Sağlıkçılardan Hak Talebi: Gözler Bakanlık Kararında


Türkiye genelindeki Kan Bankası ve Transfüzyon Merkezlerinde görevli yaklaşık 10 bin sağlık çalışanı, emeklerinin karşılığı olan "Özellikli Birim" statüsüne kavuşmayı bekliyor.


Sağlıkçılardan Hak Talebi: Gözler Bakanlık Kararında

GEBZE (Kocaeli) – Hürriyetçi Sağlık Sen Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çeker ve beraberindeki heyet, Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanlarını ziyaret etti. Ziyaret sırasında sağlık çalışanlarının sorunları yerinde tespit edilirken, Genel Başkan Yardımcısı Çeker ziyaret sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Çeker, ülke genelinde Kan Bankası ve Transfüzyon Merkezlerinde çalışan yaklaşık 10 bin sağlık çalışanının emeklerinin hakkı olan “Özellikli Birim” statüsünden yararlanamadıklarını dile getirdi.

Kocaeli Şube Başkan Yardımcısı Serap Koçhisar, Derince İlçe Temsilcisi Gökhan Bayram ve Hastane İş Yeri Baş Temsilcisi Bilal Birik ile birlikte çalışanları ziyaret eden Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çeker, yaptığı açıklamada kan bankası çalışanlarının haklarının teslim edilmesi gerektiğini vurguladı.

KAN BANKASI ÇALIŞANLARI HAKLARINDAN MAHRUM BIRAKILIYOR

Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çeker, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Ülke genelinde hastanelerde Kan Bankası ve Transfüzyon Merkezlerinde yaklaşık 10 bin sağlık çalışanı görev yapmaktadır. Sağlık sistemimizin kesintisiz ve güvenli bir şekilde işlemesinde hayati bir role sahip olan Kan Bankası ve Kan Transfüzyon Merkezleri, ameliyathanelerden yoğun bakımlara, acil servislerden doğumhanelere kadar modern tıbbın kalbinde yer almaktadır. Ancak bugün, bu kritik görevi sıfır hata toleransı ile yürüten yüzlerce sağlık çalışanımız, çalışma koşullarının ve üstlendikleri risklerin karşılığı olan ‘Özellikli Birim’ statüsünden ve buna bağlı haklardan mahrum bırakılmaktadır.”

TEK BİR HATA CAN KAYBINA YOL AÇABİLİR

Çeker, Kan Bankası ve Transfüzyon Merkezlerinin bir an önce mevzuatta “Özellikli Birim” olarak tanımlanması gerekliliğini kamuoyu ve yetkililerin dikkatine sunduklarını belirterek, “Modern tıp bilimi, kan transfüzyonunu ‘bir doku nakli’ olarak kabul eder. Tıpkı böbrek veya karaciğer naklinde olduğu gibi alıcı ile verici arasında doku uyumu aranır. Uyumsuz bir kan naklinde vücudun vereceği tepki hayatı doğrudan tehdit eder. Dolayısıyla bu birimler, işlevsel olarak Doku ve Organ Nakli Birimlerinden farksızdır. Bu birimlerde çalışan personelin yapacağı tek bir hata, telafisi imkânsız hastalıklara veya can kayıplarına yol açabilir. Ameliyatlar, acil müdahaleler ve kritik tedaviler ancak bu personelin titiz, kesintisiz ve yüksek dikkat gerektiren mesaisi sayesinde yürütülebilmektedir. Kan Bankası ve Transfüzyon Merkezleri sıfır hata toleransı ve yüksek mesleki sorumluluk isteyen birimlerdir” dedi.

BİYOLOJİK RİSKLER VE AĞIR İŞ SAĞLIĞI

Sağlık çalışanlarının karşılaştığı risklere de değinen Çeker, “Çalışanlarımız doğrudan insan kanı ve bileşenleriyle temas etmekte; kesici-delici alet yaralanmaları ve kan yoluyla bulaşan enfeksiyon riskleriyle her an yüz yüze kalmaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde, bu risklerin göz ardı edilmesi kabul edilemez. Ameliyathane, yoğun bakım, acil servis, diyaliz ve doku-organ nakli gibi birimler ‘Özellikli Birim’ kapsamında değerlendirilirken; benzer risk, sorumluluk ve çalışma temposuna sahip Kan Transfüzyon Merkezlerinin bu listenin dışında tutulması Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan Eşitlik İlkesi’ne aykırıdır. Kan Bankası ve Transfüzyon Merkezlerinde görev yapan çalışanlar adına Hürriyetçi Sağlık Sen olarak Sağlık Bakanlığı ve yetkililere çağrımızdır:

OBJEKTİF ÖLÇÜTLER ESAS ALINMALIDIR

  • Mevzuat Değişikliği Yapılmalıdır: Sağlık Bakanlığı bünyesinde özellikli birimleri düzenleyen ek ödeme ve çalışma mevzuatında gerekli değişiklikler yapılarak, Kan Bankası ve Kan Transfüzyon Merkezleri açıkça bu listeye eklenmelidir.
  • Hak Ettiği Ek Ödeme Verilmelidir: Bu merkezlerde fiilen görev yapan sağlık çalışanlarının, özellikli birim statüsüne bağlı ek ödeme haklarından faydalanması sağlanmalıdır.
  • Objektif Ölçütler Esas Alınmalıdır: Düzenleme yapılırken personelin unvanı, maruz kaldığı biyolojik riskler ve fiilen yürüttüğü kritik görevler esas alınmalıdır.

Unutulmamalıdır ki; güvenli kan, yetişmiş ve hakkı teslim edilmiş sağlık personeliyle mümkündür.

BAKANLIĞA RESMİ BAŞVURU YAPILDI

Çeker, Kan Transfüzyon Merkezlerinde görev yapan sağlık çalışanlarının mağduriyetinin giderilmesinin, sadece bir özlük hakkı mücadelesi değil; hasta güvenliğinin ve sağlık hizmeti kalitesinin de bir gereği olduğunu belirtti. “Kan Transfüzyon Merkezlerinin özellikli birim statüsüne alınması ve bu birimde görev yapanlara özellikli birim tazminatı ödenmesi hakkında gerekli düzenlemenin yapılması için Hürriyetçi Sağlık Sen olarak 21 Ekim tarihinde Sağlık Bakanlığı’na müracaatımızı yaptık. Sağlık Bakanlığı bu haklı talebimizi bir an önce gündeme almaya ve gerekli idari düzenlemeleri başlatmaya davet ediyoruz. Konuyu her platformda dile getirerek çözümü için çalışanlar adına mücadelemize devam edeceğiz” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.