İSU'DAN ÖNCESİ GEBZE'DE O VARDI


Resul Orman

Resul Orman

04 Haziran 2021, 09:38

Kıymetli okuyucularım bu hafta ki yazımızda Gebze Tarihi Su Dolabını anlatmaya çalışıcam.

Gebze’miz son zamanlarda su problemi ile gündeme gelen başlıca kentlerimizden biridir. Gebze tarihi yapıları içeresinde bulunan ve Marmara bölgesinin en büyük su sarnıçlarından birine sahip olmasına rağmen şehirleşme ve iskân olarak yerleşim alanı çoğalması ile birlikte su ihtiyacı fazlasıyla artmıştı Gebze'de yer alan çeşmeler daha doğrusu günümüze ulaşan çeşmelerin tamamı 1650 yılları sonrasına dayanmaktadır. Daha önce yayınlanan İbrahim Paşa Çeşmesi yazımızda da bahsettiğimiz Tarihi Su Dolabını tarihi, mimari yapısı, restorasyon öncesini hep birlikte tanıyalım, hatırlayalım tabiri caizse bu yapının evveline tanıklık edelim acaba İsu'dan öncesi diye boşuna başlık atmayıp asıl konumuza giriş yapalım...

Gebze’mizin, Güzeller Mahallesi, 53 pafta, 437 ada, 16 nolu parselde yer alan, Gebze merkezinde bulunan bu alana Yazı  Alanı, bahsi geçen Su Dolabına Bostan Dolabı da denilmektedir.

Yazılı kaynaklardan incelerimize göre 17. Yüzyılda Köprülü Fazıl Ahmed Paşa Kethüdası İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Su Dolabı kareye yakın dikdörtgen planlı bir zemin üzerindedir. Duvarları yüksekçe ve üzerini örten çatı piramit şeklinde dört yöne eğimli bir çatıdır. Zamanında

Çoban Mustafa Paşa Camii’nin ve Gebze kentinin su ihtiyacını temin etmek amacıyla yaptırılan dolabın iki kuyudan oluştuğu ve beygirlerle döndürülerek su temin edildiği anlaşılmaktadır. Dolap içerisindeki hayvan bağlama yerleri bu durumu desteklemekte olup diğer kuyularla ve döndürme mekanizması ile ilgili günümüze ulaşabilmiş bir veri bulunmamaktadır. Dolabın yakınında bulunan Arap çeşmesine de su temin ettiği rivayetlerden anlaşılmakta olup günümüzde bununla ilgili gözle görülür bir veri bulunmamaktadır. Dolap yaklaşık 18 metreye - 13 metrelik dikdörtgen planlı bir yapıdır. Duvarları ahşap  hatılı moloz taş duvar olup, çatısı dört yöne eğimli, asma strüktürlüdür. Çatının konstrüksiyonu ahşap olup, örtüsü alaturka kiremittir. Taş olan beden duvarlarına oturmakla birlikte yapının içinde bulunan 9 adet ahşap dikmeyle desteklenmektedir.

Bu dikmeler zaman içersinde yapılan onarımlarda değiştirilmiştir. Binanın içinde 5.65 metre çapında, 12 metre derinliğinde taş örgülü bir kuyu vardır. Geçmişte Gebze’ye

su dağıtımı buradan yapılmıştır.

Mimari ve Malzeme Yapının beden duvarları, ahşap hatıllı moloz taş örgülüdür. Zemine doğru kıtıklı sıva, yukarılara doğru ise kerpiç sıvalıdır. Kerpiç sıva yer yer gözükmektedir. Moloz taş duvarın içindeki çürüyen ahşap hatıllar yenilenmiş ve eksik olan ahşaplar  tamamlanmıştır. Duvarlar yer yer döküldüğü için örgü sistemi net olarak  görülebilmektedir. Yapının üst kotlarına rastlayan pencerelere, yine dönemsel özelliklerine göre demir  lokmalı parmaklık ilave edilmiştir. Binanın günümüzdeki mevcut giriş kapısı demir çift  kanatlı bir kapı olup sonradan değiştirildiği anlaşılmaktadır. İç Mekan Günümüzde yapının ahşap hatıllı moloz taş duvarları oldukça kötü durumdadır.

Güneybatı cephesinin iç tarafına baktığımızda giriş kapısının üzerinde duvar örgüsü çözülmüş ve duvarın tehlikeli bir hale geldiği gözlenmektedir. Yukarıdan boşalan malzeme sürekli yapının içine ve dışına dökülmektedir. Gebzespor'un Futbol

Sahası’nın sulanması burada bulunan bir dinamo aracılığıyla yapıldığı için aktif halde olan yapı restorasyon öncesi bile yine şehirin bir su yükünü daha taşımaktaydı...

Güneybatı cephesi yapının en fazla hasar görmüş cephesidir.

cephesine yakın olan kısımdaki pencerenin formu bozulmuş üst kısmındaki taşlar

çözülerek dökülmüştür. Pencere boşluğunun alt kısımlarında yosunlanma

gözlenmektedir. Cephenin ortalarına doğru yapının içine metal bir boru girmektedir.

Yapıya girişi sağlayan ve sonradan takılmış olan metal kapı paslanmış ve boyaları

bozulmuş durumdadır. Kapının üzerinde kare formunda bir niş bulunmaktadır. Bu  nişin kitabe yeri olması olasıdır.

Kuzeybatı, Güneydoğu ve Güneybatı tarafları da dağılan ve yıkılmaya yüz tutan diğer bölümleriydi...

Dönemin Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker yapıyla ilgili bilgilendirmesini sizlerle paylaşmak istiyorum yapıyı restorasyon çalışması birlikte tarih bilgisinin bir kısmı ve maliyet bölümünü bu alana bırakmak istedim. Adnan Köşke Gebze Belediyesi, 1644 yılında İbrahim Paşa tarafından yaptırılan tarihi su dolabını, Anıtlar Yüksek Kurulu'ndan aldığı izinle 1,5 yıl süren çalışmalarla restorasyonunu yaptırdı. Kuyulardan çıkan suyun dağıtımını sağlayan tarihi su dolabı restorasyon çalışması ile yeniden hayat buldu. Restorasyon çalışmaları 1 milyon TL'ye mal oldu. Tarihi su dolabı turizme kazandırılarak, ziyarete açtık. Tarihi Su Dolabında incelemelerde bulunan Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker, Elde edilen suların toplanarak 5 buçuk metre çapındaki bir kuyuda şehre verildiği bir yerde bir restorasyon çalışması gerçekleştirdik. Tarih adına önemli bir şey bu. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Çoban Mustafa Paşa Camii yapılırken İbrahim Paşa da su ihtiyacının doğmasıyla beraber su dolabını yaptırıyor. Burası bu güne kadar 2. Mahmut döneminde tekrardan restore edildi. Daha sonrasında tekrar bizim dönemimize nasip oldu. Burası yıkık bir su dolabıydı. 40 tane kuyudan çıkan suyun tek kuyuda toplanıp şehir merkezine, Çoban Mustafa Paşa Külliyesine ve İbrahim Paşa Çeşmesine verildiği bir eser. İçeride su terazileri var. 4 tanesi yer üstünde 1 tane de yerin altında su terazisi var dedi.

Köşker gençlerin tarihi su dolabını merak ederek ziyaret ettiğini belirterek, Gençlerimiz su dolabının ne olduğunu, neye yaradığını, Gebze'nin geçmiş tarihinde Osmanlı Ordusu dahil buradan camiye gelenlerin buradan çıkan suyla su içtiğini, abdest aldığını, yıkandığını ve çarşı hamamında kullanıldığını öğreniyor. Gebze'nin yerlileri de büyük bir merakla buraya gelip görme imkanı buluyor. Su deposunu şu anda motorla çalıştırıyoruz. Tabi o dönemlerde eşeklerle çalıştırılıyordu. Öğrencilerimiz kendileri de döndürerek çalıştırabiliyorlar. Şu anda kış dolayısıyla görevliler var ama toplu gezilerde, turistik gezilerde ve okul gezilerinde belediyeye müracaat ettikleri zaman her zaman açabiliyoruz. Devamlı ziyarete açık olacak. diye konuştu. Yapının günümüzde mesai saatleri içerisinde açık olup, kıymetlilerini yani Gebzeliler başta olmak üzere tüm kültür severleri beklediğini söylememiz gerekiyor bu tarihi değere hep birlikte sahip çıkalım dostlar... Yazı ile ilgili Mimar Yankı Cenk Şenol bey'e teşekkür ederim bu eseri Gebzemize kazandırmasından büyük emeği olan asıl kişilerden olan bilinmeyen isimdir...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.