Sayfa Seç

BELGESEL TADIN DA KOCAELİ’ DE KÜLTÜR YOLCULUĞU (4)

reklâm

Yazar hakkında

*İZMİT’DE OSMANLI ESERLERİ…

İzmit, en parlak dönemini Kanuni zamanında yaşadı. İlk tersane  1390 yılında  Yıldırım Bayazit  döneminde yapıldı,İzmit’de yapılan askeri ve ticari gemiler sayesinde Osmanlı Cihan İmparatorluğu haline geldi.. 1844’te, Abdülmecidin padişahlığı döneminde İzmit ile İstanbul arasında vapur seferleri düzenlendi. 1873’te Haydarpaşa-İzmit demiryolu açıldı. Şehrin Eski İstasyon binası, neo klasik üslupta Almanlar tarafından 1908-1920 yılları arasında İtalyan taş ustalarına yaptırılmış. 

İzmit şehrimiz kendisine gelenleri Saat Kulesiyle karşılar. Arkeoloji Müzesi ile Atatürk Heykeli arasında yer alan kentin karakteristik özelliğini yansıtan Saat kulesi, İzmit Mutasarrıfı Musa Kazım Bey tarafından, Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yıldönümü anısına yaptırmış. İzmit’in simgesi olan bu  saat kulesi  yıkılmaya terk edilmiş, saati  sökülmüş, vefasızlık abidesi gibi duruyor..

Saat kulesinin önünde yer alan Saray Bahçesi, İzmit’te doğup büyüyenler için unutulmaz anılar bırakır. Saray bahçesi ve saat kulesi’nin  etrafı  bakımsız olsa da  bugün asaletini halen koruyor. Bu bahçede unutulmaz bir çok anılar yaşanmış, şiirlere bile konu olmuş.

Denizden eserken ılık bir rüzgar

Ferahlar, duyunca bir tren sesi

Muhabbet taşırken her çeşit kuşlar

Ne hoştur İzmit’in Saraybahçesi.

İzmit tarihi eserlerle süslenmiş bir ilimiz. En önemli mimari eseri Pertevpaşa Külliyesi. Bu yapı topluluğu, Osmanlı ordusunun sefer yolları üzerindeki konak noktasında yapılmış ve daha çok ordunun ihtiyacı için kullanılmış. Külliyeden günümüze kalan eserler şehrin Yeni Cuma Caddesinin iki yanında sıralanmış. Külliye, 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılmış. Cami, Çeşme, Hamam, Medrese, Kervansaray ve Aşhane’den meydana gelir. Asırlarca  yolculara hizmet veren İpek ve Hicaz  yolu üstünde kurulmuş  bu eşsiz külliyenin bir çok bölümü  vefasızlık sonucu yıkılıp yok edilmiş.. ne diyelim tarih ve kültür düşmanları utansın..

16. yüzyılın ikinci yarısında İzmit’li Mehmet Bey tarafından yaptırılan Fevziye Camii, 1884 depreminde tümüyle yıkılarak yeniden yapılmış. 17 Ağustos 1999 depreminde de büyük hasar gören Fevziye camii vefakar İzmitliler tarafından yeniden inşa edildi.

İzmit her ne kadar sanayii şehri olsa da hala eski kimliğini koruyor. Türklerin İzmit’de ilk yerleşim yeri olan Orhan mahallesindeyiz. Burası İzmit’in kalbi durumunda. Tarihi ev ve konaklar türk mimari sitili’nin en güzel örneklerini yansıtıyor. vefasızlığa direnen bu evler kim bir kaç  aileyi  sinesinde barındırdı.. İzmit’e hakim bir tepede yer alan Orhan Camii 13. yüzyılda  Süleyman Paşa tarafından yaptırılmış. Abdülmecid zamanında onarılan yapı İzmit’te en erken tarihi cami olarak günümüze kadar gelebilmiş.

İzmit’in Yukarıpazar mahallesinde bir başka Osmanlı eseri var. Süleymanpaşa Hamamı. 14.yy’da yapılmış. İzmit’te günümüze kadar ayakta kalabilen en erken tarihli Osmanlı dönemi yapısıdır. Türk kültüründe önemli bir yeri olan tarihi hamamın  perişan ve yıkık hali Türk kültürüne olan vefasızlığı gösteriyor. Bu durum insanı derinden etkiliyor.

  *İZMİT KONAKLARI…

İzmit’te Osmanlılardan bize miras kalan evler de var. İşte İzmit’in denize hakim eğimli bir yamacı üzerine 1774 yılında inşa edilen, Saatçi Ali Efendi Konağı.Planı, ahşap kepenkli ve lokmalı parmaklıklı pencereleri, dış ve iç cephe duvarlarındaki kalem işi süslemeleriyle dönemini en iyi yansıtan sivil mimarlık örneklerimizden biri. Konak, bodrum, zemin ve üst kat olmak üzere üç katlı olarak yapılmış. Müze-Ev niteliğini taşıyan konakta baş oda, yemek odası, gelin odası gibi düzenlemelerin yanı sıra bölgenin kültürünü yansıtan etnografik nitelikte eserler sergileniyor. Konak, 29.9.1987 tarihinde Etnografya Müzesi olarak hizmete açıldı.

İzmit’te müze olmuş bir başka konak daha var. Abdülaziz’in Av Köşkü. Burası Arkeoloji müzesidir. Demiryolu kuzeyinde, Saat Kulesi yanında yer alır. Osmanlı Sultanı Abdülaziz tarafından bir av köşkü olarak yaptırılmış. Kurtuluş Savaşı yıllarında Atatürk, bu binada bir süre kalmış. Hatta Fransız yazar Claude Ferrare ile burada görüşmüş.16 Ocak 1923’de  ilkbasın toplantısını bu tarihi binada düzenlemiş. 28.6.1967 tarihinde müze olarak açılmış. İki katlı barok üslupta yapılmış, fasadı mermer sütunlarla çevrilmiş bir yapı. Mermer işçiliği, tavan süslemeleriyle, bol sütunlu oluşu Dolmabahçe Sarayı’nın küçük bir örneğini andırır. Mimarı, Karabet Amira Balyan. İstanbul dışında günümüze kadar gelen tek saray yapısı olması açısından önemli bir eser.17 Ağustos depreminde ciddi hasar gören,Cumhuriyetin kuruluşuna  tanıklık eden  bu  bina  tamir edileceği günü bekliyor.. Tarihi sarayın bahçesinde  Bithinya ve Nicomedia bölgelerinde bulunmuş Hellenistik, Roma ve Bizans Dönemlerine ait eserler sergileniyor.

İzmit Hacı Hasan Mahallesi’nde yer alan Sırrıpaşa Konağı 19. yüzyılın ikinci yarısında İzmit Mutasarrıfı Sırrı Paşa tarafından yaptırılmış. Konağın bahçe duvarı antik heykel ve mimari parçalarla süslenmiş. Yapı bugün ayakta kalan 19.yüzyıla ait bir sivil mimari örneği oluşu ve bahçe duvarındaki antik eserler ile ilimizin önemli bir tarih hazinesi.

İzmit’te bu konaklardan başka 19.yüzyıl geleneksel Türk evlerinin bulunduğu Kapanca sokağı ve yakın çevresinde  birbirinden güzel   geleneksel türk mimarisinin sembolu evler  valiliğin himayesinde  tamir edilerek  korumaya alındı..

*İZMİT’İN PİŞMANİYESİ,SANAYİ VE KÜLTÜR FUARI

İzmit’te her yıl düzenlenen Kocaeli Sanayi ve Kültür Fuarı Kocaeli’nin tüm dünyada tanınmasını sağlıyor. 1996 yılında kurulan Fuar bugün yaklaşık olarak 400 bin metre karelik bir alanda hem ekonomik açıdan önemli olan fuarcılık faaliyetlerini sürdürüyor, hem de halkın kültür, sanat, spor ve yürüyüş aktivitelerini yaptıkları eğlence mekanı olarak kullanılıyor. İnsanlar, Fuar alanında bulunan doğal göl içerisindeki sandallara binerek ve göl etrafında piknik yaparak şehir stresinden kurtulmanın mutluluğunu yaşıyor. Helenistik, Roma ve Bizans dönemine ait eserler de   kültür park  alanının açık hava müzesinde sergileniyor.

İzmit’i dünyaya tanıtan pişmaniyeyi, yiyende pişman yemeyende…Pişmaniye. Şehrin adeta simgesi ve yiyecek kültürünün önemli bir parçası. Pişmaniye Anadolu folklor geleneğinde önemli bir yer tutar. Daha çok erkekler tarafından yapılır. Malzemesi tereyağı, un ve şeker. Un hafifçe kavrulur, şeker eritilerek ağda halinde ince bir simit haline getirilir. Kavrulan un büyük bir bakır sininin ortasına dökülerek yağ ile karıştırılır. Simit biçiminde ağda unun ortasına yerleştirilir ve tepsinin etrafına oturan birkaç kişi şekeri ve unun içinde çevirmeye un, yağ ve ağdayı birbirine yedirmeye başlar. Bu üç madde iyice karışıncaya kadar çevirme işlemi devam eder. Yeter derecede çevrilen hamur ağır ağır ve tel tel birbirinden ayrılmaya başlar. Bu yüzden bu helvaya tel helvası da denir. Çevirme sırasında yapılan küçük bir yanlışlık tüm emeklerin boşa gitmesine neden olabilir. Bu nedenle bu helvaya pişmaniye adı verildiği söylenir…İzmit’e yolunuz düşerse  pişmaniye yemeden geçmeyin…

DEVAM EDECEK

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

Son Videolar

Yükleniyor...

error: Content is protected !!