Balzac’ın ustalık eseri “Séraphita’’



“Séraphita benim ustalık eserim olacaktır.” Balzac

Daha öncede belirttiğim gibi Balzac ile Cemil Meriç’in şiddetli tavsiyesi üzerine tanıştım. Cemil Meriç kesin bir dille diyordu ki; “Balzac okumayan ne kitap yazsın ne de edebiyattan anlarım desin” Bir çoğuna göre iddialı bir söz olabilir fakat Balzac gerçekten çağlar üstü fikirlere ve yazı diline hakim bir adammış.

“Seraphita”

Eser muazzam bir coğrafi bilgi ile başlıyor. Norveç ve doğasını hiç bir eksik bırakmadan tanımlayan yazar kış kazağını giyinmiş bu dağlarda yaşanan sıra dışı aşkı ele alıyor. Ama ciddi sıra dışı.

Minna adlı kız, Seraphita’ya aşık oluyor. Seraphita, zarif ve güçlü bir erkek olduğu için.. Wilfrid isimli genç adam da Seraphita’ya aşık oluyor, güzel ve nazik bir kız olduğu için. Oysa Seraphita mistik bir varlık. Evet melek! Koyu Hristiyan inancı ile karşılaşıyor Hristiyanların kelam ilmini derinlemesine irdeliyoruz bu romanda. Evlilik hakkında madde ötesinde tezleri var. Sayılarla alakalı akıl almaz çıkarsamaları var. Seraphita ne kız ne erkek. Bir melek. Kendisine aşık onca insana inat Tanrı’dan başkasına bir kez bile gönlünü açmamış bir melek. Mistik ve fantastik bir yolculuk ve Allah yani Tanrı inancına kesin ifadelerle değinen bir eser. Ya hu Balzac sen bu kadar dindar bir adam mıydın? Yalnız hikayenin sonu çok ilginç. Aynı kişiye aşık olan biri erkek biri kız olan bu iki insanı hoş bir son bekliyor. Düşünmeyi ve felsefeyi sevenlere şiddetle öneririm. Dili de az cezbedici değil hani.

Bu güzel kitabın tanıtım metni ve diğer yazarların fikirleri de en az kitap kadar hoş.

“Çoğu kez insana, daha önce içinde yaşadığı hataların tam karşıtı olan erdemleri edinmesi için bütün bir hayat daha gerekir.”

İnsanlık Komedyası’nın bugüne dek Türkçede eksik kalmış mistik temel taşlarından biri olan bu romanda, bazen Séraphita isimli zarif bir genç kıza, bazense Séraphitus adlı genç bir erkeğe dönüşen meleksi ve göksel kahraman; ruh, Tanrı, inanç, kadın ve erkek ilişkileri hakkındaki fikirleriyle iki yüz yıla yakın bir süredir insanlığı büyülüyor.

Balzac’ın, tıpkı ilk sayfalarda harikulade bir anlatımla bahsettiği o zor iklimleri ve yüksek tepeleri aşan okuyucularını metafizik bir şölenle ödüllendirdiği Séraphita, bambaşka bir Balzac’la tanışmak ve büyülenmek isteyenler için, İsmet Birkan’ın çevirisiyle ilk kez Türkçede…

“Séraphita benim ustalık eserim olacaktır. Bir Goriot Baba her gün yazılabilir ama Séraphita gibi bir yapıt bir ömürde ancak bir kez ortaya çıkar.”

Balzac

“Özellikle Séraphita beni her zaman derinden etkilemiş, hattâ rahatsız etmiştir.”

Carlos Fuentes

“Balzac ideal güzelliğe hiç bu kadar yaklaşmamıştı.”

Theophile Gautier

“Benim bugüne dek çevirdiğim en sıra dışı ve ilginç metin…”

İsmet Birkan