İNGİLİZ TARİHÇİ VE BİLİM ADAMI LORD DAVONPORT PEYGAMBERİMİZİN HANGİ ÖZELLİĞİNDEN DOLAYI İSLAMI KABUL ETTİ 


Av. Necmi Özen

Av. Necmi Özen

07 Kasım 2020, 13:35

               Bir Kızılderili atasözü diyor ki  " eğer bir nehirde iki balık kavga ediyorsa, bilin ki oradan az önce uzun bacaklı bir ingiliz geçmiştir." Bu KızılderEli  atasözü İngilizlerin dünya siyasetindeki etkilerini çok güzel özetlemektedir.

                İngilizler Osmanlıyı yıktılar dünyanın güneş batmayan imparatorluğunu kurarak insanları köleleştirdiler. Devletleri  milletleri sömürdüler. Peki İngilizler bunu nasıl yaptılar. Bunu Oryantalistler "modern haçlı savaşçıları" veya belki biraz provokatif bir isimlendirmeyle " silahsız haçlılar" sayesinde yaptılar. 

              Bu silahsız haçlılar sömürü  için  sömürgeleştirecekleri milletleri çok iyi tanıdılar. Onların toplumsal yapılarını  en ince ayrıntılarına kadar tahlil ettiler.  Tarihlerini,  dinlerini kültürlerini araştırdılar.

             Başlangıçta İngiliz Lord Davonport da bu oryantalistlerden biriydi. 1800'lü yılların başları,  Kurumsal ve profesyonel anlamda oryantalistik çalışmaların başlangıç yıllarıdır. Bu yıllardan itibaren , İslâm, Kur’an, Hz. Peygamber ve Müslümanlar hakkında bilimsel araştırmalar yapmaya başlamışlardı.

           1800’lü yıllar ile 1950’li yıllara gelinene kadar Batı’da, genelde “Doğu” hakkında kaleme alınan 60.000’den fazla çalışma bulunduğu ifade edilmektedir. Bu çalışmalar daha sonra Edward Wadie Said (ö. 2003) tarafından “oryantalizm” adı verilen bir düşünce sistemini de doğurmuştur.

           Çok azı hariç, oryantalist araştırmalarda yukarıda sözünü ettiğimiz tasvir ve tanımlamalarla süslü “gizli bir haçlı zihniyeti” bilimsellik/ ilmîlik kisvesi altında yer almıştır. Oryantalizm ve  sömürgecilikte İngilizler kadar ustalaşmış hiç bir millet yoktur. Bunu yaparken özel olarak  eğittikleri  bilim adamlarını ve misyonerleri kullandılar.

           Bu oryantalist modern haçlı savaşçısı bilim adamlarından biride  ünlü İngiliz tarihçi Lord John Davonport dur. John Davonport yıllarca peygamber efendimizin hayatını inceledi. Araştırmalar yaptı. John Davonport peygamberimizin çocukluk dönemini gençlik dönemini inceliyor mükemmelliğini görüyordu. Peygamberimizin hayatı onu çok etkiliyordu. Ama o peygamber efendimizi peygamber yapan asıl özelliğini merak ediyordu. Hep bunu araştırıyordu. Sonunda peygamberimizin hayatıyla ilgili bazı  kesitler  onun üzerinde çok büyük etki bıraktı. Hatta, onun müslüman olmasına sebep oldu.

           Davonport u bu denli etkileyen peygamber efendimize ait özellik  neydi? İnsan gerçekten merak ediyor. Peygamber efendimizin bütün hayatı,bizler için ibret vesikaları ile doludur.

            Gerçekten peygamberimizin hayatı, tüm insanlık için kurtuluş reçetesi sunuyordu. Kapitalizmin modernizmin iliklerimize kadar işlediği, bitip tükenmez  arzularımızın  bizleri esir aldığı bu dönemde peygamber efendimizin hayatı bizlere rehber oluyordu.

             Davonport kendisini çok etkileyen peygamber efendimizin o muhteşem zaferinden bahsediyor, Mekkenin fethini gözünde canlandırıyordu. Aynı zamanda bir devlet başkanı olan peygamber efendimizin  ordusuyla devesinin üzerinde Allah u Teala ya secde ederek Mekke’ye girişinden amansız düşmanlarına karşı takındığı tavırdan etkileniyordu.  

            O Mekke daha önce onun doğduğu yaşadığı, her türlü işkenceyi gördüğü öldürülmek istendiği hicret etmek zorunda kaldığı kutsal şehirdi. Şimdi, kendisine ve arkadaşlarına dünyayı dar eden Habeşistana, Medine şehrine  hicret ettiren  yakınlarını şehit eden akla hayale gelmeyecek işkenceler yapan , canından çok sevdiği amcasını öldüren onun ciğerlerini çiğneyen katilin de içinde olduğu Mekke müşrikleri  teslim olmuş karşısında aman diliyorlardı.

            Hepsi teslim olmuştu. Davonport'un merak ettiği  gibi Allah Tealanın son peygamberine akla hayale gelmeyen işkence ve zulmu yapan Mekke müşrikleride kendi akıbetlerini merak ediyorlardı. Ancak ne Mekke müşriklerinin ne de intikam ateşiyle yanıp tutuşan muhacir ve ensarın  beklediği korkunç akibet   olmadı.

             Rahmet peygamberi hepsini affetti. O devirlerde, galipler savaş sonrası  adet üzere  yağmalama yapardı. Peygamber efendimiz bunada müsaade etmedi. Mekkeliler  için dua etti. Hatta Mekke’nin fethi için savaşta yaptığı masrafları karşılamak amacıyla 3 Mekkeli tüccardan borç para almıştı.

           Peygamber efendimiz fetih günü  yanına gelen korkudan titreyen bir Mekkeliye  sakin olmasını söyleyerek " Ben bir hükümdar, bir kral değilim! Ben, ancak ,güneşte kurutulmuş et parçaları yiyerek geçinmiş olan Kureyşlilerden bir kadının oğluyumdur." buyurmuştur. 

           Davonport peygamber efendimizin  bu  davranışlarından  çok etkilenmişti. Bu davranışlar normal insanların sergileyeceği davranışlar değildi. Ancak ilâhi kudretten mesaj alan bir peygamberin davranışı olabilirdi.

            Lord Davonport peygamber efendimizi yine takip etti. Muzaffer komutan, Mekke fatihi bundan sonra ne yapacaktı? Hangi sarayda oturacaktı? Krallar ve melikler gibi mi yaşayacaktı.  Merak ediyordu.

             Mekke fatihi peygamber efendimiz daha sonra tekrar  Medineye döndü. O artık büyük bir devletin tek hakimiydi. Buna rağmen Yine iki odalı mütevazi evinde yaşamaya başladı.  Yine arpa ekmeği yedi. Daha önce olduğu gibi yüzünde iz bırakan  yerdeki hasır üzerinde uyumaya devam etti.

        Peygamber efendimizin Mekke’nin fethinden sonra sergilediği tavırlar Lord Davonport'u  çok etkiledi.  Bu davranışlar normal bir insanın sergileyeceği davranışlar değildi. Oryantalist silahsız haçlı savaşçı Davonport çok etkilenmişti. Kur'an'dan ve   Hazreti Muhammed'den özür dilemesi gerekiyordu.

           Bu sebeplerde İslamiyet ve peygamberi üzerine iyi düşüncelerle dolu bir eser ortaya koymuştur. Bu eser, Hristiyan aleminde büyük akisler yapmış ve hristiyan din adamlarınca nüshaları toplatılıp yaktırılmıştır. Batıda Voltaire'in ve Martin Luther'in devam ettirdiği islam düşmanlığını ilk defa Lord John Davenport yıkıyordu.  Açıktan açığa tüm batı dünyası adına Müslümanlardan ve Peygamber efendimizden özür diliyordu.

             Bugün, insanlık ve karanlık içerisinde olan dünyamız peygamber efendimizin tuttuğu o kutsal ışığa her zamankinden daha fazla muhtaçtır. Ona daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.             

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.