Anasayfa > Köşe Yazıları  >  Adnan Kahveci ile Gazetecilik Anılarım

Adnan Kahveci ile Gazetecilik Anılarım



Türk siyasi hayatımızda önemli yeri olan ve  bugün bile tam çözülememiş bir trafik kazasına kurban giden Adnan Kahveci ile ilgili 8 yıl önce sosyal medya sayfamdan paylaştığım fotoğraf üzerine bugün Adnan Kahveci ile ilgili gazetecilik ve belgeselcilik anılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

8 yıl önce  merhum Adnan kahveci ile ilgili paylaşımımı okuyalım bakın  değerli gazeteci arkadaşım  an itibari ile hastanede  korona  tedavisi  gören  Gebze’nin duayen gazeteci yazarlarından Yılmaz Işık tarafından Adnan Kahveci ile  birlikte çekilen o tarihi fotoğrafın altına ne yazmışım

“… BİR ADNAN KAHVECİ VARDI

Bir Adnan kahveci gelip geçti. İz bıraktı, hizmet yaptı, aradan onlarca yıl geçse de halen hatıralarda yaşıyor, ideal ve fikirleriyle insanlarımıza ışık veriyor. Adnan kahveci bugün bile aydınlatılmayan bir kazaya kurban gitti. Kazadan kısa bir süre önce Gebze Tüsside’de kendisiyle söyleşi yapıp bilgiler almıştım. Adnan Kahveci sürekli hayırla yad edilecek önemli bir devlet ve siyaset adamı.(kaynak 12 Temmuz 2013 sosyal medya sayfam)

Adnan Kahveci ve Menderes ve arkadaşlarının Cenazelerinin Anıt Mezara Getirilmesi

Türkiye devletinin önemli devlet adamlarından Adnan Kahveci, Menderes ve arkadaşlarının Yassıada’dan mezarlarının getirilmesinde çok önemli kararlar ve sorumluluk almıştı. O dönem bazı medya ve bazı önemli devlet kurumlarının baskısına rağmen mezarları Topkapı’daki anıt mezara getirilmişti.  Adnan Kahveci ve merhum Özal’ı rahmetle anıyoruz.

Cenazelerin, Yassıada’dan Topkapı anıt mezara nakledildiği gün merhum Adnan Kahveci ile Gebze TÜBİTAK içindeki Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü’nde özel söyleşi yapmış, merhum Kahveci’den önemli bilgiler öğrenmiştim.

Adnan Kahveci  o gün , açık açık söylemese de konuşmaları ve halinden Menderes ve arkadaşlarının mezarlarının getirilmemesi konusunda, hükümet içinden bile tavır konduğunu, Menderes ve Demokrat Parti’nin yıllarca mirasını kullanan bazı ünlü siyasilerin nasıl karşı çıktığını dolaylı olarak söylüyordu.

Bazı ünlü gazeteciler, Adnan Kahveci ve Özal’ı hedef tahtasına oturtup eleştiri bombardımanına tutmuşlardı. Devlet töreni ile cenazelerin nakledildiği devlet törenine, bazı üst düzey devlet yetkililerinin katılmaması hem üzücü ve hem de düşündürücüydü.

Adnan Kahveci’nin, Gerede yakınlarında bugün bile açıklanamayan trafik kazasına kurban gitmesi her bakımdan çok önemlidir. Bu konuda ciddi araştırmalar yapılıp, geçmişte yaşanan acı olayların tekrar etmemesi için her şey ortaya çıkartılıp tarihten ders ve ibret alınmalı.

27 Mayıs Darbesi Yassıada makalemden özet bir bölüm

Korona virüsü belası ile savaştığımız  bugünlerde gazeteci ve belgeselci olarak geleceğe ışık tutmak adına hatıra anı yazmanın ve belge  bilgi bırakmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım.

27 Mayıs darbesinin 60. yıl dönümünü  yaşıyoruz,  darbenin sembol ismi Yassıada da bu gün tarihi bir gün yaşanacak.

Yassıada ile ilgili  hazırlanan tarihe ışık tutan kamu spotu hazırlandı

https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/demokrasi-ve-ozgurlukler-adasi-icin-kamu-spotu-hazirlandi/1854067

Tarihin utanç sayfalarının yazıldığı Yassıada’nın ismi 2013’te “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak değişti. Yeniden düzenleme faaliyetleri tamamlanan Demokrasi ve Özgürlükler Adası 27 Mayıs askeri darbesinin 60. yıl dönümünde 27 Mayıs 2020 tarihinde törenle ziyarete açılacak.

Yassıada deyince insan gerçekten bir hoş oluyor. Seçilmiş bir başbakanın idam edildiği, darbelerin önünün açıldığı bir dönemin ve bir devrin simgesi… Keşke, darbelerin yolu açılmasaydı. Darbeler hiç yaşanmasaydı. 1960 yılında anamın deyimi ile Menderes’in devrildiği yılın karakış ayında dünyaya gelmiş, 60 yıllık hayatımız da her on sene de bir darbe  yalamış bir neslin temsilcisiyiz.  Acılara canlı şahitlik yapmış, tarihin canlı tanıklarıyız. Keşke güzelliklere  canlı  şahitlik  yapsaydık.

Demokrasi Tarihimizin Kara Sayfası

Türkiye demokrasi tarihine utanç sayfası olarak geçen 27 Mayıs askeri darbesinin üzerinden 60 yıl geçti.

27 Mayıs darbesinin simgesi olan, darbenin kudretli liderlerinden Alparslan Türkeş’in TRT Radyosu’ndan okuduğu darbe bildirisi ile Türkiye Cumhuriyeti ilk kez darbe ile tanışmıştı.

Darbeden sonra, darbecilerin birbirine düşmeleri Talat Aydemir’in yeni darbe girişimi ile devlet ve millet olarak büyük tehlikeler atlatılıyordu.(kaynak. 27 Mayıs 2020 Gebze gazetesi ve gazete Gebze belgeselcinin not defteri )

27 Mayıs Darbesi ve Adnan Menderes’in idamı  ile ilgili bir çok yazı kaleme aldım  bu konuda yazdığım yazıları kamuoyu İle paylaşıyorum  Gebze gazetesi ve gazete Gebze de belgeselcinin not defteri köşesinde yayınlanan makalemin tümünü sizlerle paylaşıyorum


Sıradaki Habere Kaydır