BAKIŞ AÇILARINDA UYUM
Bakış açısı tıpkı parmak izi gibidir.
Dünyada insan sayısı kadar, bakış açısı da vardır. Düşünsenize, tıpa tıp aynı şeyleri yaşayan veya aynı şeyleri hisseden iki insanın olması imkansızdır.
Bu kadar birbirimizden farklıyız ve özeliz. Peki bu kadar bakış açısı varken hem kendi bakış açımızı korumak hem de insanların bakış acılarına saygı duymak mümkün mü?
Evet mümkün! Bu mümkünlük iki tarafın farkındalıklı ve karşılıklı özveri olması ile ancak olabilir. Bir insan önce kendi bakış açısının farklı olduğunu farkına varmalı, tanımalı, değer vermeli, saygı duymalı, geliştirmesi gereken yönleri varsa geliştirmeli.
Öyle körü körüne bu benim bakış açım diye savunmak doğru bir davranış değildir. Çünkü bakış açılarımız bazen öğrenmişliklerimiz, bazen korkularımız, bizi kısıtlayan inançlar, bazen başkalarına uygun olmayan düşünceler olabilir. Öncelikle keşfetmeliyiz.
Ben nasıl bir bakış açısına sahibim?
Olaylarda, durumlarda kendinizi gözlemleyerek bakış açınızı keşfetmeye başlayabilirsiniz.
Sonra kendinize sorular sorun; Bunu nereden öğrendim? Bu ne kadar doğru? Öğrendiğim bu bilgi bana ne kazandırıyor?
Kendiniz ile çalışıtıkça başka insanların da bakış açılarının farklı olmasının normal olduğunu farkına varıp, saygı duymaya başlayacaksınız.
Bu şu demek değildir; Bakış açısı çok zıt birinin ya da senin bakış açına saygı duymayan birini hayatında tutmak değildir. Buradaki saygı bu onun bakış açısı deyip, içselleştirmeden, yargılamadan ya mesafe koymak ya da hayatından çıkarmaktır.
Gelelim uzlaşma kısmına; burada ilk başta dediğim gibi karşılıklı farkındalık ve özveri devreye giriyor. İki kişinin bakış açılarını ben dili ile açık ve net bir şekilde ifade etmeleri, birbirlerini haklı olmayı bırakarak anlamaya çalışmaları, kendilerinin nasıl mutlu olacağını ifade etmeleri, birbirlerine “Sen nasıl olursa mutlu olursun?” diyebilmeleri, kendilerine özeleştiri yapabilmeleri, birbirlerine empati ile bakabilmeleri, ilişkileri için daha iyi nasıl olur diye ortak bir şekilde düşünmeleri, ortak karar vermeleri gerekmektedir.
İşte sağlıklı ilişki, doğru iletişim bu kadar değerli aşamalardan geçiyor. Bu aşamalar olmazsa ilişkilerde hep bir çatışma hakim olur. Bu aşamalar olduğu sürece ilişkide iki taraf da mutlu, keyifli ve sağlıklı olur.
Peki siz bu dengeyi kurmak için neler yapıyorsunuz? Ya da bugünden itibaren neler yapmaya karar verirsiniz?