Sayfa Seç

BELGESEL TADINDA KOCAELİ’ DE KÜLTÜR YOLCULUĞU (2)

reklâm

Yazar hakkında

*KÜLTÜR VE TURİZM KENTİ KOCALİ

İzmit’ten günübirlik gidilebilen Kerpe, Kefken, Cebeci ve Sarısu doğal çevre güzelliğinin bozulmadığı yerler. Zengin balık çeşidi, tertemiz çam havası ve doğal plajlarıyla Kerpe adeta bir tutku beldesi. Kandıra’ya 20 km. uzaklıktaki Kefken ise kıyı yerleşimleri içinde en gelişmiş olanı. Kefken adasında vahşi doğayla içiçe sayısız koylar, tatilcileri bekliyor. Cebeci “grup vakti” eşsiz güzellikler sunar. Sarısu, 1 km. uzunluğundaki kumsalı ve masmavi deniziyle gerek günübirlik turizme, gerekse doğayla baş başa kalmak isteyen tatilciler için ideal bir belde.

Kocaeli il sınırları içinde Sapanca ve Hersek Gölleri çarpıcı bir güzelliğe sahip. Yorgunluk atmak için Maşukiye’den Kartepe’ye çıkmak yeterli. Buradan İzmit’i ve Sapanca’yı seyretmenin keyfine doyum olmaz.

 Bir zamanlar , Hendek’ten Şile’ye, İznik’ten Tuzla’ya kadar sınırları geniş olan Kocaeli zaman içinde coğrafi olarak küçülmesine rağmen Sanayi ve ticari olarak güçlenip  Uluslar arası sanayi ve ticaret merkezi haline geldi.

 * SANAYİ TARİHİNDE KOCAELİ’NİN  YERİ…

Kocaeli konumu itibariyle tarihsel gelişim sürecinde ticaretin ve sanayiinin önemli merkezlerinden biri olagelmiştir. Tarihi belgeler  Türk sanayi hareketinin ilk olarak  Kocaeli bölgesinde  başladığını gösteriyor.

Türklerde sanayileşme hareketi  Kocaeli’de başlar.  Kumaş dokuma, askeri malzeme,çimento sanayi, kağıt ve ipek halı fabrikaları 18. yüzyılda Kocaeli bölgesinde kurulur. Hereke’de halıcılık, Abdulmecid’in fermanı ile o zamana kadar İstanbul’un Üsküdar semtinde saraya halı dokuyan ailelerin Hereke’ye nakledilmesiyle başladı. Dolmabahçe Sarayı’nın perde ve döşemelik kumaş talebinin yanı sıra sarayda yaşayanların giysi gereksinimlerini karşılamak amacıyla 1843’te Hereke’de bir dokuma fabrikası kuruldu. Yıldız Sarayı için dünyanın en büyük halısı olarak ün yapan 560 m2 boyutundaki halı 1892’de bu fabrikada dokundu…Hereke halı fabrikası  Kabe örtüsü ve  Beyazsaraya  halı dokunması ile de  ün kazandı….

Hereke Yünlü  Dokuma Fabrikası, halıcılığın günümüze kadar geçen bir buçuk asır içinde ürettiği ipek ve yünlü halıları ile dünya halıcılık literatürüne girdi.. Hereke ipek halılarının en önemli özelliklerinden birisi, kullanılan ipeğin kozadan çekiminin elle gerçekleştirilmesidir. Hereke halıları Anadolu geleneksel halıcılığın 20. yüzyıl sentezidir. Türk halıcılığını dünyaya tanıtan  Hereke halıları son yıllarda   vefasızlığa  kurban gitti.Hereke Halıları’nın yeniden dünya  markası  olacağı günü bekliyor…

Kocaeli  sanayi ve teknolojide Özellikle Cumhuriyetten sonra Türkiye’nin lokomotif görevini üstlenen illerden biri oldu. Ülkemizin planlama dönemi içinde başlayan  1960-1975 yıllarında yoğunluk kazanan sanayii yatırımlarıyla Türkiye’nin en hızlı gelişen sanayi bölgelerinden biri haline geldi. Bunun sonucunda Kocaeli, Türkiye imalat sanayisi içindeki payı yüzde 13’e ulaşarak İstanbul’dan sonra ikinci sanayii merkezi olma özelliğini son 20 yıldır koruyor. Türkiye’nin 100 büyük sanayi tesisinden 16’sı  Kocaeli’de faaliyetini sürdürüyor. Çok uluslu sanayi kuruluşları  yatırım için Kocaeli bölgesini tercih ediyor.

Kocaeli’nin ekonomik yapısını ve kalkınmasını sanayi sektörü şekillendiriyor. Genel bütçe vergi gelirlerinin ortalama yüzde 15’ini karşılayan Kocaeli, bir başka ifadeyle 59 ilin bütçeye yaptığı katkıyı tek başına gerçekleştiriyor.

Türk imalat sanayiinin dinamiğini oluşturan Kocaeli imalat sanayiinde ulaştığı yüksek teknoloji ile Türk sanayiinin kalbi durumunda.

Kocaeli Organize Sanayi Bölgeleri, Serbest Bölge ve Teknopark Projeleri ile bir Teknokent olma yolunda hızla ilerliyor. Kocaeli KOBİ’lerin de yoğun olduğu merkezlerden biri. Kocaeli’nde  binlerce küçük ve orta ölçekli  sanayi kuruluşu  faaliyet gösteriyor.

Kocaeli’nde sanayii belli bir bölgede disipline etmek amacıyla 1980’li yılların sonunda Organize Sanayi Bölgelerinin kurulma çalışmaları başlatıldı. Türk sanayicisinin örnek aldığı  ve bir çok ilklerin gerçekleştiği  Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde sunulan hizmetler gelişmiş ülkelerdeki endüstri parkları düzeyinde… Kocaeli’de değişik sektörde faaliyet gösterecek  bir çok  Organize Sanayi bölgesi  kurma çalışmalarına devam ediliyor.

*BİLİM VE TEKNOLOJİ ŞEHRİ KOCAELİ..

Türkiye’nin önemli ve büyük potansiyelini oluşturan Kocaeli’nin sahip olduğu bu varlık, bir serbest bölge kurulması ihtiyacını yarattı. Kocaeli Sanayi Odası öncülüğünde  Serbest Bölge kurma çalışmaları sürüyor… TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Kocaeli Üniversitesi, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Türk Standartları Enstitüsü , Küçük ve Orta Ölçekli  Sanayi geliştirme Merkezi,Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü  ve  TÜBİTAK  Teknoloji Geliştirme Merkezi, Sanayinin gelişmesini teşvik eden  kurum ve kuruluşlar olarak  Kocaeli’de faaliyet gösteriyor.

Osmanlı’dan Cumhuriyete Türk sanayiinin gelişmesine öncülük eden  Kocaeli’de bir sanayi  müzesi olmaması büyük  bir eksiklik. Sanayi Bakanlığımız, TOBB, Sanayi ve Ticaret odalarımız Kocaeli’deki  bu eksikliği gidermeli.. Sanayi müzesi  Türk sanayisinin geldiği noktayı gösterecek, başarımızı gençlerimize de öğretmiş olacağız..

  *NİKOMEDYA UYGARLIĞIN’DAN   İZMİT SANCAĞI’NA

     İzmit, Körfez’in doğu ucuna yakın kıyılara kurulu bir şehir. Ülkemizin ulaşımında önemli bir konuma sahip. Kara, demir, deniz ve hava yolu ulaşımıyla Türkiye’nin en önemli geçiş noktalarından birisi.

TEM Otoyoluyla İstanbul-Ankara arası yolculuk yapanlar İzmit’ten geçerler. Buradan gidenler ne yazık ki, biraz iç kısımlarda kalan, tarihi ve tabii güzelliklerden habersiz geçip giderler. Ne Pembe Köşk’ü, ne Kartepe Kayak Merkezini, ne Kasr-ı Hümayun’u, ne de Saat Kulesini göremezler. Tüm bu güzelliklerin olduğunu bilseler… Hele Şehir merkezinde bir tarihi zenginlik tablosu Pertevpaşa Külliyesinin varlığını bilseler, uğramadan, geçemezler.

İzmit, tarihi en eski şehirlerimizden biri. Geçmişin tüm kültürlerini kucaklar. Doğu ve batı arasında bir köprü adeta. Gün geldi Astakos adıyla anıldı, gün geldi Nikomedia adını aldı. Sonra İznikomidin. İzmit, depremlere ve savaşlara rağmen binlerce yılın kültürlerini içinde barındırdı. İzmit, Türklerin denizle tanışıp ilk Türk donanması ve ilk Tersanenin kurulduğu yer. Tarihi   Nikomedya Uygarlığın’dan Osmanalı’nın   İzmit  sancağına bu bölgede nice medeniyetler  kurulup kültürler yaşadı.

* COĞRAFYACI STRABON’A GÖRE İZMİT

Coğrafyacı Strabon’a göre Sakarya Irmağı ile İstanbul Boğazı arasında kalan bölgeye M.Ö. 1200-800 yılları arasında Ege’den gelen Bebrikler, Misler ve Bitinler yerleşti.

M.Ö 8. yüzyılda, Helenler, Anadolu kıyılarına koloniler kurmaya başladı. Bunlardan biri de Megaralılar.  Megaralılar M.Ö. 712 yılında buraya geldi ve “Baş İskele” mevkiinde Astakos adı verilen şehri kurdu. Bölge kısa zamanda bir LİMAN ve TİCARET KENTİ olarak gelişti.

M.Ö. 435 yılında Perikles’in gönderdiği Atinalı göçmenler kente yerleşti. Hızla gelişen ve kendi sikkelerini basan Astakos’un M.Ö. 455 ve M.Ö. 425 yıllarında Atik-Delos Birliği’ne üye olduğu görülür.

Bithynler M.Ö. 7. yüzyılda bu bölgeye geldi. Bithyn Krallarından I. Nikomedes, atası Dedalses’in ele geçirdiği ancak İskender’in komutanlarından Lisimakhos’un yakıp yıktığı Astakos şehrinin karşısına M.Ö. 264 yılında yeni bir kent kurarak NİKOMEDİA adını verdi ve krallığına başkent yaptı.

   *İZMİT’İN TARİHİNDE NİKOMEDYA  MEDENİYETİ

Nikomedia, Helenistik bir kent olarak İzmit körfezine hakim tepelerden birinin üzerinde kuruldu. Bir müddet sonra halk, ticaret ve gemicilik işleri için deniz kıyısına indi. Böylece Nikomedia, kısa sürede genişleyerek görkemli ve bayındır bir kent haline geldi. Bithynia krallığının yeni başkenti Nikomedia yedi Kral’a yönetim merkezi oldu.

Nikomedia, M.Ö. 74 yılında Roma’nın eyalet merkezi oldu. M.Ö. 95-63 yılları arasında Mithridates Savaşları sırasında Nikomedia büyük ölçüde tahrip gördü. Buna rağmen Nikomedia’da oturan Romalı valiler, kenti 285 yılına kadar 3 neokoros tapınak, 2 su yolu, dış surlar, basilikalar, askeri garnizon ve köşklerle donattı.

İmparator Diokletianus, M.Ö. 285 yılında Nikomedia’yı Roma İmparatorluğu’nun başkenti yaptı ve Nikomedia’yı dünyanın 4. büyük şehri haline getirdi. Bu yeni başkentinde Devlet Sarayının yanı sıra kendisine, karısına ve kızına da saraylar, hipodrom, zırh fabrikası, tersane ve sirk yaptırmış, kent surlarını onartmış. O dönemlerde Nikomedia, Anadolu’da para basan 3 kentten biriydi. Hakkında övgüler düzülüyor, deniz ve kara ticareti Nikomedia’ya bağlanıyordu. Libanius ve Lactantius gibi söylev ustaları kentte dersler veriyorlardı.

Ne yazık ki 330 yılında Byzantion’un yani İstanbul’un Doğu Roma’ya başkent olması Nikomedia’yı gözden düşürdü. Buna rağmen “Doğu” ile ilişkiler öncelikli olduğu sürece önemini korudu. Stratejik bir liman ve karayolu durağı olmaya devam etti.

Arap ordularının Bizans’a saldırıları sırasında kent yağma edildi ve halk büyük zarar gördü. Bir ara Latinlerin ve Selçukluların hakimiyetine geçen Nikomedia daha sonra Osmanlıların eline geçti.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

Son Videolar

Yükleniyor...

error: Content is protected !!