BİR FEDAKAR ÖGRETMEN ÖRNEĞİ: MURAT ÖZDEMİR

Kıymetli okuyucularım bu hafta yazımızda sizlere fark yaratan bir Cumhuriyet öğretmeni, aydın, milli ve hisli bir öğretmenden bahsetmek istiyorum. Düşünün öğrencilerine kitap seçerken kaynak kitap soran, o kitapları araştırıp yazarıyla iletişime geçip ardından önce o kitap okuyup sonra da, kitabın yazarını okula davet edip öğrencilerle buluşturuyor ve dediği şey doğru bilgi, doğru yazar desturunu kendisine şiar etmiş bu öğretmenimiz adı özüyle, sözüyle Murat ÖZDEMİR öğretmen. Bu yaptığı projeleri ise İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Prof. Dr. Erkan GÖKSU hocadan duydum hem sevindim, hem de üzüldüm bu değeri tanımaktan geç kaldığım için. Murat hocayı Pendik Final Lisesinde okulunda ziyaret edip hayalleri ve çalışmaları hakkında bilgi aldım Murat hoca ekstra bu sene Tokat Gaziosman Paşa Üniversitesinde Yüksek Lisansa başladığını ileride ise ülkeme akademik alanda da hizmet etmek, yurtdışına cihangir olan milletimizii temsil edip, tarihin izini sürmek en büyük gayem. Türkiye’den Moğolistan’a ve oradan tüm dünyaya açılıp Altın Elbiseli Adam izinde olucam.
Murat Özdemir hoca bizi konferansa davet etti konu ise “Türk Savaş Sanatını” haydi dostlar bu konferanstan sizlere notlar paylaşalılım, öncelikle davet için kıymetli hocamız Murat ÖZDEMİR’e çok teşekkür ederim.
Türk tarihçiliğinin son dönemdeki en önemli isimlerinden Erkan Göksu hoca’nın “Türk Savaş Sanatı” eser çalışması sizleri başbaşa bırakıyorum Sun-Tzu’nun Savaş Sanatı’ndan aldığı ilhamla Türklerin mesleği olan savaşın, düşünce boyutundaki izini sürüyor.
Kitap ilk olarak savaş ve sanatına dair nitelikli ve incelikli bir araştırmanın sonucu olarak şiddet olgusundan başlayıp Sun-Tzu’nun eserinin yansımalarına, bir İslam/Türk Savaş sanatının varlığına ve Türklerin savaşa nasıl baktığına dair en veciz ifadeleri barındıran Kutadgu Bilig’den önce savaş üzerine yazılmış eserlere eğiliyor. Ardından Kutadgu Bilig’in hikmetli satırları arasına gizlenmiş olan Türk savaş sanatını da tüm sırlarıyla beraber meraklı zihinlere sunuyor.
11. yüzyılda Yusuf Hâs Hâcib tarafından kaleme alınan Kutadgu Bilig, Türk devlet ve toplum düşüncesini en açık ve sade şekilde yansıtan eserlerin ilkidir. Bu eser Türklerin ahlâk, siyaset ve hukuk anlayışlarını son derece felsefî bir derinlikle, kendine has üslubuyla anlatır. Kutadgu Bilig’de savaş, “bilgisiz ve kötülere, anlaşmak istemeyen, adaletsizlik yapan düşmanlara karşı başvurulacak son çare” olarak değerlendirilir. Yusuf Hâs Hâcib bu eserinde savaşa dair görüşlerini sunarken Türklerin savaşla olan ilişkilerinin nasıl olması gerektiğine oldukça zengin bir perspektiften bakar.
Erkan Göksu da bu 1000 yıllık eserden yola çıkarak Türk savaş düşüncesi üzerine titizlikle yaklaşıyor ve daha önce benzeri görülmemiş bir kaynak ortaya çıkartıyor. Bu eser tarih boyunca en korkulu savaşçı milletler arasında anılan Türklerin savaşa nasıl baktıklarını, savaşın öncesinde ve sonrasında önem verdiklerini, savaş sırasında nasıl davranmaları gerektiğini bilge Yusuf Hâs Hâcib’in Kutadgu Bilig’inde geçen hikmet dolu ifadelerle aktarıyor.