Özen: Göstermelik soruşturma

21 yıl önce hafızalara acı olaylarla kazınan 28 Şubat süreciyle ilgili dönemin tanıkları yaşadıkları olayları anlatmaya devam ediyor. Gebze Eski Belediye Başkan Yardımcısı, 28 Şubat mağduru Necmi Özen, acı günleri gazetemizle paylaştı.

Özen: Göstermelik soruşturma
04 Mart 2018 Pazar 13:35

28 Şubat’ı en acı şekilde yaşayan, o dönem Gebze Belediyesi başkan yardımcısı, şu an Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü Hukuk Müşaviri Necmi Özen’e gelin kulak verelim;

Ankara TMK 10.Maddesi'yle Yetkili Cumhuriyet Başsavcı vekilliğince yürütülen 28 Şubat işkencesiyle ilgili soruşturmaya müdahillik dilekçesi veren Necmi Özen, dilekçesinde 28 Şubat sürecinde Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürütürken, belediye ile ilgili bir soruşturma sebebiyle İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi'nde işkenceye maruz kaldığını anlattı.

ADİL SAÇAN'I SUÇLADI

Özen, dönemin Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, 6 polis ve dönemin İçişleri Bakanlığı Müfettişi Candan Eren'i "işkence, kötü muamele, görevi kötüye kullanma, suç uydurma ve örgüt kurmak" ile suçladığı dilekçesinde, o süreçte yaşadıklarını şöyle özetledi: "Gebze'de ön inceleme yapan İçişleri Bakanı Saadettin Tantan tarafından görevlendirilen Müfettiş Candan Eren'in daha önce teftiş edilip suç unsuru bulunamayan veya yargıya intikal ettirilip beraatla neticelenen konuları tekrar incelemeye almış, yargı kararlarını yok saymış, çeşitli komplolar kurarak başkanı ve belediye personellerini suçlu çıkaracak çalışmalar yapmıştır."

HEPİNİZİ DGM'YE GÖNDERECEĞİM

Gebze’ye geldiğinde soruşturmaya tabi tuttuğu Belediye bürokratlarına 'Ben buraya çok özel bir görevle geldim, hepinizi DGM'ye göndereceğim. Siz burada suç örgütüsünüz' diyen müfettiş Eren’in suç işlediğini savunan Necmi Özen, o kara günleri şu şekilde anlatıyordu; “ 24 Nisan 2001'de, ifade vermek üzere İstanbul Beşiktaş DGM'ye gitmem söylendi. İki polis, Belediye Başkan Yardımcısı olan üç arkadaşımla birlikte bana önce Emniyet Müdürlüğü'ne uğramamız gerektiğini söyledi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gidince Organize Suçlar bölümüne çıkarıldık. Belediye Başkanı Ahmet Penbegüllü, Ali Taştan, Abdulkadir Özpehlivan, Avukat Ahmet Cezmi Şekül ve İsmail Özlem de bizlerle birlikte Şube Müdürlüğü'ne çıkarıldılar."

ELBİSELERİNİ ÇIKAR, BİR SUÇ SÖYLE

"Aynı gün, gece saat 23.00 veya 24.00 sularında ismim okundu. Bir polis memuru kapının kilidini açtı, gözümü bağladı, koridordan geçtikten sonra soldaki tuvaletin az ilerisindeki bir odaya götürüldüm. İçeridekiler bir taraftan Başkan Penbegüllü'ye ağır hakaretlerde bulunuyorlardı. Daha sonra bana; 'Başkan'ın işlediği suçları bilirsin onları söyle' dediler. Ben, başkanın işlediği suç olmadığını söyledim. Bu ifademden sonra bana işkence yapmaya başladılar. İşkence sırasında arada bir durarak “ konuş  haydi bir tane suç söyle' diyordu. 'Sen Penbegüllü bir suç işlemişse mutlaka bilirsin, söyle, seni bırakalım' dediler. Soğuk beton üzerinde oturarak beklemeye başladım. Ardından işkenceye kaldığı yerden devam ettiler. Dayanılmaz şekilde acı veriyordu. Ölecek gibiydim..." Evet... 28 Şubat darbesinin işkencecileri de yargılanmak zorundadır...

İşkencecileri görmezden gelen bir yargı süreci adalete uygun değildir...Bu mağduriyetin mutlak suretle yargı yolu ile temizlenmesi ve demokrasiye yargı darbesi vuran bu cuntacıların bağımsız yargı önünde hesap vermesi gerekiyordu. Devam edecek…

28 Şubat’ı en acı şekilde yaşayan, o dönem Gebze Belediyesi başkan yardımcısı, şu an Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü Hukuk Müşaviri Necmi Özen’e gelin kulak verelim;

Ankara TMK 10.Maddesi'yle Yetkili Cumhuriyet Başsavcı vekilliğince yürütülen 28 Şubat işkencesiyle ilgili soruşturmaya müdahillik dilekçesi veren Necmi Özen, dilekçesinde 28 Şubat sürecinde Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürütürken, belediye ile ilgili bir soruşturma sebebiyle İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi'nde işkenceye maruz kaldığını anlattı.

ADİL SAÇAN'I SUÇLADI

Özen, dönemin Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, 6 polis ve dönemin İçişleri Bakanlığı Müfettişi Candan Eren'i "işkence, kötü muamele, görevi kötüye kullanma, suç uydurma ve örgüt kurmak" ile suçladığı dilekçesinde, o süreçte yaşadıklarını şöyle özetledi: "Gebze'de ön inceleme yapan İçişleri Bakanı Saadettin Tantan tarafından görevlendirilen Müfettiş Candan Eren'in daha önce teftiş edilip suç unsuru bulunamayan veya yargıya intikal ettirilip beraatla neticelenen konuları tekrar incelemeye almış, yargı kararlarını yok saymış, çeşitli komplolar kurarak başkanı ve belediye personellerini suçlu çıkaracak çalışmalar yapmıştır."

HEPİNİZİ DGM'YE GÖNDERECEĞİM

Gebze’ye geldiğinde soruşturmaya tabi tuttuğu Belediye bürokratlarına 'Ben buraya çok özel bir görevle geldim, hepinizi DGM'ye göndereceğim. Siz burada suç örgütüsünüz' diyen müfettiş Eren’in suç işlediğini savunan Necmi Özen, o kara günleri şu şekilde anlatıyordu; “ 24 Nisan 2001'de, ifade vermek üzere İstanbul Beşiktaş DGM'ye gitmem söylendi. İki polis, Belediye Başkan Yardımcısı olan üç arkadaşımla birlikte bana önce Emniyet Müdürlüğü'ne uğramamız gerektiğini söyledi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gidince Organize Suçlar bölümüne çıkarıldık. Belediye Başkanı Ahmet Penbegüllü, Ali Taştan, Abdulkadir Özpehlivan, Avukat Ahmet Cezmi Şekül ve İsmail Özlem de bizlerle birlikte Şube Müdürlüğü'ne çıkarıldılar."

ELBİSELERİNİ ÇIKAR, BİR SUÇ SÖYLE

"Aynı gün, gece saat 23.00 veya 24.00 sularında ismim okundu. Bir polis memuru kapının kilidini açtı, gözümü bağladı, koridordan geçtikten sonra soldaki tuvaletin az ilerisindeki bir odaya götürüldüm. İçeridekiler bir taraftan Başkan Penbegüllü'ye ağır hakaretlerde bulunuyorlardı. Daha sonra bana; 'Başkan'ın işlediği suçları bilirsin onları söyle' dediler. Ben, başkanın işlediği suç olmadığını söyledim. Bu ifademden sonra bana işkence yapmaya başladılar. İşkence sırasında arada bir durarak “ konuş  haydi bir tane suç söyle' diyordu. 'Sen Penbegüllü bir suç işlemişse mutlaka bilirsin, söyle, seni bırakalım' dediler. Soğuk beton üzerinde oturarak beklemeye başladım. Ardından işkenceye kaldığı yerden devam ettiler. Dayanılmaz şekilde acı veriyordu. Ölecek gibiydim..." Evet... 28 Şubat darbesinin işkencecileri de yargılanmak zorundadır...

İşkencecileri görmezden gelen bir yargı süreci adalete uygun değildir...Bu mağduriyetin mutlak suretle yargı yolu ile temizlenmesi ve demokrasiye yargı darbesi vuran bu cuntacıların bağımsız yargı önünde hesap vermesi gerekiyordu.

Devam edecek…


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
şükran - 3 yıl önce
Hergün Allaha dua ediyorum.serdar saçan gibilerin işkencelerini Allahü teâlâ biliyor.ahirette mutlaka hesabı sorulacak.Ama inşAllah haksız yere işkenceye uğrayanların çektikleri acıların bin katını bu adam da çeker. Yargılanmıyorlar.Ben de Allaha havale ettim.İbret alem için bu dünyada da ceza aldıklarını görürüz....