Kendi kıyametimiz olmuşuz


Furkan Uğur Eşitti

Furkan Uğur Eşitti

10 Ekim 2020, 10:44

Malumunuz ben görme engelli bir kardeşinizin.  Elimde beyaz bastonumla yürüyordum, gelen arabalardan kendimi korumak için genelde yol kenarlarından dikkatle yürürüm. Tıpkı alışılageldiği gibi yol kenarından yavaş yavaş yürüdüğüm bir gün beyaz bastonumun yumuşak bir şeye dokunduğunu hissederek durdum.

Küçük bir köpek yavrusu yol kenarında beyaz bastonuma takılmış. Önümden çekilmesi için dokundum, çekilmedi. İl İniltiye benzeyen bir sesle havlamaya çalışıyordu.

İçimden beklemek geldi. Birkaç kez daha dokundum, aynı ses tekrar etti.

 Hasta olduğu kanaatine vardım. Ya da sakatlanmıştı diye düşündüm.

 Bir çocuk abi köpeğin ayağı kırık yürüyemiyor dedi.

İrkildim: benden başkası görmemiş miydi acaba. Ya da göre göre ben mi görmüştüm.

Benim orada beklediğini gören bir hanım efendi oraya geldi. Eşi ile birlikte Hayvanca azı alıp veterinere götürme kararı verdiler. Yarım saat süren bu kısa maceranın ardından derin düşünceler içerisinde kaldım, acaba nasıl olmuştu da bu köpeğin ayağı kırılmıştı.

Ya da bir şekilde dikkatimizi çekmeyip, orada kalsaydı ne olurdu?   kardeşlerim: cesetlerimizin yeryüzünde yürüdüğüne aldanmayın. Gönlümüzü bir yerlerde bıraktığımız, insanlığımızı kim bilir nerede unuttuğumuz bir zamanda yaşıyoruz. Kıyametin ne zaman kopacağını da merak etmiyorum artık. Kıyamet kopmuş, hayvanlara zarar veren, çocuklara taciz eden, kadınları bir eşyayı sergiler gibi teşhir eden, erkekleri aşağılayan bir zamanın Yolcuları olmuşuz. Kıyamet kopmuş zaten.  Kıyameti kopartmışız. Kendi kıyametimiz olmuşuz. Daha kaç tane cana zarar gelmesi lazım hayvan hakları yasasını meclisten geçire bilmeniz için? 

Çocukları taciz edenlere ağır yaptırımlar uygulamanız için daha kaç tane çocuğun taciz edilmesi lazım? Göz göre göre ahlakımıza kasteden programları ekranlardan kaldırmamanız için daha kaç tane ailenin dağılması lazım? 600 milletvekilinden hiçbiri bu söylediklerimi akıl edip bir önerge veremiyor mu?

İnsanlığı öldürüyoruz farkında mısınız? Ey iktidar sahipleri! Ey muhalefet partileri! Vallahi vebal desiniz! Hesabınız ağır olacak.

İhale kovalamak, eşinizin dostunuzun yakınlarınızın evlatlarını işe yerleştirmek değil sizin göreviniz. Başımızı etrafınıza çevirip hiç bakmıyor musunuz? Sizinle aynı sokaklarda yürümüyor muyuz biz? Ya da masanın diğer tarafına geçince farklı mı görünüyor hayat? Harekete geçmeniz için illa cumhurbaşkanını bir şey söylemesini lazım. O düşünemeden siz bir şey düşünemiyor musunuz?

Allah bize merhamet etsin.

Yoksa biz nasıl hesap veririz bilmiyorum. Dostlar alışverişte görsün Twitleri, edebiyatın bütün inceliklerini kullanarak yaptığınız o güzel konuşmalar,  falan işadamının oğlunun düğünündeki görüntünüz, filan mahalledeki parti çalışmalarınız kurtarmaya yetmeyecek sizi ve bizi.

Ben sizin kardeşinizim. Hiçbirinizin kötülüğünü istemem. Eminim sizde benimkini istemezsiniz. Hem bu dünyada, hem de ahrette zorda kalmanız ya da benim müşkül bir duruma düşmem sizin hoşunuza gitmez benim gitmeyeceği gibi. O yüzden rica ediyorum, istirham ediyorum, halkın arasından çıktınız, halkın arasında kalın.

Rotanızı değiştirmeyin, yarın aramıza yeniden geleceksiniz çünkü.

Kalın sağlıcakla...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cafer - 3 hafta önce
Varol gardaş