmızıya dönmüş durumda. Oksijensizlikten balıklar, kurbağalar ölüyor. Derede suyu görmek mümkün değil, beyaz bir örtü ile örtülmüş gibi. Derelerdeki bu kirlilik, tarlalarımızda fidelerin çürümesine, ürünlerimizin kurumasına  sebep oluyor” şeklinde görüş belirttiler. Kamil Uzunmehmet 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.