Holsan’ın Asırlık Çınarı

Sanayinin duayen ismi Çetin Gökçeatam 90 yaşında olmasına rağmen hala işinin başında.

Holsan’ın Asırlık Çınarı
10 Şubat 2018 Cumartesi 10:07

O, 90 yaşında hala işinin başında bir meslek duayeni. Çetin Gökçeatam 51 yıl önce Ankara’da kurduğu ve 37 yıl önce Gebze’ye naklettiği tarımsal ilaçlama makineleri üretimi yapan fabrikası Holsan Tarım Alet ve Makinaları Sanayi A.Ş ile rakibi dünya devleri ile rakabet ediyor. Gebze E5 yanyolundaki üretimini Mayıs 2017’den bu yana Gebze Güzeller OSB’de ki yeni tesisine taşıyarak üretimine devam etmekte olan. Holsan, Özbekistan’dan Meksika’ya kadar bir çok ülkeye tarım ilaçlama makinaları  ihracaı yapmakta.

Çetin Gökçeatam Kimdir?

1927 YILINDA İstanbul-Beylerbeyi’nde doğdu. 6 yaşında ba- basının işi dolayısı ile Ankara’ya taşındı. Ankara’da ilk, orta ve lise tahsilini yaptı.1945 yılında İstanbul’da Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu’na girerek yüksek tahsilini yaptı.1949 yılında ABD’deki Michigan State Üniversitesinde Tarım Makinaları bölümünde yüksek lisans yaptı.1953 yılında Türkiye’ye döndü. Genelkurmay içinde NATO İrtibat Bürosu’nun Türk irtibat subayı olarak askerlik görevini yaptı. Terhis sonrası ABD’nin Amerikan İktisadi Yardım Heyeti (AID) Tarım Grubu’nda, Tarım Makineleri müşaviri olarak 7 yıl görev aldı. 1945 yılında babası Sadi Gökçeatam, Tarım Alet ve Makineleri sektöründe Alman Holder Tarımsal İlaçlama Makineleri’nin Türkiye mümessilliğini aldıktan sonra, babası ile birlikte çalışmaya başladı. 1962 yılında babasının vefatı sonrası işin başına geçti. 1966 yılında Holsan fabrikasını kurarak yerli üretime başladı.1981 yılında Gebze’de E5 yan yolda Holsan olarak üretim tesisinde faaliyetlerine başladı. Türkiye’nin tanınmış turistik kartpostal fotoğrafçılarından olan ve profesyonel olarak fotoğrafçılıkla da uğraşan Gökçeatam, Ankara Rotary Kulübünün ilk üyelerinden olup Türkiye’nin ilk Rotary Guvernörüdür.

TÜRKIYE’nin ilk profesyonel fotoğrafçılarından ve ilk renkli turistik kartpostallarının da mi- marı olan Gökçeatam’la, Holsan’ı, türk tarımını ve sorunlarını, renkli kartpost- alları ve üyesi olduğu Rotary Kulüpleri de içine alan geniş bir söyleşi yaptık;

Sayın Gökçeatam çok renkli bir kişiliğe sahip bir iş adamısınız. Holsan’ın hikayesini okurlarımıza anlatabilirmisiniz?

1945 yılında babam Sadi Gökçeatam’a Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde hocalık yapan ve harp esnasında Almanya’dan Türkiye’ye iltica etmiş bir Yahudi profesör, Türkiye’de tarımsal ilaçlamanın ileri yıllarda çok önem kazanacağını belirterek , Almanya’da bu konuda otorite olan Holder fabri- kasının Türkiye Mümessilliğini almasını önermiş. Babamda bu öneriye sıcak bakarak Holder fabrikasının mümessil- liğini alarak Tarımsal İlaçlama makine sektörüne adım atmış. Ben bu yıllarda Amerika İktisadi Yardım Grubu’nda makine müşaviri olarak görev yaparken hem teknik konularda babama yardımcı oluyor, hem de idealim olan Türkiye’nin renkli turistik kartpostallarının yapımını sürdürüyordum. Babamın 1962 yılında vefatı üzerine, meşgalelerimi bir yana iterek kendimi ilaçlama makinelerinin içinde buldum.1962-1966 yılları arası Hold- er’den makine ithalatına devam ettim. Giderek gelişen bu sektörün ithalat ile ikamesinin mümkün olamayacağını ve yurt dışına giden dövizlerin büyük bir bölümünün Türkiye’de kalması ger- ektiğine inanarak 1966 yılında Holsan Tarım Alet ve Makineleri Sanayi AŞ’yi aile şirketi olarak kurdum. Ankara’da Rüzgarlı sokaktaki Çatal Han’ın altında 3000 m2 Atölyenin yanı sıra Balgat ve Siteler’de iki ayrı işyeri kiralayarak fabrikayı faaliyete geçirdim.

Gebze’ye nasıl geldiniz? Ne ka- dar süredir burada faaliyetlerinizi sürdürüyorsunuz?

Holsan 1966 yılında kurulan ancak her geçen gün büyüyerek gelişen sektörünün önemli kuruluşlarından biri. Bir aile şirketi. Şirketin 400 bin TL ödenmiş sermayesi var. 1962 yılından 1980 yılında Ankara Rüzgarlı’da bulunan Çatal Han’ın alt katında üretime devam ediyorduk.. O tarihlerde bizim üretim yaptığımız Çatal Han satıldı. Bize de fabrikamızı taşıyacak yeni bir yeri bulmak kaldı. Bir tesadüf eseri Gebze’deki yerimizi buldum ve burayı satın alarak üretim tesisini buraya taşıdım. 1933 yılında ayrıldığım güzel İstanbul’uma kesin dönüşle tekrar kavuşmak ve Holsan fabrikasını bu vesile Gebze’de kurmuş olduk. 1966 yılında 57 işçi ile üretime başladık. Şu anda bizim için çalışan yan sanayilerle birlikte 200’ün üzerinde istihdamımız var. Türkiye’de 50 ye yakın satış bayimiz ve servis istasyonlarımız var. 50 yıldır ürettiğimiz ilaçlama makinelerinin bi- lumum yedek parçaları stoklarımızda çiftçilerimizin hizmetindedir. Halen yılda 600-700 arası traktörle çekilen tipte büyük ilaçlama makinesi üretiyoruz. Özellikle bağ ve meyve bahçelerini ilaçlayan tam otomatik Turbo Atomizerler imalatımızın ağırlığını teşkil etmektedir. 2017 yılı içinde 30 değişik tip ilaçlama makinesi ile hizmet vermeye devam ediyoruz. Uçak ile ilaçlamanın yasaklanması üzerine uçak yerine kullanılacak ve tarlaya girmeden 50 metre ilaç atma özelliği olan, süne mücadelesinde kullanılan Canon tipi makinelerin üretiminde de öncüyüz.

Yeni bir modeli piyasaya nasıl sürüyorsunuz? Bunun için nasıl bir çalışma yapıyorsunuz?
Holsan olarak bir modeli üretmeden önce piyasa araştırması yapıyor, ihtiyaç miktarının ne olabileceğini tespite çalışıyoruz. Dünyada ve ülkemizde tarım sektörü her geçen gün gelişiyor. Sektörümüzdeki gelişmeleri bütün dünyada yakından takip ediyor. Türkiye’de faydalı olacağını düşündüğümüz yenilikleri üretim planlamamız içine dahil ediyoruz. Örneğin İtalya bu konuda başı çeken ülkeler arasında. Fiyatlarını minimum düzeyde tut- abilmek için yan sanayilerinin gelişme- sine çok önem veriyorlar. Üniversite, Sanayi ve Yan sanayi problemlerini çözmekte büyük bir işbirliği içindeler. Biz de Holsan olarak, ülkemizde Avrupa standartlarında parça üreten yan sanayicilerimizle çalışmaktan mutluluk duyuyoruz.

İlaçsız bir tarımı düşünemeye- ceğimize göre Holsan’ın geleceğini ve sektörün devamını nasıl görüyorsunuz?
Alışverişte AVM’lerin kurulması gibi Tarım sektöründe de AVM’lerin benzeri bir yapılaşmanın oluştuğunu görmekteyiz. Artık bölünmüş küçük tarım alanlarının yerine, 3-4 çiftlik ya da toprak sahibinin birleşerek büyük üretim çiftliklerine, ya da üretim merkezlerine dönüştüklerini görüyoruz. Bunda Devletin tarım sektörüne sağladığı önemli teşviklerin de büyük payı olduğunu düşünüyorum. Eskiden 1-2 makine satabildiğimiz çiftçiler, bugün birleşip büyüyerek bu sayıları 10’lara, 20’lere çıkartmaktadırlar. Bu da üretimlerini de aynı oranda arttırmalarına, üretim kalitesi ve rekoltelerinin artmasına etki etmektedir .

Holsan’ın bundan sonraki hedefleri nelerdir?
Ben 90 yaşındayım. Artık görevi ikinci kuşağa devretmenin zamanı geldi ve geçiyor. ABD’de yüksek eğitimini tamamlayan oğlum Can Gökçeatam bilgi ve birikimini bizlerle paylaşmak ve Holsan’ı daha dinamik bir yapıya kavuşturmak için işin başına geçecek. Yakın bir gelecekte oğlum Can’ın da katkısı ile ihracatımızın çok gelişeceğine olan inancım tamdır. Bugün Tarım ekipmanları sektöründe, makine üretenlere verilen finansal kaynaklar çok kısıtlı olup ufak tefek KOBİ kredileri dışında kredi bulmak çok zordur.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen Holsan, hedeflerini büyük tutarak bugün Avrupa’da eşi olmayan ve yalnız ABD’de üretilen tamamı paslanmaz çelik ilaçlama makineleri üreterek çiftçilerimizin beğenisini kazanmıştır. Tornado-Çet model makinelerimiz , katıldığımız Tarım Fuarlarında takdir toplamış ve çiftçilerimizin önceliği olmuştur. Holsan olarak hedefimiz iyiyi çok daha iyi yapabilmektir.

Çetin Gökçeatam’ın işadamlığının yanı sıra cemiyetçilik özelliği de var. Biraz da bu yönünüzden bahsedebilirmisiniz?

Yıllar önce Trafik Kazalarını Önleme Derneği’nde üyeliğim vardı. 1954 yılında Ankara’da kurulan Türkiye’nin ilk Rotary Kulübü, Ankara Rotary Kulübü’ne üye oldum. 57 yıldır da Rotary çalışmalarıma devam ediyorum. “Kendinden önce hizmet” parolası ile ülkemizde birçok sosyal projeye imza attık. Türkiye’nin ilk Guvernörlerin- denim (1978-1981). Benim de görev yaptığım dönemlerde, projelerimiz dahilinde yurdumuza bir çok okul ka- zandırdık. Bunlardan bir tanesi Gebze’ye çok yakın Tuzla İçmeler’de yapılan İşitme Engelliler İ.Ö.O’dur. Bugüne kadar bunca işin arasında bunlara nasıl vakit bulabildim diye bazen düşünmüyor değilim. Sanayinin içinde olmaktan ve insanlara faydalı bir şeyler yapmaya çalışmaktan oldukça mutluyum.

Sizin sanayiciliğinizin dışında Türkiye’ye ilk renkli kartpostalı ge- tiren isim olarak biliniyorsunuz. Bu hobinizin ülkenin kültürel bir gelişmesi olacağını tahmin etmişmiydiniz?
Türkiye’de, bayramlar ve özel günlerde herkesin birbirine kartpostal gönderdiği, renkli kartpostalların olmadığı yıllarda gönüllü olarak ülkemin tanıtımına katkı yapmak istedim. 1955 yılında Amerika İktisadi Yardım Grubu’nda görevliyken Türkiye’nin tarihi ve turistik yerlerinin fotoğraflarını çekip kartpostal olarak bastırdım. ABD’de okurken Türkiye’den siyah-beyaz kötü çekilmiş kartpostallar geliyordu. Onları arkadaşlarıma utanarak gösteriyordum. Neden bizim de ABD’deki gibi renkli kartpostallarımız yok diye iç geçiriyordum. Türkiye’ye döndükten sonra bu işle uğraşmaya karar verdim. Ankara’da Türkiye’nin ilk modern renkli fotoğraf stüdyosunu açtım. Ardından Nikon firmasının temsilciliğini  alarak Türkiye’ye ilk kez bu fotoğraf makinelerini getirdim. Bir dönemin çok moda makinası Polaroid Makinasını Türkiye’ye yine ben getirdim. Uzun zaman ülkemin her yöresinin resimlerini çektim ve renkli kartpostal olarak basılmasını sağladım. Bugün o dönemlerde yaşayanlar İstanbul’un ve Türkiye’nin güzelliklerini kartpostal olarak hafızlarına kazırken o fotoğrafların altında Çetin Gökçeatam ismini rahatlıkla görebilir.”


Etiketler; #Holsan #Çınar

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.