Sayfa Seç

Erdoğan açıkladı, 4 gün sokağa çıkma kısıtlaması!

Erdoğan açıkladı, 4 gün sokağa çıkma kısıtlaması!
reklâm

Yazar hakkında

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarabya’daki Huber Köşkü’nde video konferans yöntemiyle düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada “23-24-25-26 Nisan tarihleri arasında 31 ilde sokağa çıkma sınırlandırması yapmayı planlıyoruz. 22 Nisan akşamı 00.00’dan itibaren, 26 Nisan’a kadar kısıtlamayı uygulayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

Ana gündem maddemiz korona virüsle ilgili yapacağımız çalışmalardı. Sınırlarımız içinde ve dışında terör örgütüne nefes aldırmamakta her fırsatta başını ezmekte kararlıyız. Son iki haftada 38 teröristi etkisiz hale getirdik. Aziz milletim Türkiye, korona virüs salgınıyla mücadelesini 4 ana başlık etrafında hayata geçirmektedir. İnsanlar arasındaki fiziki mesafeyi sağlamaktır. Sağlık sisteminin kesintisiz işlemesinin teminidir. Gıda ve temizlik gibi temel hizmet alanlarında üretim, tedarik zincirinin aksamamasıdır. Kamu düzeninin bozulmamasıdır.

”BAŞARI MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİNİN NETİCESİDİR”

Bugüne kadar 3 milyona aşkın vatandaşımıza Vefa Destek Gruplarıyla hizmet verilmiştir. Salgının başladığı günden beri ülkemizde kayda değer bir kamu düzeni sorunu yaşanmadı. Corona virüs salgının önüne geçmek için aldığımız tedbirlerin meyvelerini toplamaya başladık. Test sayımızı günde 40 binin üzerine çıkardık. İyileşen hasta sayımız katlanarak artıyor. Hastanelerimizde olağanüstü bir yoğunluk yaşanmıyor. İlaçtan solunum cihazına kadar hiçbir konuda eksiğimiz bulunmuyor. Başarı milli teknoloji hamlesinin bir neticesidir N95 ve N99 maskelerinin üretimine en kısa sürede başlıyoruz Mayıs ayı sonuna kadar 5 bin cihazı üretmiş olacağız. Elimizde epeyce stoku bulunan ve hastalığa erken müdahalede bulunan kritik ilaçların üretimine yerli firmalar üretime başladı. Gelişmiş ülkelerin dahi çaresiz kaldığı dönemde Türkiye en küçük sıkıntıya meydan vermeden sağlık hizmetlerini kesintisiz sürdürmüştür.

4 GÜN SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI

Milletimizin tedbirlere uyması sayesinde salgının felaket düzeyine ulaşmasının önüne geçtik. Büyükşehirlerimiz ile Zonguldak ilimizde uyguladığımız hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması da salgının kontrolünde büyük fayda sağladı. Bunun için tarım, sağlık ve gıda hizmetleriyle temel üretim faaliyetlerini aksatmayacak şekilde bir süre daha devam ettireceğiz. 23-24-25-26 Nisan tarihleri arasında ise, yine 31 ilimizde sokağa çıkma sınırlandırmasını özellikle planlıyoruz. 22 Nisan akşamı yine 00,00’dan itibaren; 23 Nisan zaten tatil, 24-25 ve 26 Nisan 00,00’a kadar bu devam edecek. 26’sında 24,00 itibariyle sokağa çıkma itibariyle sona erecektir. Bununla ilgili ayrıntılar içişleri bakanlığımız tarafından kamuoyumuzla paylaşılacaktır. Fırıncı, sucu, gazete bayileri, medya mensupları dahil olmak üzere tüm çalışan ve kamu görevlilerine teşekkür ediyorum. Amacımız önlemleri en titiz şekilde uygulayarak salgının seyrini ülkemizin ramazan bayram sonrası normale dönüşüne imkan sağlayacak seviyeye indirmiş olmaktır. Bazı adımları bayram öncesi atmaya da başlayabiliriz. Tüm sektörlerin buna göre hazırlıklarını yapmalarında fayda görüyoruz. Bu salgının üstesinden ancak 83 milyon hep birlikte hareket edersek gelebiliriz. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sarıldığımız ölçüde geleceğe güvenle bakabiliriz. Bu topraklardan başka vatanımız, sinesine sığındığımız ve hizmet edeceğimiz halk yoktur.

39 BİN VATANDAŞIMIZI YURDA GETİRDİK

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dünyanın neresinde olursa olsun her vatandaşının yanındadır. Ülkemize getirdiğimiz her vatandaşımızı sağlık taramasından geçirip bu amaçla tahsis ettiğimzi yüksek öğretim yurtlarında 14 gün süreyle karantinada tuttuk. Cumhurbaşkanlığımızın koordinasyonunda, THY’mizin işbirliği ile bugüne kadar 39 bin vatandaşımızı ana vatanlarına kavuşturmuştuk. Halen 12 bin vatandaşımızın karantina süreci devam ediyor. Çeşitli ülkelerdeki 25 bin vatandaşımızı şu anda yine Türkiye’ye getiriyoruz. Amacımız ramazan ayına girene kadar bu operasyonu tamamlamaktır.

EĞİTİM SAYISI 100’E ÇIKACAK

Bilindiği gibi örgün ve yaygın eğitime ara vermiştir. Hemen ardından da Milli Eğitim ve TRT işbirliğiyle üç televizyon kanalı kurarak uzaktan eğitime geçmiştik. Öğrencilerimizin platformu benimsediklerini tespit ettik. Ortaöğretim ve yüksek öğretm sınavlarına hazırlanan 8’inci ve 12’inci sınıf öğrencilerimiz için de canlı ders uygulaması başlattık. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın hazırladığı proje kapsamındaki eğitimler özellikle BTK akademi eğitim programı üzerinden gerçekleşecektir. Halen 31 ayrı eğitim bu sitede hizmet veriyor. Yıl sonuna kadar eğitim sayısı 100’e çıkacaktır. Gençlerimizin tek yapması gereken özgeçmişlerini kaydetmektir. Programı tamamlayanlar, güvenliğinden veri analistliğine, siber güvenlikten yazılım geliştirmeye kadar 15 farklı alanda istihdam edinebilme imkanı olacaktır. Çeşitli ünvanlarda 8 bin 635 sözleşmeli personel ve 5 bin işçi kadrosu ihdas ediyoruz. Salgınla mücadele ederken hiçbir vatandaşımızın mağdur olmaması ve özellikle istihdamın korunması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Tüm kesimlerin, vergi sigorta ve kredi taksidi gibi ödemelerinin ertelenmesini sağladık. Bugüne kadar 269 bin firmamız 3 milyonu aşkın çalışanı için kısa çalışma ödeneğine başvurdu. 9 Nisan tarihi itibariyle sosyal yardımlarda acil durum kararı alarak muhtaçlık kriterleri yanında bu dönemde özel ihtiyaçları da kapsama aldık.

BİZ BİZE YETERİZ TÜRKİYEM’E DESTEK ÇIĞ GİBİ

Biz Bize Yeteriz Türkiyem’de toplanılan para miktarı da 1 milyar 800 milyona ulaştı. Hayırseverlerimizi davet ediyorum. Gelin bu rakamı 2 milyarın üzerine çıkaralım.

CHP’Lİ BELEDİYELER SALGINLA MÜCADELEYİ HİÇE SAYIYOR

CHP’nin başını kestiği bir kesim yine bozgunculuk peşindedir. Salgınla mücadele güçlü bir koordinasyonu gerektiriyor. Uygulamanın her il, ilçe, mahalle düzeyinde bu anlayışla yürütülmesi şarttır. Peki CHP’li belediyeler ne yapıyor? Cumhurbaşkanlığını, sağlık bakanlığını, valiliği, kaymakamlığı hiçe sayarak kendi başına yardım toplamaya, ekmek dağıtmaya, hastane kurmaya çalışıyorlar. Asli işlerini yürütemeyen CHP’li belediyelerin salgınla mücadeleyi hiçe sayarak bu tür faaliyetlerin amacı halka hizmet vermek değil şov yapmaktır. Adana, İstanbul ve Mersin belediyelerinin sokağa çıkma yasağı sırasında sergiledikleri tavrın başka hiçbir açıklaması yoktur. Mesela Mersin’de CHP’li büyükşehir belediyesi şov yaparken aynı partinin Yenişehir ve Mezitli belediyeleri valilikle işbirliği halinde faaliyet yürütmüştür. Bu tür teşebbüsler FETÖ ve PKK gibi örgütler tarafından da denenmiştir.

TEDBİRLERİ SABOTE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR

Salgın sebebiyle sağlık sisteminin çökmesini, kamu güvenliğinin zaafa uğramasını bekleyenler umdukları olmayınca gözlerini yapılan hizmetlere dikmişlerdir. Şimdi de maalesef salgın hastalıkla mücadele için alınan tedbirleri sabote etmeye çalışıyorlar. Ülkemizin ciddi kayıplar veren yerler arasına girmelerini bekliyorlardı. Umutlarını Uganda’ya bağlayacak kadar küçüldüler. Güya hükümetle yarışmaya kalktılar. Onlar fuar merkezini veya merkezlerini panellerle bölerek oralarda, içindeki standları sahra hastanesi diye yutturmaya kalktılar.

BİZ KİMSENİN PARASINA EL KOYMADIK

Siz kendinize ait olmayan böyle bir alana veya böyle bir konuda konuşma hakkına sahip değilsiniz. Devlet yardımları tek hesapta toplayınca da ‘paralarımıza el konuldu’ yalanına sarıldılar. Devlet olarak biz kimsenin parasına el koymadık ve böyle bir yanlışın içine girmedik, girmeyiz. Biz insani hareketliliğimiz neyi gerektiriyorsa bugüne kadar onu yaptık. İkna yöntemiyle bütün bu gayretlerimizi sürdürüyoruz. Onlar toplu taşımayı azaltarak halkımızı mağdur ettiler. Her şeyi birbirine karıştıranlar, hükümetin aldığı tedbiri sabote ederek beceriksizliklerini ört bas etmeye kalktılar. Onlar “tecavüzcüler serbest kalacak” diyerek ortalığı bulandırdılar.

SORUN EKMEK DAĞITMAK DEĞİL

Belediyeler elbette sosyal yardım da yapabilir. Ama bunu kanunların belirlediği sınırlar içinde, şehrin mülki amirinin bilgisi ve koordinasyonu dahilinde yaparak… Belediye bakanlığı, valiliği, kaymakamlığı yok sayarak kendi başına iş yapmaya kalkarsa karşısında devleti bulur. Sorun ekmek dağıtmak değil. Bunu şehirdeki diğer faaliyetlerle uyumsuz, programsız, izinsiz şekilde yapmaktır. Karşımızdaki kirli zihniyet kendisine cevap verilmeyince azgınlaşmakta, yalanlarının çitasını yükseltmektedir. Sorun herhangi bir konuda farklı düşünmek değil, yalan söylemektir, iftira atmaktır. Türkiye’nin sağlık alanında tarihi bir beka mücadelesi verdiği bir dönemde, milletimi böyle tatsız konularla meşgul etmiş olmaktan dolayı da üzüntülüyüm. Ancak, karşımızdaki kirli zihniyet kendisine cevap verilmeyince azgınlaşmakta, yalanlarının çitasını yükseltmektedir. Ülkemizin bu hastalıklı siyaset zihniyetinden kurtulmasını en az kovid virüsünden arınması kadar önemli görüyorum.”

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Videolar

Yükleniyor...

Son Yorumlar