Anasayfa > Köşe Yazıları  >  AİLE OLMAK…

AİLE OLMAK…



Sevgili genç kardeşim, nereye kadar düşüncelerinin ufku. Mutlu olmak hedefin bunu biliyorum. Fakat nedir mutluluğun tarifi, derinlemesine öğrendin mi? Hangi hayalleri kuruyorsun evlilik adına.
Çevrende dışarıya gösterilen hayatlar bulandırmasın zihnini. Bir imza ile gelmiyor mutluluk. Aksine hayallerinde büyüttüğün kişiyi en yakından tanıma ve hayatı paylaşma sürecin yeni başlıyor. Yolun sonu değil, en başı attığın imzan.
Önce yüreğine bak. Hazır mısın ben değil, biz olmaya. Fedâkarlığa, önemsemeye, eşinin gözlerine baktığında ne düşündüğünü anlamaya? Hastalığında şefkate, yokluğunda özlemeye, annesine ve babasına evlat olmaya hazır mısın?
Bazen öfkeleneceksin, bazen yorulacak, kimi zaman hüzünleneceksin tüm bu duygularının sığınağı olarak eşini görmeye hazır mısın?
Evlenmek istediğin kişiyle yollarınızın sonu aynı yerde kesişiyor mu? Yoksa farklı yönlere mi yürüyüşleriniz? Buna dikkat et, tek başına yol yürümek zordur yorulursun.
Mutluluk gökten zembille inmeyecek unutma. Seçtiğin kişiyi ne güzelliği ne de malı, mülkü için seç. Ahlak olsun en büyük kriterin. Eşinin kalbini seversen, zaten yüzü sana en güzel gelecektir. Karşındakini güzelleştiren senin ulvi sevgindir bunu unutma.
Eşlik, annelik, babalık ve aile olmak adına ilmini geliştir. Haklarını ve sorumluluklarını bil. En başta insan olarak değerlisin ve ezdirme insanlığını. Kendini öyle yetiştir ki senden sonrakilere örnek olsun kurduğun yuva. Geleceğe Fatihler, Yavuzlar, Fatımalar, Haticeler yetişsin.
Gerçekten kendin misin evleneceğin kişinin yanında, yoksa saklıyor musun kendini. Neyi niçin sakladığının farkında ol. Yarın sakladıklarının hepsi yolunuzda diken olup acıtabilir canınızı. Kendin ol onun yanında ve karşındakinin de kendi gibi davranmasına izin ver. Sonrasında seni hiç tanıyamamışım gibi serzenişlerin olmasın. Duygularına güven, yanlış bir şeylerin olduğunu düşünüyorsan ve bu konu da sana katılan varsa vazgeç. Güvenmediğin kişiyle ömür geçmez.
Elbette ki zorlandığın zamanların fikir ayrılıkların olacak. Tavsiyem şudur ki eşin de olsa haramın yanında durma. Hatır için mühim meseleleri görmezden gelmemezlik yapma. Görmezden geldikleriniz yıllar sonra yaşanmamış doğrular olarak çıkar karşına. Zamana bırakır elbet çözülür dersin lâkin; sorunları zaman değil, iletişim ve istişare çözer. Bu yüzden aile içinde istişare en güzel düsturun olsun. Bu hem paylaşımınızı artırır, hem de ailenize özel değerlere yakın, en doğru karara ulaştırır. Ayrıca gittiğiniz yolu birlikte yürümüş olursunuz.
Dünya değişiyor ve gelişiyor şu an belki yirmili yaşlardasın, zaman akıp geçecek ve bir bakmışsın yıllar geçmiş evliliğinde. Ne sen ne de eşin on beş- yirmi yıl öncesinde kalmayacaksınız, kalmamalısınız da.
Değerli kardeşim kendini geliştir ve bu noktada eşine destek ol. Sizler yol arkadaşısınız ve birinizin başarısı ikinizin sayılır. Bu sebeple yürüyüşünüz hep yan yana olsun. Biriniz ne bir adım önde ne de arkada dursun.
Küçük jestleri sakın basit görme. İlk yıllarda olur, sonra olmasa da olur deme. Bir bardağı koca bir gün tuttuğunda nasıl kolun uyuşuyorsa, tıpkı onun gibi izin verme evliliğinin uyuşmasına. Eşine ilk günkü gibi aç kapını, gözlerine baktığında sakın geri çevirme. Gülümsemesi azaldığında fark et, derdine derman ol. Ailene zaman ayırmadığın taktirde neden çalışıyorsun ki… Biraz daha az kazan ama mutlu et aileni.
Sevgili genç kardeşim; iyi bir eş, iyi anne ve baba ve gerçek mutluluksa niyetin şimdi kalk televizyonun başından ve bir besmele çek. İlim öğrenmek ve öğrendiğini yaşama geçirmekle başla ve geleceğe iyi bir tohum ek. Sen en iyi olmaya çalıştıkça Rabbin de en iyilerini çıkaracaktır karşına sabret ve hak yolunda sebat et… Selam ve dua ile…


Sıradaki Habere Kaydır