Babalar!
Bir efsanedir onlar… Çocukları için bambaşkadır “baba” kelimesinin anlamı.
Düştüğünde – anne diye bağıran çocuk arkasından babasının koşup geleceğini ve onu yerden kaldıracağını bilir daima. O’na duyduğu güvenle adım atar çok zaman. Bilir ki başı sıkıştığında babası arka çıkacaktır ona.
Anne her zaman baş tacımız baba ise gönül yoldaşımızdır. Annemiz duygusallığımız babamız mantığımızdır. Özellikle kız çocukları için “baba” kelimesinde çok özel anlamlar saklıdır. Bir kızın sevdiği ilk adamdır ve bundan sonra tanıyacağı tüm erkekleri babalarının özellikleriyle karşılaştıracaktır.
Erkeğin tepesindeki çınar ağacıdır baba. İşte bu nedenle bir gün değil her gün özel olmalı babalar günü. Tüm babaların bir kez daha babalar gününü kutluyorum.
ÖZEL BİR ÇALIŞMA YAPTIK
Gebze Gazetesi olarak bu özel günü atlamak, es geçmek istemedik. Farklı, nostaljik ve hatıra kokan bir sayfa hazırlamak istedik. Bunu da çok şükür başardık. İlk olarak 1990 yılında Gebze’de Kaymakamlık yapan Abdulkadir Güzeloğlu’na ulaştık.
Sayın Güzeloğlu ile telefonda sohbet etme imkânımız oldu. Kendisi Gebze’yi çok iyi biliyor ve aradan yıllar geçmesine rağmen çok iyi hatırlıyor. Yıllar sonra oğlunun Kocaeli’ye vali olarak atanması hakkında da anlam dolu sözler söylüyor.
Ben baba Güzeloğlu’nu dinlediğimde, “Böyle bir babanın, Hasan Basri Güzeloğlu gibi evladı olur” yorumunda bulundum. Biz nasıl Sayın Vali Güzeloğlu’nu başarılı, insanlara yardımcı olan, güler yüzlü, şehirlerin hedeflerine ulaşmasında kararlılıkla ilerleyen ve bir kentin gelişimi için başarılı çalışmalara imza atan bir isim olarak tanıdıysak, baba Güzeloğlu’nun da öyle olduğunu gerçekleştirdiğimiz sohbette hissettim.
87 YIL, GÜZEL BİR GÜLÜMSEME…
Çok samimi, içten cevap verdi sorularımıza… Detaylarını mutlaka okumanızı öneriyorum. Böyle bir söyleşiyi gerçekleştireceğimizden belki de Sayın Valimizin haberi yoktu. Ona da babalar günü sürprizi olacaktır. Kendisinin de babalar gününü kutluyor, saygılarımı iletiyorum.
Şimdi size tatlı, samimi bir insandan bahsedeceğim. 87 yaşında, 44 yaşında köyünden göçerek Darıca’ya gelmiş. At arabaları ile taşıdığı çimento ve kum ile evini zor şartlarda yaparak çocuklarını bu evin çatısı altına sokmuş bir baba.
Bu baba, Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak’ın babası İzzet Karabacak. 44 yıl önce yolu olmayan, su için metrelerce yürüdükleri Darıca’ya gelmiş, bu bölgenin de, bu ülkenin de en zor dönemlerini yaşamış bir insan… En ufak bir zorlukta isyan edenler var ya, Sayın Karabacak’ın yüzündeki gülümsemeyi görse bir daha asla yapmazlar…
Dile kolay 87 yıllık bir ömür… İçinde mutlulukta vardı, hüzünde… Ve elbette eski Türkiye’nin zor günleri de… Bütün bunları yaşamış bir baba, ama yüzünden bir an olsun gülümseme eksik olmadı. Bundan sonra da olmasın inşallah! Allah’tan kendisine sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir ömür diliyorum.
İzzet bey ile güzel bir söyleşi gerçekleştirdik. Darıca’nın yıllar önceki halini bilen birisi olarak bize Darıca’nın eski hallerini anlattı. Şuanda belediye başkanı olan oğlunun çocukluğundan bahsetti. Darıca’ya nasıl geldiğini, burada ne zorluklarla karşılaştığından bahsetti. Bu söyleşiyi de mutlaka okumanızı öneriyorum.
Velhasıl kelam, güzel bir sayfa ile sizlerle buluştuk. Bir kez daha babalar gününü kutluyor, tüm babalara çocuklarıyla geçireceği mutlu bir ömür diliyorum.