Aksaray’da Gazetecilik Hatıralarım ve Vali Murat Duru ile Belgesel Tadında Söyleşi
“Tarihe not düşmek, zamana noterlik yapmak…”
Bir kez daha Aksaray’dayız…
Anadolu’nun kadim şehirlerinden Aksaray’a her gelişimde yalnızca bir şehri değil, aynı zamanda gazetecilik ve belgeselcilik hayatımın farklı dönemlerini de yeniden hatırlıyorum.
https://www.facebook.com/share/v/1Cz5TVmQhH/?mibextid=wwXIfr
Aksaray benim için sadece bir şehir değil; 43 yıllık gazetecilik ve belgeselcilik hatıralarımın önemli duraklarından biri.
Aksaray’a ilk gelişim 1983 yılına dayanıyor. Tarsus’a giderken yol üzerinde uğradığım Aksaray, aradan geçen yıllar içerisinde mesleki hayatımın hafızasında önemli bir yer edindi.
Fakat Aksaray’la asıl güçlü bağlarımızdan biri 1996 yılında kuruldu.
1996’dan 2026’ya uzanan gazetecilik hafızası
1996 yılında Türkiye Gazeteciler Federasyonu çatısı altında gazeteciler cemiyetlerinin başkanlarının katıldığı tarihi toplantı için Aksaray’daydık.
O dönemde Anadolu basınını temsil eden gazeteciler arasında biz de vardık. Bugünkü adıyla Anadolu Basın Yayın Birliği olarak mesleğimizin, Anadolu basınının ve gazetecilik meslek örgütlerinin geleceği üzerine önemli görüşmeler gerçekleştirmiştik.
Aradan tam 30 yıl geçti.
Ve 2026 yılında yine Aksaray’dayız.
Bu kez değerli gazeteci arkadaşım, o dönemki buluşmanın ev sahiplerinden Aksaray Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Abdülkadir Aybey’in davetiyle Aksaray’a geldik.
Otuz yıl önce aynı ortamda bulunduğumuz gazeteci arkadaşlarımızla yeniden buluşmak, geçmiş yılların hatıralarını tazelemek, gazeteciliğin nereden nereye geldiğini konuşmak gerçekten çok anlamlıydı.
Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Tamer Bey, Bolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Oğuz Uçar, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Üstün Tuncer, Halil Zor ve daha nice meslektaşımızla geçmişten bugüne uzanan hatıraları yeniden yaşadık.
Bir bakıma 30 yıl sonra aynı meslek hafızasının yeniden buluşmasına şahit olduk.
Yaş ilerledikçe insanın hafızasında şehirlerden çok insanlar, toplantılardan çok dostluklar, tarihlerden çok hatıralar kalıyor.
İşte Aksaray buluşmasının benim için en önemli taraflarından biri de buydu:
Vefa…
Aksaray Valiliği’nde sıcak bir karşılaşma
Aksaray’daki programımızın önemli duraklarından biri de Valilik oldu.
Aksaray Valimiz Murat Duru ile görüşmek üzere Valilik binasına geldiğimizde, biz gazeteci arkadaşlarımızla birlikte dışarıda bekliyorduk.
Ancak Sayın Vali, makam odasına çıkmadan önce bizleri Valilik binasının önünde karşıladı.
Güneşli bir Aksaray gününde, tarihi Valilik binasının önünde adeta küçük bir açık hava basın toplantısı gerçekleştirdik.
Vali Murat Duru son derece samimi ve içten bir şekilde bizimle sohbet etti.
Aramızdaki bazı gazeteci arkadaşlarımızı yakından tanıyor, onlarla geçmişten gelen dostlukları üzerinden sohbet ediyordu. Bizlerle de tek tek ilgilendi.
Bu samimi karşılaşma, makamların ve protokolün ötesinde, insanî bir buluşmaya dönüştü.
Biz de kendisine gazetecilik ve belgeselcilik çalışmalarımızdan söz ettik.
Türkiye’nin farklı bölgelerinde, Türk dünyasında ve dünyanın değişik coğrafyalarında gerçekleştirdiğimiz Devr-i Âlem belgesel çalışmalarımızı, Evliya Çelebi’nin izinde yaptığımız araştırmaları ve Aksaray’a ilişkin geçmişten bugüne taşıdığımız hatıraları anlattık.
Ben de 1983’ten başlayan Aksaray hatıralarımı, 1996’daki gazeteciler buluşmasını ve aradan geçen 43 yıl içerisinde Aksaray’la oluşan bağımızı Sayın Valimize aktardım.
Valilik makamında Aksaray sohbeti
Daha sonra makamına çıktık.
Sayın Valimiz burada da Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen yaklaşık 15 gazeteci arkadaşımızla yakından ilgilendi.
Ben de kendisine şöyle söyledim:
“Sayın Valim, biz Aksaray’ı sizin ağzınızdan dinlemek istiyoruz. Aksaray’ın tarihini, kültürünü, ekonomisini ve turizmini siz anlatın.”
Kameramızı açtık.
Ve ortaya tam anlamıyla belgesel tadında bir söyleşi çıktı.
Sayın Vali Murat Duru, Aksaray’ın tarihini, kültürel mirasını, ekonomik yapısını ve turizm potansiyelini anlattı.
Aksaray’ın Kapadokya coğrafyası içerisindeki önemine özellikle dikkat çekti.
Biz de bu açıklamaları Devr-i Âlem kameralarımıza kaydettik.
Çünkü bizim gazetecilik ve belgeselcilik anlayışımızda söz uçar, yazı kalır; fakat görüntü de tarihe düşülen önemli bir kayıttır.
Bugün çektiğimiz görüntüler belki sadece bugünün haberi gibi görülebilir.
Ama yıllar sonra Aksaray’ın tarihini araştıran bir araştırmacı için bu görüntüler önemli bir belge niteliği taşıyabilir.
İşte bizim yaptığımız işin temelinde de bu anlayış var:
Tarihe not düşmek, zamana noterlik yapmak.
Vali Duru’ya gazetecilik ve sünnet kültürü üzerine bir kitap
Söyleşimizin ardından fotoğraflar çekildi.
Bu sırada Sayın Valimize günün hatırası olarak kitaplarımızdan takdim ettim.
Takdim ettiğim çalışma, benim açımdan da ayrı bir anlam taşıyor.
Çünkü bu eser yalnızca bir kitap değil; aynı zamanda geçmişten bugüne taşıdığımız kültürel bir hafızanın belgesi.
Sünnet kültürü ve sünnet tarihinin toplumumuzdaki yeri üzerine hazırlanan bu çalışmanın temelleri yaklaşık 25 yıl önce atılmıştı.
Bir zamanlar davetiye formatında basılan çalışma, daha sonra genişletilerek kitap haline getirildi.
Ayrıca kendi gazetecilik ve belgeselcilik hatıralarımı da çizgi anlatımlarla esere ilave ettim.
Bu çalışmada Prof. Dr. Sefa Saygılı’nın eserlerinden, özel izin alınarak yararlanıldığını da Sayın Valimize aktardım.
Sayın Valimiz de sünnet etkinlikleri yaptıklarını belirterek kitabı inceleyeceğini ifade etti.
Bu da bizim için ayrı bir anlam taşıdı.
Çünkü kültür, yalnızca geçmişi anlatmak değil; geçmişten geleceğe bilgi ve hatıra aktarabilmektir.
Aksaray Valimiz Murat Duru ile gerçekleştirdiğimiz buluşma yalnızca Valilikle sınırlı kalmadı.
Daha sonra Sayın Valimizin Aksaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirilen “Medyanın Geleceği” konulu çalıştaya katıldığını gördük.
Oradaki konuşmasını da dinledik ve belgesel kayıtlarımız arasına aldık.
Kendisiyle orada da kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.
Böylece Aksaray Valimiz Murat Duru ile farklı mekânlarda gerçekleştirdiğimiz sohbetler, bizim açımızdan Aksaray gezisinin önemli belgesel kayıtlarından birine dönüştü.
Aksaray’da 30 yıllık vefa
Aksaray’da iki gün boyunca yalnızca toplantılara katılmadık.
Geçmişimizi hatırladık.
Dostlarımızla buluştuk.
Gazeteciliğin dününü ve bugününü konuştuk.
30 yıl önce aynı mesleğin heyecanıyla bir araya gelen gazeteciler olarak bugün yeniden buluşmanın mutluluğunu yaşadık.
Bazı arkadaşlarımızla aradan geçen yıllara rağmen sohbetimize kaldığımız yerden devam ettik.
Çünkü gazetecilik sadece haber yapmak değildir.
Gazetecilik aynı zamanda hafıza oluşturmaktır.
Dostlukları korumaktır.
Şehirlerin hikâyelerini kayda geçirmektir.
İnsanların anlattıklarını geleceğe taşımaktır.
Ve en önemlisi, vefayı yaşatmaktır.
Son söz: Aksaray’dan tarihe düşülen bir kayıt
1983’te Tarsus yolunda uğradığım Aksaray…
1996’da gazeteciler cemiyetlerinin tarihi buluşmasına ev sahipliği yapan Aksaray…
Ve 2026’da 30 yıllık vefa buluşmasıyla yeniden geldiğim Aksaray…
Üç ayrı dönem…
Üç ayrı hatıra…
Fakat aynı şehir.
Bugün Aksaray’da gazetecilik ve belgeselcilik hatıralarımızı yeniden canlandırırken, Aksaray Valimiz Murat Duru ile gerçekleştirdiğimiz samimi sohbeti de kameralarımızla kayıt altına aldık.
Valilik binasının önündeki sıcak sohbetten makam odasındaki buluşmaya, Aksaray’ın tarihinden kültürüne, ekonomisinden turizmine uzanan değerlendirmelerden Kayseri Üniversitesi’ndeki medya çalıştayına kadar pek çok anı belgesel arşivimizde yerini aldı.
Belgeselci olarak benim için her şehir bir kitaptır.
Her insan o kitabın bir sayfasıdır.
Her sohbet ise geleceğe bırakılan bir belgedir.
Aksaray da benim gazetecilik ve belgeselcilik hayatımın sayfaları arasında özel bir yere sahip.
1983’ten 1996’ya, 1996’dan 2026’ya…
Tam 43 yıllık Aksaray hatıramızda yeni bir sayfa daha açıldı.
Bu sayfada dostluk var.
Vefa var.
Gazetecilik var.
Belgeselcilik var.
Ve tarihe bırakılan görüntüler var.
Biz de yine aynı anlayışla çalışıyoruz:
Tarihe not düşmek, zamana noterlik yapmak…
Belgeselci İsmail Kahraman
Devr-i Âlem Belgesel Programı
Belgeselcinin Not Defteri





