Bilişim Vadisi’nde soru işaretleri?
Bilişim Vadisi, bu bölge için , Gebze için çok önemli bir proje. Ancak oldukça ağır ilerlediği ve bir çok eksiği olduğu da bir gerçek. Gerek yönetim anlamında, gerekse işlev anlamında henüz istenilen düzeyde olmadığı da ortada. Geçtiğimiz günlerde bu kurumda çok önemli olduğunu düşündüğüm bir çalıştay düzenlendi. Biz de kurucumuz İsmail Kahraman ve İHA Gebze temsilcisi arkadaşım Samet Kahraman’la davetli olduğumuz için Bilişim Vadisi’nin yolunu tuttuk. Şahsım adına, geniş bir katılım bekliyor, burada konuşulacak konuları kafamda tasavvur ediyordum. Ancak beklediğim gibi olmadığını söyleyebilirim. Bilişim Vadisi ve Doğu Marmara Bölgesi’nin kısa, orta ve uzun vadeli stratejik planlaması için MARKA ile gerçekleştirilen çalıştay için Bilişim Vadisi’ne gelenler, bir ‘Çalıştay’ terimi ile uyuşmuyordu. MARKA genel sekreteri bu projenin en başı burada yoktu. Bilişim Vadisi bu projenin diğer ortağı o da genel müdür seviyesinde temsil ediliyordu. Kaymakam Mustafa Güler’in dışında üst düzey bir bürokrat, yerel yönetici, OSB veya TÜBİTAK temsilcisi yoktu. Çalıştayda Bilişim Vadisi ve Doğu Marmara Bölgesi’nin kısa, orta ve uzun vadeli stratejik planlaması için hazırlanan rapor düzenlenen tanıtım programı basına tanıtılacaktı ancak Anadolu Ajansı, Gebze Haber ve bizim dışımızda bir gazeteci dahi yoktu. Yıldız Üniversitesi bu çalıştayın moderasyonunu üstlenmiş. Sevgili Halit Keskin hoca, daha önce yine Bilişim Vadisi’nde Temmuz ayında gerçekleşen Bilişim Çalıştayı’nın sonuç raporunu katılan az sayıda katılımcıya aktarıyor, kendi deyimiyle bir sunum yapıyordu. Oysa hemen yanı başımızda üstelik Bilişim Vadisi’nin paydaşı olan Gebze Teknik Üniversitesi var. Neden bu kurum bu çalıştayı üstlenmedi ki? Temmuz ayında yapılan çalıştayda isimleri olan Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy, Sanayi ve Teknoloji Bakan yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, Bilişim Vadisi yönetim kurulu başkanı Habip Asan’dan hiç biri bu çalıştayda yoktular. Koskoca MARKA’nın raporla ilgili bilgilendirmesi temsilci memur Cem Bayrak’a bırakılmıştı. ÇAlıştay için Bilişim Vadisi katılımcılarından da çok fazla katılım yoktu. Ortem, Ritma Teknoloji, Oskan Otomasyon, Mirengi Yazılım ve Danışmanlık, Elpo Bilişim ve Hamle Mühendislik…
Hani Bilişim Vadisi’nde 60’yakın firma vardı?
Onların buradaki çalışmalarla ilgili söyleyecek tek bir sözü yok muydu?
Hani bir cazibe merkeziydi?
Çalıştaya son anda katılan GTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arif Çağdaş Aydınoğlu, ev sahibi olması gereken bir çalıştaya oraya emaneten gelmiş gibiydi;
‘Hazır buradayken söz verelim’ anlayışında bir söz verildi, projeyle ilgili üniversitenin görüşlerini aktardı.
Soru -Cevap kısmında soru sorma fırsatı bulduk. Yılların tecrübesi gazeteci ağabeyim, gazetemizin kurucusu İsmail Kahraman, eski anılarıyla birleştirip Sanayi Müzesi’nin Bilişim Vadisi’nde olması gerektiğine dikkat çekti. Bu fikir not alınarak Bilişim Vadisi’nin gündemine ekleneceği belirtildi. Ben de Bilişim Vadisi’nde gerek inşaat gerekse katılım anlamında işlerin ağır yürüdüğünü, doluluk oranının henüz yeterli seviyede olmadığını ve kamulaştırma işlemlerinin ne durumda olduğunu sordum. Aldığım cevap her zamanki gibi masa başı cevabı ve yuvarlak cümlelerden oluşan bir cevaptı.
Şaşırdım mı?
Elbette hayır.
Bilişim Vadisi’nin değerli genel müdürü bir çok basın ve TV ekranında röportaj verirken, elbette buradaki arsa sorunlarını, kamulaştırma ve bu sebeple mağdur edilen Muallimköy vatandaşlarını, henüz tamamlanamayan binaları anlatmadı. Tıpkı, bu sorunları bilen, görüşmede gündeme getirebilecek bir yerel gazeteye randevu vermediği gibi…
Bana göre bu önemli proje sakat doğmuştur…
Bilişim Vadisi henüz içerisinde tam olarak nelerin yapılmak istendiği, hangi sektörlerde ülke bilimine, sanayisine ve ekonomisine katkı sunacağı konusunda yeterince şeffaf olamamıştır.
Buraya gelen ve görev yapan genel müdürlerde maalesef bu projeyi ne bölgeye, ne bölge sanayicisine ne de topluma tam olarak anlatamamıştır…
En son Çinli Huawei’nin TÜBİTAK’ın Öncül Ar-Ge Laboratuvarı Destek Programı çerçevesinde imzalanan ‘Akıllı Şehirler’ laboratuvarı dışında gözle görülür bir yatırım da almamıştır. Almışsa da biz ve kamuoyu bunu bilmiyor!
Biz, Bilişim Vadisi gibi Türkiye’nin ve de Cumhuriyet Tarihinin en devasa projesinin bizim bölgemizde olmasından her zaman gurur duyduk.
Burada gece gündüz şantiyelerin çalışmasını, projenin her etabının süratli bir şekilde tamamlanıp Dünya devi firmaların burada bilim ve teknoloji tasarlamalarını istedik. Bunu yaparken gerek tedarik anlamında, gerek iş gücü anlamında gerekse potansiyel anlamında Gebze ve Bölgeyle entegre olmasını istedik.
Gebze’de mesleki ve teknik liseler, Bilişim liseleri, Gebze Teknik Üniversitesi bu vadide cirit atsın istedik. Onların öğrencileri bu kurum içerisindeki firmalarda staj yapsın, bu kurumların öğretmenleri ve akademisyenleri buradaki firmalarla etle tırnak gibi olsun istedik…
Dünya bugün nesnelerin interneti, yapay zeka, akıllı şehirler ve merkezsiz Ar-Ge’yi konup, bu anlamda projeler üretirken, Bilişim Vadisi’nde hala kuluçka merkezlerini, 2.Etap inşaatları, 3.Etapta neler alacağını konuşmayalım istedik.
Bilişim Vadisi içinde, bunca firmanın üs kuracağı bir plato içerisinde bilişim liseleri, yazılım lisesi hatta siber güvenlik ve yapay zeka liseleri olsun istedik…
Okullarla birlikte ortak Bilim günleri, yazılım ve robot yarışmaları yapılsın, Bilim olimpiyatları yapılsın istedik…
Çok şey mi istiyoruz yoksa???