Beklemek değil, kopartıp almak lazım!
Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçiminin hemen ardından yerel seçimlerin startı verildi. Zaten yeniden göreve seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’da artık yerel seçimlerde çalışmaya başlamak zorunda olduklarının mesajlarını o günden vermişti. Gebze, 2024 Belediye seçimlerini İl olma söylentileri içinde giriyor. Gebze’nin il olması konusunda 1 ay öncesinde estirilen o fırtına şimdilerde yerini bir derin sessizliğe bırakmış durumda. Bunda il olmaya hazır ilçelerin (19 İlçe) il yapılma işinin yerel seçimler sonrasına bırakılacağı bilgisinin alınmış olmasından kaynaklanmakta sanırım.
Bana göre de bu iş öyle oldu bittiye getirilecek, ‘Ben yaptım oldu’ denilecek bir durum değil belli ki…
Gebze’nin il olması Kocaeli’nin doğu yakasının dışında herkesin memnuniyetle karşılayacağı bir hadisedir. Bunu bu coğrafyada yaşayan hemen herkes bilir. Gebze’nin, il hatta büyükşehirli il olma konusunda kimseden bir lütuf beklemesine gerek yoktur. Rakamlar zaten ortada. İl olmaması için tek bir madde bile yoktur. Her biri devasa 10 adet OSB’de, civar sanayi alanlarında İrili ufaklı, yerli veya yabancı 3 bini aşkın sanayi kuruluşu bu kentte sıralanmış. Hızla artan nüfus 400 binin üzerinde bir nüfusun getirdiği çarpık yapılaşma ile sürekli anılan bir Gebze. İşte bu kente yepyeni bir kimlik, yen ibir hikaye yazmanın teyididir il olmak. 50 km ötede Kocaeli Büyükşehir’in güdümünde idare edilen bir semt olmamalı Gebze. Kendi kendine yetebilen, yatırımları kendisi yapan, her türlü gelişimini tamamlayan, sadece şehirleşme ve bazı alt yapı çalışmaları için zamana ihtiyacı olan bir ilçedir Gebze. İlçe imkanları ile metropol olmanın ezikliğini yaşayan bir kenttir Gebze. Sevgili Nail Çiler’in de her fırsatta söylediği gibi ‘Zengin kentin fakir bekçisidir’ Gebze…
Gebze İl olmalı mı?
Evet olmalı. Hatta Büyükşehirli İl olmalı…
Ama bu mesele bir kenarda sinerek, vakti geldiğinde 1-2 esip gürleyerek olmaz. Bu kentte yaşayan STK’lar, siyasi partiler ve ticaret odası el ele verip ‘Gebze neden İl olmalı’ yı bir güzel anlatacak herkese. Anlatamayacaksa, bu konuyu iyi anlatabilenleri bulacak getirecek. Paneller, konferanslar, kampanyalar düzenleyecek. Komiteler kuracak, STK’lar İl Komisyonu diye kendi içlerinde birimler kuracaklar. 10-15 kişilik küçük küçük çalışma gurupları oluşturacak, her guruba ayrı bir konu verilecek…
Bu işi gündemde tutacak, her fırsatta iktidar başta olmak üzere milletvekillerinin, bakanların, bürokratların önlerine koyacaklar. Üniversite gençliği ile birlikte oturumlar düzenlenecek, akademisyenler İl olmanın getirilerini bu bölgeye iyi anlatacaklar. Popilizm yapmadan, siyaset yapmadan bu iş için atılacak her adamı bu şehirde yaşayanlarla beraber atacağız…
Ama şimdilerde durum hiç de böyle değil;
Gebze ’den de gür bir ses çıkması lazım artık. Kimseyi kırmadan, dökmeden bu İlçenin İl olma yolundaki o kutlu yürüyüşü ile birlikte seslerin de yükselmesi lazım. STK’lar, ticaret odası, köy dernekleri, SİAD’lar, sanayi kuruluşları, OSB’ler, finans kurumları bu kentte yaşayan herkes birlikte düşünmeli, birlikte hareket etmeli. ‘Gebze İl olsun’, ‘İl olmak zaten Gebze’nin hakkı’ deyip beklemekle kimse kimseyi il yapmaz…
Bir kaç haftadır bizim gibi il olma kriterlerini sağladığını iddia eden ve il için tek yürek olan ilçeleri araştırıyorum. Sanırım o ilçeler bizden 1-2 tık ileride mücadeleye devam ediyorlar. Dağa taşa il olmak hakkımız yazıları yazmış, sloganlar üretmiş, kampanyalar başlatmışlar. Bu işin o ilçede yaşayan halkla, STK’larla , siyasi partilerle olacağına inanmış ve herkesi de inandırmışlar. Edremit, Alanya, Tarsus, İnegöl, Çorlu ve Ünye bu işi adeta ölüm kalım haline getirmişler.
Mesela Karadeniz Ereğli; Zonguldak’ın bu şirin ilçesi sanki yarın il tabelasını asacak gibi inanmış bu işe…
175 bin 309 nüfusu ile İlçenin CHP’li Belediye Başkanı Halil Posbıyık, 4 gün süren 23.Uluslararası Sevgi Dostluk Kültür ve Sanat Festivali’nde herkese ‘Ereğli İl Olsun’
Yazılı özel yelek dağıtmış. Bu yelekleri gazetecilere hatta festivalde sahneye çıkan sanatçılara bile giydirmiş. Rahmetli Turgut Özal’ın o dönemlerde Ereğli’nin il yapılması ile ilgili gönderdiği telgrafı, o gün çıkan haberleri gazeteleri bulup çıkarmış büyütüp Belediyeye ve şehrin önemli yerlerine astırmış. Araştırırken bir gazeteye verdiği açıklamasına rast geldim Posbıyık’ın. Bakın ne diyor?
“Benim için önemli olan Ereğli. Ereğli’nin gelecek nesli, çocuklarımız, torunlarımız. İl olmanın getireceği faydaları çok iyi biliyordum. İl olduğu takdirde sadece valilik makamı buraya gelsin diye değil. Ereğli’nin gelişmesinde Türkiye’nin en büyük illerinden biri olacağına inanmıştım. Eğer burası il olduğu takdirde. Buraya devletten bir bütçe verilecek. En az iki milletvekili verecekler. Kandilli, Ormanlı, Alaplı, Kdz. Ereğli’den iki milletvekili seçilecek. Bu bölgenin insanlarından iki milletvekili seçilecek. Bu iki milletvekili Ereğli vilayetinin devlet tarafından gönderilen bütçenin köylerimize, beldelerimize, ilçelerimize yayılması için kendi öz evlatlarımız hangi siyasi parti olursa olsun ellerinden geleni yapacaklar. Buraya yatırımlar gelecek. Yavuklusunu, annesini, babasını genç yaşta bırakıp başka şehirlere çalışmaya giden insanlar oralara gitmeye gerek kalmayacak. Bu lafımı hiç kimse unutmasın. Eğer bu fırsatı Kdz. Ereğli halkı kaybettiği takdirde, Ereğli il olmadığı takdirde demir-çelik fabrikası olan bir köy olma yolunda hızla ilerlemektedir. Allah’ıma şükürler olsun. Filyos’a yatırım geldi. Doğalgaz bulduk. Zonguldak, Çaycuma, Devrek müthiş bir büyüme içerisinde. Onlar diyemez ki Ereğli il olmasın. Biz sömürge miyiz? Biz yüzde 70 para vereceğiz devlet bütçesine. Bana yüzde 10 vereceksiniz.”
Haksız mı?
Bence değil…
Ama önce şehir inanır, önce halk inanırsa bu işin önünde kim durabilir ki?
O yüzden uyumadan, üstün körü davranmadan inanarak ve düşünerek bu çalışmayı yapmalı, bu kentte yaşayan herkesi bu işe ortak etmeli…
Beklemek değil Kopartıp almak lazım!