BENZEYE BENZEYE
Sevgili anneannemin söylediklerini hayatıma klavuzluk eden minik bir not defteri gibi taşıyorum cebimde.Sanki yıllar geçtikçe daha iyi idrak ediyorum hamdolsun.
Mevsimler için;”benzeye benzeye yaz,benzeye benzeye kış ” derdi.Ama bunu biraz derin düşününce başka sahillere vurdu düşüncelerim…
“Benzemek” …Yaz kışa,kış yaza nasıl benzerdi?İnsan ömrü boyunca nasıl değişir,kimlere benzerdi?Yine cevabı heybemdeki şu meşhur sözde buldum:”Bülbülle giden güle,kargayla giden çöplüğe gider.”
Sonra bir ayet-i kerimenin huzuru kapladı ruhumu! “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun. “(Tevbe-119)
Öyleyse farkında olarak ya da olmayarak boyanacaktık çevremizin rengine!Biraz muhasebe ettim kendimi!
-Kimlere benzemekti amacım?
-Etrafimda kimlerin olmasını arzu ediyorum?
-“Kişi sevdiğiyle beraberdir” hadisini duyunca içim içime sığmıyor heyecanlanıyor muyum?
-Hayranlık beslediğim kişiler kimler ve Hak rızası hayatlarının neresinde?
-Benzemek istediğim,olmak istediğim şey için gayretim ne kadar?
Biraz etrafa bakınca huzur bulduğum güzel örneklerden başka ibretler takılıyor gözüme. Faturayı yine kendime çıkarıyorum. Yeterince dua ediyor muyum?Gördüklerime ne kadar fayda sağlayabiliyorum?
-Su gibi delikanlıların kavvam fıtratlı yaradılışlarının aksine ,kızlardan daha nahif tavırları ile kızlara kızlardan çok benzetmeleri (!)
-Erkeklere dudak ısırtan küfürleri ile nahif yaradılışlarının aksine,sert tavırlı kızların erkeklerden daha çok erkeğe benzetmeleri (!)
-Bakınca Müslüman mı gayrimüslim mi ayırt edilemeyen insanlar…
-Çocuğu güzel birşeyler yapınca “aynı benim aileme benziyor “
hoşa gitmeyen birşeyler yapınca “aynı babasına benziyor ” diyebilen garip anneler vs.vs.vs.
Boşverelim dert,tasa,sorun,eksik görmeyi de, Müslüman’a hediye edilen bayramlar yaklaşırken “benzeye benzeye ” seçimimizi yapalım:
Orucu tutmak değil de, orucun elinden tuttuğu ve kulluğa yakınlaştırdığı kullara benzesin hâlimiz…
Her sahura uyanışımız nefsine hizmetkâr olmaya değil de, teheccüd ile ruhunu doyurmaya talip olma şuuruna benzesin…
Zekât ve sadakalarımız vesilesi ile Halil İbrahim bereketini hissedip cömert kullara benzesin ruhumuz,kalbimiz…
Hz.Hacer gibi “Allah’tan emir ise teslim olmak gerekir ” diyecek bir imana benzesin imanımız…
İbrahimce bir sevdaya benzeyen sevdaya benzesin sevdalarımız…
Hz.Ismail’in minik yüreğine sığan dev hürmete benzeyen hürmete benzesin edebimiz…
Oruç ile ahiretimizi tehdit eden herbir sebebi düşünmeden hayatımızdan çıkaracak bir iradeye ulaşmaya niyet etmeliyiz ki amacına ulaşsın tutulan oruçlar… Verilen zekâtlar,kılınan teravihler, hazırlanan iftar sofraları dönüştürücü bir etki yapmalı hayatımızda…Ki “onbir ayın sultanı” hayatımızda can bulsun…
Kurban bayramı gösteriş,et stoğu muydu ki derin dondurucu derdi sarıyor etrafı? Nefsimizi kurban edebildiğimiz,ruhumuzu Hakka teslimiyetle doldurduğunuz nice bayramlar ile cennete yürümek nasip olsun…
Bayramlar ile cennet ehline benzeme çabamız dirilsin…
Ve dünya son bulup, sonsuzluğa açılan o kapıda benzemek için var gücümüzle gayret edişimiz, cennet anahtarımız olsun inşallah.
Selâm ve dua ile…