BELGESEL TADINDA EVLİYA ÇELEBİNİN İZİNDE ANADOLUDA DEVRİ ALEM
ESPİYE YEDİ DEĞİRMENLER VE PANGAL ŞELALESİ İLE İLGİLİ GAZETECİLİK VE BELGESELCİLİK HATIRALARIM
Suyun, Değirmenin ve Belgeselin İzinde Bir Doğa Hikâyesi Yedi değirmende ilk belgeseli 1998 senesinde çektim
2017 tarihinde doğa koruma milli parklar genel müdürlüğü Giresun şube müdürlüğü ile çekerek bir çok tv kanalında yayınlanmasına vesile olduk.
https://www.google.com/goto?url=CAESYwHrOzAV-8hQs52PIdx-EYyT34oZevmiuZS_bEGjZgO67EcVsDZRz_J8AJViXGsG4BYjYjkkKWfI1c934pqYo1WSvSgdMT1rV-lHYAXy2HKfbBV1VisltvnRS5cmmOap3H12A
TGRT Belgesel’de Espiye Yedi Değirmenler Tabiat Parkı belgeselimiz bir kez daha 17 Eylül 2026 tarihinde yayınlandı ve yayınlanmaya da devam edecek
https://www.facebook.com/share/F3Nkb6fT/?mibextid=wwXIfr
Karadeniz’in yeşiliyle mavisinin buluştuğu Giresun’un Espiye ilçesi, sadece denizi, fındık bahçeleri ve yaylalarıyla değil; dereleri, şelaleleri, mağaraları, tarihi değirmenleri ve köy kültürüyle de büyük bir tabiat ve kültür hazinesidir.
Bu hazinenin en önemli duraklarından biri ise Yedi Değirmenler Tabiat Parkıdır.
Bugün 17 Eylül 2026…
Yıllar önce kameralarımızı Espiye’nin dağlarına, derelerine ve şelalelerine çevirmiştik. Aradan yıllar geçti. Zaman değişti, teknoloji değişti, yayın mecraları değişti. Fakat tabiatın sesi değişmedi.
Bugün çektiğimiz görüntüler yeniden ekrana geliyor.
TGRT Belgesel’de Espiye Yedi Değirmenler Tabiat Parkı belgeselimiz yayınlanıyor.
Bu yayın benim için sıradan bir televizyon yayını değil.
Çünkü Yedi Değirmenler’in hikâyesinde yıllara yayılan bir belgeselcilik ve gazetecilik hatırası var.
1998’den 2017’ye, oradan bugüne 2026 tarihine
Yedi Değirmenler ve çevresindeki doğal güzellikleri yıllar önce görüntülemeye başladığımızda, bugün olduğu kadar geniş kitlelerin bildiği bir turizm merkezi değildi.
1998 yılında gerçekleştirdiğimiz belgesel çalışmalarıyla bölgenin doğal güzelliklerini kayıt altına aldık.
Amacımız sadece güzel görüntüler çekmek değildi.
Bir yerin hikâyesini belgelemek, onu geleceğe taşımak ve dünyanın farklı yerlerinden insanların dikkatine sunmaktı.
Yedi Değirmenler’in şelalelerini, ormanlarını, derelerini, değirmenlerini ve yöredeki hayatı kameralarımızla kayıt altına aldık.
Daha sonraki yıllarda da bölgeyi farklı zamanlarda yeniden görüntüledik. 2017 yılında Giresun’da gerçekleştirdiğimiz çekimler sırasında Yedi Değirmenler Tabiat Parkı’nı yeniden belgesel konusu yaptık.
Bugün o görüntüler TGRT Belgesel ekranlarında yeniden hayat buluyor.
Böylece bir belgeselin yalnızca çekildiği gün için değil, yıllar sonrasına da bırakılan bir zaman kapsülü olduğunu bir kez daha görüyoruz.
Yedi Değirmenler neden önemli?
Yedi Değirmenler Tabiat Parkı, Espiye’nin Yeniköy, Akkaya ve Avluca köyleri sınırlarında bulunuyor. Alan, 9 Mayıs 2013 tarihinde tabiat parkı ilan edildi ve yaklaşık 103 hektarlık bir büyüklüğe sahip. Espiye ilçe merkezine yaklaşık 28 kilometre uzaklıkta bulunuyor. (Espiye)
Burasını farklı kılan yalnızca şelaleler değil.
Burada su ile insan emeğinin buluştuğu tarihi değirmenler, mağara, obruklar, çağlayanlar, yeraltı suları ve zengin bir orman ekosistemi bir arada bulunuyor. Resmî envanterlerde park içerisindeki yedi değirmenin yöre halkı tarafından geçmişten günümüze kullanıldığı belirtiliyor. (Ekotaban)
Bugün bazı değirmenlerin yapıları ve iç düzenekleri hâlâ görülebiliyor. Kültür envanterinde örneğin Abdoğlu Değirmeni olarak kayıtlı üçüncü değirmenin geleneksel taş yapı özelliklerini ve değirmen mekanizmasını koruduğu belirtiliyor. (Doğu Karadeniz Kültür Envanteri Projesi)
Bu değirmenler bize aslında çok önemli bir medeniyet hikâyesi anlatıyor:
Su varsa hayat vardır.
Su varsa üretim vardır.
Su varsa köy vardır.
Su varsa medeniyet vardır.
Karadeniz insanı yüzyıllar boyunca dağlardan gelen suyu sadece içmek için değil, üretmek için de kullanmış; değirmen taşlarını suyun gücüyle döndürerek alın terini una ve ekmeğe dönüştürmüştür.
Yedi Değirmenler bu geleneksel hayatın tabiatla bütünleşmiş canlı bir hatırasıdır.
Şelalelerin ülkesi
Yedi Değirmenler’in en dikkat çekici özelliklerinden biri de şelaleleridir.
Parkın içerisinde yer alan şelalelerden bazıları yaklaşık 35-40 metre seviyelerine ulaşmaktadır. Doğu Karadeniz Kültür Envanteri’nde ikinci değirmen şelalesinin yaklaşık 40 metre, altıncı-yedinci değirmenler şelalesinin ise yaklaşık 35 metre yüksekliğinde olduğu kaydediliyor. (Doğu Karadeniz Kültür Envanteri Projesi)
Yağmurun ve kaynakların beslediği sular kayaların arasından süzülerek çağlayanlara dönüşüyor.
Bazen ince bir perde gibi…
Bazen güçlü bir nehir gibi…
Bazen de sessizce kayaların arasından akarak yoluna devam ediyor.
İşte belgeselci için böyle yerler büyük bir hazine.
Çünkü tabiat burada kendi senaryosunu yazıyor.
Biz sadece kamerayı açıp o senaryoya tanıklık ediyoruz.
Pangal Şelalesi: Espiye’nin başka bir su hikâyesi
Yedi Değirmenler’e giden güzergâhta karşımıza çıkan önemli doğal güzelliklerden biri de Pangal Şelalesi.
Pangal Şelalesi, Espiye’nin Soğukpınar beldesi çevresinde, Gelivera Deresi üzerinde yer alan ve yöre halkının uzun yıllardır bildiği doğal güzelliklerden biri.
Espiye İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün coğrafya bilgilerinde de Pangal Şelalesi, ilçenin gezilip görülmesi gereken doğal alanları arasında sayılıyor. (Espiye MEB)
Pangal’ın özelliği, yalnızca bir şelale olmasından kaynaklanmıyor.
Burası aynı zamanda yöre insanının tabiatla kurduğu ilişkinin bir parçası.
Yaz sıcaklarında insanlar buraya geliyor, suyun serinliğinden faydalanıyor, aileleriyle vakit geçiriyor.
2018 tarihli haberlerde Pangal Şelalesi’nin yaklaşık 5 metre yüksekliğinde olduğu ve suyunun yaz aylarında oldukça soğuk olduğu aktarılmıştı. 2019 yılında yayımlanan haberlerde ise şelalenin Yedi Değirmenler Tabiat Parkı güzergâhında bulunması nedeniyle ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri hâline geldiği belirtiliyordu. (İHA)
Bu durum bize şunu gösteriyor:
Bir doğal güzelliğin turizm değerine dönüşmesi, önce onun fark edilmesiyle başlıyor.
Sonra fotoğrafçı geliyor.
Gazeteci geliyor.
Belgeselci geliyor.
Kamera geliyor.
Haber geliyor.
Ve yıllar içinde o güzellik daha geniş kitleler tarafından tanınmaya başlıyor.
Tabiat parkı ilanından geleceğe
Yedi Değirmenler’in 2013 yılında tabiat parkı ilan edilmesi, bölgenin doğal ve kültürel değerlerinin korunması açısından önemli bir dönüm noktası oldu. (12. Bölge Müdürlüğü)
Bugün park; şelaleleri, sürekli akan dereleri, mağarası, obrukları, değirmenleri ve orman dokusuyla doğa turizmi açısından dikkat çekici bir alan.
Doğu Karadeniz Kültür Envanteri de alanın ülke çapında bilinirliğinin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor. (Doğu Karadeniz Kültür Envanteri Projesi)
Giresun Valiliğinin 2024 yılında yaptığı açıklamada da Yedi Değirmenler’in şelaleleri, yeraltı suları, flora ve faunasıyla turizm potansiyelinin değerlendirilmesi ve korunması gerektiği vurgulanmıştı. (Giresun Valiliği)
Bütün bunlar gösteriyor ki Yedi Değirmenler sadece bir piknik ve gezinti alanı olarak görülmemeli.
Burası;
doğa, kültür, su, geleneksel üretim, kırsal hayat ve turizmin birlikte okunabileceği bir açık hava kitabıdır.
Bir belgeselcinin gözünden Yedi Değirmenler
Benim için Yedi Değirmenler’in ayrı bir anlamı var.
Çünkü yıllar önce bu coğrafyada kamera kullandığımızda bugün olduğu gibi yüksek çözünürlüklü kameralar, cep telefonları, sosyal medya ve dijital yayıncılık yoktu.
Görüntüyü çekiyor, kasetleri arşivliyor ve yıllar sonra yeniden kullanmak üzere saklıyorduk.
O günlerde belki de en büyük düşüncemiz şuydu:
Bugün gördüğümüz bu güzellikler yarın nasıl olacak?
İşte belgeselcilik biraz da bunun için yapılır.
Bir ağacın bugünkü halini kaydetmek…
Bir değirmenin nasıl çalıştığını görüntülemek…
Bir şelalenin suyunu belgelemek…
Bir köyde yaşayan insanlarla konuşmak…
Çünkü zaman geçiyor.
İnsanlar değişiyor.
Köyler değişiyor.
Yollar değişiyor.
Tabiat değişiyor.
Fakat arşivde kalan görüntüler geçmişle gelecek arasında köprü kuruyor.
Bu yüzden yıllar önce çektiğimiz Yedi Değirmenler görüntülerinin bugün yeniden TGRT Belgesel ekranına gelmesini çok anlamlı buluyorum.
Suyun hafızası, kameranın tanıklığı
Yedi Değirmenler’de su akmaya devam ediyor.
Değirmenler geçmişin hikâyesini anlatıyor.
Şelaleler zamanın değişmeyen sesini taşıyor.
Ormanlar Karadeniz’in yeşil hafızasını koruyor.
Biz belgeselciler ise bütün bunları kameranın gözüyle kayıt altına almaya çalışıyoruz.
İlim Kültür Tarih Araştırmaları Merkezi’nin kültür hizmeti olarak dünyanın birçok ülkesinde gerçekleştirdiğimiz çalışmaların temelinde de aynı düşünce bulunuyor:
Gezmek, görmek, araştırmak, belgelemek ve geleceğe aktarmak.
14 yıldır TGRT Belgesel’de her gün yayınlanan Devr-i Âlem belgesel programlarımız da bu anlayışın bir parçası.
Yedi Değirmenler’de yaptığımız çalışmalar, aslında sadece Espiye’nin değil, Anadolu’nun doğal ve kültürel mirasının belgelenmesine yönelik uzun soluklu bir arşiv çalışmasının da parçasıdır.
Espiye’den dünyaya
Bugün artık Yedi Değirmenler’i yalnızca Espiye’nin veya Giresun’un doğal güzelliği olarak düşünmemek gerekiyor.
Burası Türkiye’nin Karadeniz’deki doğal ve kültürel mirasının önemli duraklarından biridir.
Ancak tanıtım kadar önemli olan başka bir konu daha var:
Koruma.
Şelaleyi korumadan turizmi geliştiremeyiz.
Ormanı korumadan doğa turizmi yapamayız.
Değirmenleri korumadan geçmişimizi anlatamayız.
Mağaraları ve obrukları korumadan gelecek kuşaklara doğal miras bırakamayız.
Bu nedenle Yedi Değirmenler’in geleceği; koruma, bilimsel araştırma, doğru tanıtım, güvenli ziyaret ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla birlikte düşünülmelidir.
Son söz: Tarihe not düşmek, zamana noterlik yapmak
Yıllar önce Espiye’nin dağlarında, derelerinde ve şelalelerinde kamera kullanırken belki de en önemli şeyin zaman olduğunu düşünmüştük.
Bugün o görüntüler yeniden ekrana geliyor.
Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen şelalenin sesi aynı.
Suyun akışı aynı.
Dağın yeşili aynı.
Değirmenlerin hikâyesi aynı.
Değişen sadece zaman.
İşte belgeselciliğin anlamı burada ortaya çıkıyor.
Dünü bugüne, bugünü yarına taşıyabilmek…
Yedi Değirmenler’in suyuna, değirmenlerine, şelalelerine ve insanlarına bir kez daha selam olsun.
1998’den 2017’ye, 2017’den 2026’ya uzanan bu belgesel yolculuğunda bizim görevimiz belliydi:
Gezmek, görmek, araştırmak, çekmek, yazmak ve geleceğe bırakmak.
Çünkü bizim mesleğimizde değişmeyen bir ilke var:
Tarihe not düşmek, zamana noterlik yapmak.
Ve bugün Espiye Yedi Değirmenler’in görüntüleri TGRT Belgesel ekranında yeniden yayınlanırken, yıllar önce çektiğimiz görüntülerin zamana karşı nasıl bir hafıza oluşturduğunu bir kez daha görüyoruz.
Espiye Yedi Değirmenler’den Pangal Şelalesi’ne…
Karadeniz’in suyla yazdığı bu eşsiz tabiat hikâyesini gelecek nesillere taşımaya devam edeceğiz. ( bu yazının hazırlanmasında yapay zekadan yararlanılmıştır )
Belgeselci İsmail Kahraman
Devr-i Âlem Belgesel TV Programı
İlim Kültür Tarih Araştırmaları Merkezi – İKTAV
TGRT DE ESPİYE YEDİ DEĞİRMENLER TABİAT PARKI BELGESELİMİZ YAYINLANIYOR
https://www.facebook.com/share/Nkb6fT/?mibextid=wwXIfr
İlim kültür tarih araştırmaları merkezi www.iktav.com vakfı kültür hizmeti olarak dünyanın bir çok ülkesinde çektiğimiz devri alem belgesel Tv programımız Her gün bir çok tv kanalında yayınlanmaya devam ediyor
An itibari ile 17 Eylül 2026 bu gün 2017 Tarihlerinde
GİRESUN da Çektiğimiz
ESPİYE YEDİ DEĞİRMENLER TABİAT PARKI BELGESELİMİZ YAYINLANIYOR
https://www.facebook.com/share/MLVTiZ/?mibextid=wwXIfr
14 yıldır Her gün TGRT belgesel tv de sabah 08 öğleyin 13. ve gece 03 de yayınlanan devri alem belgeselin programlarımızı internet den izleyebilir kitaplarımızı www.ismailkahraman.net den indirip okuyabilir görüş öneri ve yorumlarınızı bizlerle paylaşabilirsiniz
DEVRİ ALEM BELGESEL TV PROGRAMLARIMIZ
https://www.youtube.com/@TVDevriAlem
İKTAV BELGESEL YAYINCILIK BELGESELLERİMİZ
https://www.youtube.com/c/BELGESELYAYINCILIK/videos
KİTAP YURDU DEVRİ ALEM YAYINLARI
https://www.kitapyurdu.com/index.php?route=product/publisher_products/all&page=1&publisher_id=11692&filter_in_stock=1&sort=rating_count&order=DESC&srsltid=AfmBOoovsKpmMSWqGZenbK0JquargK56Re8Hp36IRr5uX5Pvf-VqsZY-&srsltid=AfmBOoriUQvwF-F1G14SpGyOD7RfuZbneJ107_CFaBm-P4hGslT





