Alt Yapı mı, Atıl Yapı mı?
Aşırı yağışlar, yıpranan üst yapı, bu yağışlara ve baskıya dayanamayan bir alt yapı… Evet, Gebze’de dün sabah adeta bir dram yaşandı.
İnönü Mahallesi 1944 sokak bu sabah feci bir olaya uyandı. İSU’nun Gebze ve Çayırova’yı besleyen içme suyu hattı iflas etti ve tüm su saatlerce mahalleyi adeta savaş alanına çeverdi.
Haberi duyar duymaz olay yerine gittim. Yaşananlar gerçekten bir dramdı adeta. Evleri sular altında kalan mı ararsın, suların içinden insanları ve eşyaları kurtarmak için mücadele eden vatandaşları mı ararsın, saatlerce yetkililerin ulaşmadığı için isyan edeni mi ararsın…
Her türlü olumsuzluk toplanmış İnönü mahallesi sakinlerini bulmuştu…
Gebze ve Çayırova’nın saatlerce susuz kalmış olması da işin bir başka yönü;
Şimdi burada yaşanan olay bir afet ya da ‘Allah’ın işi’ olarak değerlendirilebilir mi?
Aşırı yağışlar sonrası su baskınlarına alışığız. Bu yağışlar sonrası öyle şeyler yaşadık ki bir nevi buna antrenmanlı bir toplum olduk…
İnönü Mahallesi sakinleri tepkili;
Çoğu haklı tepkilerdi. Seçim sonrası ortalıkta cep telefonlarını dağıtan başkanlara ulaşamamanın verdiği öfkeydi bu. Tahir Başkana, Zinnur başkana verdikleri numaralardan ulaşamamışlardı. ‘Madem aradığımda bulamayacağım, o numaraları yazarak neden şov yaptınız’ diye tepki gösteriyordu vatandaş..
Yine söylediklerine göre saatlerdir orada oldukları halde, saatlerdir bu olayı mahalleyi felç ettiği halde ne İSU’dan, ne de Gebze Belediyesi’nden tek bir yetkili gelmemiş olay yerine.
Biraz ilerledikçe sadece mahallelinin zarar görmediğini, bir arka sokakta bulunan işyerlerinin de sular altında kaldığına tanıklık ettik.
Büyük bir orman ürünü deposu sular altındaydı. Kendi imkanları ile mallarını kurtarmanın derdine düşmüşler, bir anda işyerinin kapısına dayanan sulardan işyerlerini ve kendilerini korumak için epey mücadele vermişler. Zararları büyüktü, moralleri ise çok daha vahim…
İşletme sahibi Osman Yıldız, bir yandan isyan ediyor bir yandan da “ Ben bu alt yapıda boruların değişmesi, daha güçlendirilmesi için kendim boru aldım ve değişmelerini istedim. Borular hala depomda değişmeyi bekliyor…” Düşündürücü olduğu kadar biraz da sorgulayıcı bir sitemdi Yıldız’ın bu sözleri…
Ateş ne yazık ki düştüğü yeri yakıyordu.
İnönü Mahallesi sakinleri, bu olay sonrası yaralarını sarmaya çalışacaktır. Her ne kadar evleri ve araçları yağış olmayan bir günün sabahında, içme sularının altında kalmış olsa da, yolları adeta depremden çıkmış gibi ters düz olsa da, 1-2 günlük bir uğraştan sonra yaşamlarına kaldıkları yerden devam edecekler…
Peki ya yerel yönetimler?
Onlar eskisi gibi devam edebilecekler mi?
Bu işe basit bir iş kazası olarak mı bakacaklar. Alt yapıda döşenen o boruları gören ve hiçbir teknik bilgisi olmadıkları halde, ‘ Bu kadar suyu bu kağıt gibi borular nasıl taşır” diyen o vatandaşlara nasıl bir cevap verecekler acaba?
2013 yılıydı yanılmıyorsam. Dönemin Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu her yerde anlatırdı. Toprağın altına 350 milyon gömdük diyordu. Bu sözleri daha sonra Bilbordlarda, gazetelerde ilan-reklam olarak da yayınlandı. Şimdi İnönü Mahallesi’ndeki vatandaşlar gibi ben de sormak istiyorum;
6 yıl önce 350 milyon harcamış olduğunuz alt yapı bu mudur?
Bu altyapının 6 yıl ömrü olmayacaksa bu paraları neden harcadınız?
Demek ki ‘Çalışınca Oluyor’ demekle olmuyormuş. İdeal bir yönetici, kentini , vatandaşını düşünen bir yönetici ileriyi de görmesi gerekiyormuş. Alt yapıya döşediği bir borunun ne kadar su taşıyacağını, ne kadar ömrü olduğunu bilecek ya da bilen insanları kurumlarında göreve getirecek..
Bir kez daha belirteyim; Burada meydana gelen olayın yağan yağmurlarla, akan sularla falan bir ilgisi yok. Zaten İSU yaptığı açıklamada böyle bir şeyden de bahsetmemiş. Sadece arıza deyip geçiştirmiş…
Aslında, ‘Alt Yapı, Atıl yapı’ oldu demesi gerekirken bunu söylemiş…
BU yüzyılda, bilim çağında, milletin yapay zekalar, akıllı şehirler, uzaktan sistem alt yapılarla uğraştığı bir dönemde biz yine patlayan borular ve bu patlamanın yol açtığı sokak hareketleri ile uğraşıyoruz;
Ne diyelim
Buna da şükür;
Nefes aldığımıza şükredelim…
Allah beterinden saklasın;