ANTİDEPRESAN



ANTİDEPRESAN

Ramazan ayına adım adım yaklaşırken,Rasulullah’ın ayı diye tabir ettiğimiz Şaban ayına ulaştık Elhamdülillah.Ömür takviminden düşen her yaprakla ebedî aleme yaklaşıyoruz. Zaman kısa,dünya imtihan…Verilen süreyi iyi kullanmalı ve yönetebilmeli.Zaman ve irade yönetimi seminerlerimizde,elde durmayan avuçlardan akan ziyade,zamanın içini dolduramamaktan şikâyetçi çoğu dinleyici.

-“Hocam o kadar plân yapıyorum ama bir türlü devamlılık gösteremiyorum!Bütün günüm ziyan oluyor”tarzında cümleler geliyor. 

“Cehennem halkının en fazla çığlıkları (güzel işlerini, tövbelerini) tehir etmekten / ertelemekten / yarıncılıktan kaynaklanır.” (Hafız Irakî, bk. Tahricu ahadisi’l-İhya-ihya ile birlikte- 3/117) buyuruyor Efendimiz. Hadis ve ayetleri okuyup geçmek değil,kalbe süzmek,üzerine tefekkür etmek gerekir.Şu hadis en iyi zaman ve irade yönetimi mottosu değil de nedir? 

Şimdi korku kültüründen uzak,full anlayış,boll özgürlük (!) içeren hayatımıza bu uyarıları katmazsak,nefs ihtiyacı olan iman sınırını hissetmezse şartları zorlar.

Efendimiz’e ilk vahyin gelişine dönüp tefekküre davet ediyorum sizi kıymetli okurlar.Mübarek,Cebrail (a.s) ile karşılaşıyor. O heyecanla,korkuyla ya da bizim adını koyamayacağız o muazzam duyguyla eve,Hz.Hatice’nin yanına koşuyor ve “beni örtünüz” buyuruyor.Buraya kadar siyer,islâm tarihi kaynaklarından anımsadığımız cümleler…Devam etmeden biraz düşünelim şimdi:

Depresyonda olanlar,canı sıkılanlar,boşta kalanlar,vesvesesi artanlar,çok üzgün olanlar battaniyeyi alıp yatma eğilimindedir.Hatta sıkıntılı durumlarda uyku; bedeni korumak,acıyı hafifletmek gibi maksatlarla devreye giren bir mekanizma gibi çalışır.Genelde evde yatarak zaman geçiren,işi olmayan birinin yapacağı en klasik  şey  yatmaktır.Yani?

Yani Allah(c.c) Efendimiz’in ilk vahiyle yaşadığı o hal üzerinden kullarının yaşantısına da bir harita göstermektedir.Efendimiz o hâlde ne yapacağını şaşırmış,korkmuş ya da o tarifsiz duygunun yükü ile battaniyenin altına girip kendine gelmek istemesine rağmen  vahyolunan ayete bakınız;

Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar!

(Müddesir 1/2)

Yat,dinlen,kendine gel değil! Kalk ve uyar! O hâlde yatıp geçmesini beklemekte değil,atağa geçmekte şifa var.Çağın hastalığı depresyona da yatmaktan,dünyada yokmuş gibi yaşamaktan  ziyade birşeyler gerekir.Örneğin; cenaze evlerinde,cenaze sahibi sakinleştirici yapılmış dünyada yok gibi uyuyorsa,bu acıyı ertelemektir.Yas süreci yaşanarak tamamlanır. Kimi için bir aydır,kimi için bir yıl…Ama yaşanmalı ve ertelenmeden nihayete erdirmelidir.

Büyük bir musibetle imtihan olanın ilk andaki şoku elbette zorludur,kendine gelmesi için zamana ihtiyacı vardır. Bununla birlikte, Efendimiz’i anımsamalı. Çok sevdiği kıymetli eşi Hz.Hatice ve amcası Ebu Talip’in vefat ettiği yıl,islâm tarihinde “hüzün yılı” adıyla yer alır. Rabbimiz acı yaşamanın adabını da Efendimiz aracılığı ile öğretmiştir.Ve Efendimiz,sıkıntı zamanlarında istiğfar ve salavatı arttırmayı tavsiye etmiştir. 

Herhangibir dini öğretiye,inanca sahip olanların araştırmalara göre; ruh sağlıklarının daha iyi durumda olduğu ve hastalıklardan daha kolay şifaya kavuştuğu bilinmektedir. Kaldı ki bu inanç İslâm ise;

-Antidepresan gücünde ve sıfır yan etki,bol şifa tadında İnşirah süremiz var.

-Yunus Peygamber’in kurtuluş vesilesi tesbihatımız var.

-Dünyanın sadece süreli bir imtihan yeri olduğunu bilmenin verdiği,iyi işler konusunda motivasyon sebebimiz var.

-Allah’a havale etmek denilen muhteşem adaletli bir yargı makamı var.

-Teslimiyet denilen en konforlu alan var.

-Var olanları içselleştirip yaşadıkça artan şükür ile birlikte nimet var…

Verdiğin her nimete hamdolsun Ya Rabbi!

Hâsılı kelâm dostlar; her din bir yaşam tarzıdır. İslâm ise son ve Hak dindir.Bu  nedenle gelen ilk emir olan “oku” kısmını ve ayetlerde bolca geçen “akletmez misiniz?” kısmını hayatımızda aktif ettikçe,kâinatta herşeyin manası derinleşir.

Allah içinde bulunduğumuz Şaban ayı hürmetine,çok sevdiği Habibi hürmetine akıl,kalp,zihin ve ruh bütünlüğümüzü iman çatısı altında toparlasın. (Amin)

Baki hürmet ve dua ile kıymetli dostlar….