Korona virüs sonrası planlanıyor mu?


Samet Kahraman

Samet Kahraman

18 Mayıs 2020, 17:33

Dünya olarak Aralık ayından bu yana farklı bir dönemden geçiyoruz. 8 Aralık tarihinde Çin'de başlayan ve hızla dünyada 180'den fazla ülkeye yayılan koronavirüs milyarlarca insanın yaşam şeklini değiştirdi. Alışkanlıklarımız, sosyal hayatımız ve davranışlarımıza kadar bir çok şeyi etkileyen koronavirüsü halen hayatımızdan atamadık.
Uzun bir sürede atacağız gibi görünmüyor. Korona virüs hayatımız dışında ekonomimize varana kadar bir çok şeyi değiştirdi.
Bütün dünya vatandaşları için ekonomik paketler devreye koyarak bu sıkıntılı süreci bir nebze de olsa rahat atlatmaları için çalışmalar başlattı.
Bu paketler kimi zaman yetti, kimi zaman eksik kaldı. Ama devlet cebinde ne var ise vatandaşına da onu verdi. 
Sürecin Avrupa ülkelerinde görülmesinden itibaren kimi zaman, kimi çevreler tarafından 'güçlü' olarak tabir edilen, bazı zamanlar bazı kişiler tarafından 'toz konduramadığı' ülkelerin bir virüs karşısındaki sınavına hep birlikte şahitlik ettik. O ülkelerin KOVİD-19 karşısında nasıl zayıf ve çaresiz kaldığını uluslararası haber kanallarından hepimiz izledik.
Hangimiz bundan 1 yıl önce bu başımıza gelenleri tahmin edebilirdi? Düşünsenize karşılaştığınız bir kişi 'bugün yaşanan' bütün bu olanları daha önceden size anlatmış olsa o kişiye ne muamelesi yapardınız?
Çok değil daha bir yıl önce tahmin dahi edilemeyecek bir sürecin içerisindeyken, bizi bu sürece mahkum eden virüsle mücadelenin yanı sıra geleceği de planlamak gerekmez mi?
Belki bundan bir yıl önce bütün bu olup bitenleri tahmin edemeyen bizler, ortak akıl ve bilim yoluyla bu virüsün etkilerini, sonrasında bizi bekleyen durumları öngöremez miyiz?
Ben bir ekonomist değilim. 'Gazetecilik' sıfatıyla her konuyu yakından takip ettiğim için 'ekonomi' alanına da biraz hakimim. Ve en çok inandığım şey ortak akıl ve bilimin gücü. Bugün baktığınızda bütün bilim insanları 'koronavirüs sonrası yeni bir dünya düzeni oluşacak' tezinde ısrarla açıklamalar yapıyor.
"Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" konusunda bu işten biraz bile anlayan insanlar hem fikir. 
Peki, yeni düzen nasıl oluşacak? Şartları kim belirleyecek? 
Tabi ki biz insanar.
İşte tamda bu noktada aklımda deli sorular beliriyor. Cevabını sorguladığım bir konuyla beynimi içinden çıkılamaz bir serüvene doğru yönlendiriyorum.
Ve kendi kendime aldığım cevap ise her defasında şu oluyor. 
Koronavirüsün Avrupa'yı esir aldığı günlerde Gebze'de bulunan TÜBİTAK'ta bir laboratuvar kurup, Türkiye'nin bilim insanlarına seferberlik çağrısı yapılıp burada kovid-19 aşı çalışmalarının ivedilikle başlatılması gerektiğini savunmuştum. Henüz ülkemizde bir vaka yok iken yaptığım bu öneri, Mart ayı sonlarında ülkemizde vaka görülmesiyle birlikte karşılık buldu. 
Benim yaptığım bu öneri sadece bir öngörüydü. Ve bence bu konuda daha erken bir hamle yapma imkanımız vardı. Ama bu söylemim bu çalışmada geç kalındığı anlamı da taşımaz.
Bu çalışmanın yapılıyor olması bile ülkemiz adına önemli bir durum. 
Ama şimdi bütün bunların yanında yeni bir başlığa da odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum.
"Koronavirüs sonrası" kelimeleriyle bu kadar çok cümlenin kurulduğu bir ortamda bu virüsün ardından atılacak adımları bir bir hesaplamamız, gerekirse şartları bizim oluşturmamız gerekiyor. 
Dünya ekonomisinin bu kadar dağıldığı, deyim yerinde ise kartların yeniden karıldığı böylesine bir dönemde kriz sonrası krizi fırsata çevirecek hamleleri yapmalıyız. Dört mevsim yaşayan oldukça bereketli topraklarda yaşıyoruz. Lojistik ağı olarak önemli bir konumdayız. Üretim konularında iyiyiz.
Bu toprakların kıymetini bilmeliyiz ve koronavirüs sonrası tüm oluşacak tüm fırsatları şimdiden öngörmeli ve o alanda çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız. Bu süreçte sağlık alanında gösterilen önemli bir başarı var. Virüs ile mücadele ederken farklı gündemleri de beraberinde değerlendirme ve üzerine çalışma kapasitesine sahip bir ülke olarak gelecek planlamasını yapıyor muyuz? Bu sorunun cevabını oldukça merak ediyorum. Eğer böyle bir planlama yapılıyor ise ne şekilde kurgulanıyor, nasıl bir adım atılacak? Hangi alanlara yatırım yapacağız? Bunların da açıklanması gerekiyor.
Son günlerde siyasetteki "Memleket Masası" kelimesi bu çalışmaya oldukça uyuyor. Eğer bir masa kurulacak ve adına "memleket masası" denilecek ise buranın üst aklı siyasetçiler, masanın etrafındakilerde bilim insanları olmalı. Ortak akıl ve bilim ile Türkiye'nin geleceğini planlamalıyız.
*******************
19 Mayıs Atatürk'ü anma Gençlik ve Spor Bayramı coşkusunu korona virüs nedeniyle evimizde kutlamak zorunda kaldık. Önümüzdeki günlerde Ramazan Bayramı'na ulaşacağız. Ben bu makaleyi kaleme aldığım sıralarda Bakanlar Kurulu bayram ve sonrası için kararları konuşuyordu. Muhtemelen sokağa çıkma kısıtlaması olacak.
Dostlar!
Bizi bu kadar derinden etkliyen, psikolojimize varıncaya kadar her şeyimize saldıran bu virüsü yenmenin tek yolu ona karşı tedbir almak. Son günlerde alınan tedbirlerle önemli bir aşamaya geldik. Kendinizi düşünmüyorsanız da insanları düşünün.
İşini kaybetme korkusuyla evinde kalmak zorunda kalan insanları düşünün... Hastanelerde gece-gündüz virüsle mücadele eden sağlık çalışanlarını düşünün... Çocuklarınızın geleceğini düşünün... Bu virüsü ne kadar kısa sürede başımızdan def edersek, ekonomik ve sosyal olarak o kadar kısa sürede kendimizi toparlarız. 
O nedenle önümüzdeki günlerde ulaşacağımız Ramazan Bayramı'nda tedbirlere uyalım. Zaten her bayram "Nerede o eski bayramlar..." diye iç geçirmiyor muyuz? Bu bayramda evimizde kalıp, kendi kendimize böyle iç geçirelim. Bir daha ki bayram o eski, güzel bayramları yaşamak için bunu yapmalıyız.... Sağlıcakla...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.