Anasayfa > Köşe Yazıları  >  BİR DİLEK İLE DİLEK CESUR OLMAK

BİR DİLEK İLE DİLEK CESUR OLMAK



Kıymetli okuyucularım bu hafta yazımızda sizlere Gebze’nin yetiştirdiği büyük değerlerden biri olan, söyleşileri konferans salonun dışına taşan, kitap imza günlerinde saatler süren, ulusal medyanın aranan ismi olan “Ben önce bir anneyim” sözleri ile aile ve çocuk eğitimi üzerinde ehil olan ve kitapları yok satan, ama gördüğüm asıl olan ilmi kadar samimiyeti ile gönüllere işleyen biri yani Eğitimci-Yazar Dilek Cesur hocamız sizlere anlatmaya çalışıcam…

Dilek Cesur’un kendisiyle tanışmamız kitap konusunda olmuş, kendisini bizzat “Gebzeli Yazarlar Kitap Tanıtım Günlerinde” etkinliğine davet ve sonrasında daha detaylı tanıma imkanı buldum ve kendisi çok yoğundu hem de çok çok yoğundu Kitap fuarı projemizden kendine bizzat bahsedince şu sözleri gerçekten benim için çok özel oldu “Birçok yere gidip, bildiklerimizi anlatıyoruz ve oradan gönüllere işlemeye çalışıyoruz ve siz Gebze diyorsunuz bunun sadece yer, zaman ve konusunu söylemeniz yeterli çünkü burası ben, ben ise burasıyım” diyerek tüm samimiyetiyle bir gönül dağı oldu bizlere Eğitimci-Yazar Dilek Cesur hocamız var olsunlar.

1984 yılında Eskişehir’de dünyaya gelen yazar Anadolu Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. 12 yıldır devam ettirdiği öğretmenlik mesleğinin yanı sıra oyun terapisi, masal terapisi, NLP ve çocuklarda bilişsel davranış terapisi konularında eğitimler aldı.

Oyunları ve etkinliklerin çocukların gelişim sürecine katkılarıyla ilgili çalışmalar yaptı.

Evli ve iki çocuk annesidir.

Çocuğunuzu kucağınıza aldığınız ilk anı hatırlıyor musunuz? Yavrumuza zarar gelmesin diye ona bütün merhametimizle sarılıyoruz. Onu kendimizden bile sakınıyoruz.  Geceler boyu ayakta kalmaya, çocuğumuzun zamansız ağlama krizlerine sabrediyoruz. Uykusuz kalıyoruz, yorgun oluyoruz, yemek bile yiyecek vakit bulamıyoruz ama yine de ona merhamet etmekten vazgeçmiyoruz. 

Sonra bir şey oluyor. Biz hassasiyetimizi kaybediyoruz. Çocuğumuz büyüdükçe sabrımız küçülmeye başlıyor. Bir anda öfkeli ve sürekli bağıran bir insana dönüşüyoruz. Ne değişiyor da biz böyle bir insan oluyoruz? Bence neden biliyor musunuz? Biz en çok kendimize, çocuklarımıza, sevdiklerimize göstermemiz gereken sabrımızı, gün içinde sağda solda tüketiyoruz. Asıl ihtiyaç hâlinde kullanamıyoruz.

 Sabrınızın, gücünüzün tükendiğini ve mutsuz olduğunuzu hissediyorsanız, çocuğunuz ve çevrenizdeki insanlar ile ilişkileriniz bozulmaya başladıysa, geçmişinize “iyi”kiler değil, “keşke”lerin biriktiğini düşünüyorsanız ve en önemlisi de merhametli çocuklar yetiştirmek istiyorsanız bu kitap size iyi bir rehber olacaktır.

Babamın babalığından ilham alarak yazdığım bu kitap gelecek güzel günlerinize ışık olacağını umuyorum.


Sıradaki Habere Kaydır