KÖKSÜZ ÇINAR


Ayşenur Sezer Sever

Ayşenur Sezer Sever

16 Haziran 2021, 09:51

Eskiden ne güzeldi diyoruz pek çoğumuz. Eskiyi güzel yapan neydi? Bugün neyi eklersek hayatımıza özlediğimiz şeylere kavuşuruz acaba? Özlemle    andığımız o günlerin kahramanları nasıl insanlardı ki "aaahh ah! nerede o eski günler diyoruz?

Hayıflanmak yerine,nefes aldığımız her anı fırsat bilip güzelleştirmeye odaklanmak daha faydalı olacak şüphesiz. Öncelikle akraba,komşu ve aile bağlarının sağlamlığı,vefa gibi insana değer katan duygular karşımıza çıkıyor biraz düşününce.Hal hatır sormak,tebessüm,paylaşım,büyüğe saygı,küçüğe sevgi,yaratılan her canlıya merhamet ... Her biri üzerinde uzun uzun düşünmeli yeniden belki de! Ama pandemi süreci ile dikkatimi çeken aile büyükleri kısmına değinmek istiyorum kıymetli dostlar.

Bayram ziyareti konusunu gençlerle konuştuğumuzda bir kısmı şu hadisi unutmuş gibi yorum yapabiliyor;

“Sıla-i rahim, Rahman’dan bir bağdır. Koruyanı saâdete, koparanı hem dünyada hem âhirette felakete taşıyacak bir ameldir.” (Müslim, Birr ve Sıla, 17)

Pandemi süreci bayramları,akraba ziyaretlerini çokça özletti diye düşünüyorum. Belki de yılda sadece iki bayram,cemiyet,cenaze münasebetiyle görüyoruz kimi akrabalarımızı.

Konuyu biraz daha özele indirerek devam edip anne/baba konusuna bakacak olursak,durum kalbi sızlatan cinsten.Pandemi sürecinde "anne/babamıza taşımamak için gitmiyoruz" cümlesini çokça duydum malesef.Aynı evlât pandemi yokmuş gibi kafeler,restorantlar açılınca gayette rahat hayatın akışına bırakıyor kendini.

İç muhasebeye davet edeceğim şimdi sizleri :

Meselâ bekâr olup çalışıyor olsaydınız,iş çıkışı "pandemi var,anneme/babama birşey olmasın" deyip eve gitmeyecek miydiniz ?Ya da korumak için gitmediğiniz büyüklerinizin tek ihtiyacı market alışverişi mi ?Ya evlât kokusunun eksiği nasıl tamamlanır?Tedbiri elden bırakmadan onları koruyalım elbet ama ruhlarını,gönüllerini de!! Zaten buluştuğunuzda sarılamıyorsunuz tedbiren,öyleyse çıkın balkona oturun beraber. Gözlerinizle sımsıkı sarılın ruhuna annenizin,babanızın...Evet "gözle sarılmak"!Doğru tabir tam da bu.Rahmetli babacığım bunu yapardı ,yaptığı bu hareketin adını ben koydum sadece.Biz her fırsatta sarılır,öperdik birbirimizi,kokusu hâlâ ruhumda esiyor. Kalabalık bir ortamda,gezide vs.isek babacığım hemen bulurdu bakışlarıyla kalabalıklar arasında beni.Zeytin gibi gözlerini kocaman bir tebessümle sımsıkı kapatır açardı.İşte o an ruhumu gözleriyle sımsıkı kucaklardı.Ruhumun dinmeyen özlemi arasında "keşke" ile başlayan hiçbir cümle yok bu nedenle.O ipek yürekli, koca dev yaşarken, ben de onun kızı olma güzelliğini doyasıya yaşadım çok şükür.

Şimdi bakıyorum yeni kurulan yuvalara. Sadece eş ve evlâtla sınırlı bir hayat düzeni kuruluyor. Oysa ölesiye sevdiğiniz o adamı/kadını yetiştiren anne/baba unutulmamalı. Ya da evlenip çıktığınız ev ,"el" olmamalı. Gelin olmak; evin anahtarlarını bırakmak mıdır meselâ?

Anne evinin başka bir konforu vardır.Bekârlıktan kalma eşofmanı giyip, kaldığın yerden devam edebilmektir. Aynı anda valide evi de, misafir hissedilecek yer değildir. Samimiyet karşılıklı olmalı dostlar. "Kaimvalide, kaimpeder"dir aslı,"yerine geçen" yani.Oğlunu çok seven anne "kızı gibi görmeyi",kızını çok seven baba "oğlu gibi görmeyi " içselleştirebilirse,samimi ilişkiler kurulur. Gençlere aile yapısını, vefayı öğretmek için model olmak öncelikle büyüklere düşüyor.

Kreş ve huzurevlerine dair bazen düşünürüm. Huzurevine gönderilen büyükleri görünce kıyamaz,"hayırsız evlât" deriz.Aslında evlâdımızdan nasıl muamele görmek istiyorsak,bugün öyle evlât olmaya özen göstermemiz gerekir.Okul öncesi eğitimler elbette kıymetli.Bununla birlikte vaktinden önce kreşe verilen minik yavrunun,annesiyle olmaya ihtiyacı varken kaç bakıcı değiştirdiğine şahit olmadık mı?Ekonomik baskılar sebebiyle çalışmak zorunda olmayan anne, ortalama dört yıl kadar kariyerini askıya alarak ilk adımını görse yavrusunun? İlk kelimelerini söylediğinde sinesine sımsıkı sarsa,değerlisin benim için deyip büyütse yavrusunu?Yaşlanan anne/baba da bereket olarak görülse!Gönülleri alınsa,dualarını kazansak?

“Allâh’ın rızâsı, ana-babanın rızâsında; gazabı da ana-babanın gazabındadır.” (Buhârî, Edebü’l-Müfred, 1)

Büyüklerinize komşu da ekmeğini alıp bırakabilir.Ancak kalbini sadece siz doyurabilirsiniz.Yaşarken kıymet bilmeli insan...Ölünce dökülecek üç damla yaşın değeri var mıdır tartışılır.

İlişkiler hep yara bantlı,kan sızıyor bir yanından. Kimi zaman bir anne göz yaşları ile ,"çok özledim neden gelmiyorsunuz?" diye sitem ediyor. Kimi zaman bir evlât,"babam küçükken bile hiç öpmedi beni " diye küskün. Kadın "rahim" sıfatının tecelligâhı diye söyleriz hep.Çok merhametlidir,affeder.Erkek kavvamdır,"rab" esnası tecelli eder onda."Güçlendiren,irade gösteren,terbiye eden" demektir Rab.Baba da hep ardındaki dağdır,aynı zamanda da hataya düşmekten korumak için öğretir,yanlışa karşı dimdik durur,güzele yol açar...

Belki de evlenmeden önce kan tahlilinden,ciğer filminden önce "kadın/erkek nedir?,sağlıklı aile ilişkileri " gibi konuların işlendiği evlilik okulları olmalı. Kendini ve üstlendiği yeni rolü tanımalı. Gün içinde arkadaş oluruz ,anne,eş,gelin,komşu...Her bir rolün farklı sorumlulukları vardır.Her bir rolü aynı incelik ve güzellikle yaşamayı bilmek,insanlık sanatıdır.

Babalar/anneler günü hediyeleri,paylaşılan fotoğraflar ve aslında evlâdına hasret ana/babalar dolu malesef...İnandım,iman ettim diyene her an anneler/babalar günü...

"Çınar ağacı gibi yuvasında kök salsın inşallah" diye dua eder büyükler yeni evlilere. Köksüz çınar olmaz kıymetli genç. Kökler; anne,baba,akrabadır.Dalların,yaprakların; evlât...Kök sağlam değilse,yaprak solmaya mahkûm olur.

Gençliğinin en güzel zamanlarında tüm enerjisiyle evlâdı için çabalayan,uykusuz geceler geçiren,evlât sahibi olunca anne/babasına daha da hürmetle muamele eden güzel yürekli insanlar hep var olsun ki dünya onlarla nefes almaya devam etsin.

Baki hürmetle efendim...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hülya Ekmekci - 2 ay önce
İhtiyaca binaen çok güzel bir yazı olmuş. Tebrik ederim.????????????????
Avatar
Zehra dinlemez - 2 ay önce
Çok güzel ifade edilmiş???? şimdiki yaşantımızda kendimizi sadece düşünüyoruz hep bir bahanenin arkasına sığınıyoruz????başkası çin olmasada ben kendim için öyle diye bilirim????