Bir Karabacak klasiği!



Darıca G.B ile tanışmam uzun yıllar önce, Gebzespor’la aynı gurupta 3.Lİg’de mücadele ederken başladı. 1990’lı yıllarda bir dönem aynı ligde oynadılar ancak sanki iki komşu semt takımı değil de birbirlerine düşman iki takım gibiydiler o dönemlerde.. Öyle ki ilk izlediğim maçı 1-1 sona ermesine rağmen, maç sonunda  soyunma odalarında ne cam ne de çerçeve kalmıştı. O gün bugün bu iki takım, bu bölgenin en öncü spor kulüpleri olarak bugünlere kadar gelebildiler…

Aradan geçen yıllar, her iki kulüpten Darıca G.B’ni çok daha kurumsal ve üst ligleri iyi bilen bir kulüp haline getirdi. 2.Lig’e yükselme başarısını ilk kez Darıca G.B gösterdi, 3.Lig’de en fazla Darıca G.B kaldı, kulüp yapısı, kulüp tesisleri ve futbolcu- kulüp ilişkileri her zaman üst seviyede olan yine Darıca kulübü oldu..

1990’lı yıllarda amatör kümeye düşen Darıca G.B, düştüğü bu noktadan hızla silkinip çıkarken, ard arda 3.Lig ve 2.Lig’de mücadele etme şansını buldu. Tüm bu serüveni boyunca kulüp olarak ilkelerinden taviz, kurumsallıktan ödün vermeden bugünlere gelmeyi başardı. O günlerden kalan “ Darıca G.B’de hiçbir futbolcunun alacağı kalmaz” anlayışı bugünlere kadar geldi ve sarı-yeşilli ekip bu özelliği ile her daim cazibesi olan ve tercih edilen bir kulüp oldu.

O dönemin Belediye başkanı İbrahim Pehlivan’la başlayan çıkış ve kendini kabul ettiriş, bugün Şükrü Karabacak ve ekibi ile devam etmekte.

Karabacak’ın Belediye başkanı olması sonrası “ kulüp ne olacak?” soruları, bu yöneticinin spordan gelen kimliği ve başarılı yöneticilik anlayışı ile bugün 2.Ligin kapısına gelmeyi başardı. Karabacak; Halil Akbaşoğlu, Özcan Dal, Abdullah Örs ve Mustafa Öztürk gibi sporu seven, spor dostu yöneticilerle bugünün gıpta edilen kulübünü ortaya koyarken, Ziraat Türkiye Kupası final gurubuna kalma, 2.Lig’e yükselme play-off oynama gibi apoletleri de omuzlarında bulundurdu.

Şükrü Karabacak, örnek bir spor adamı portresi çizdi Darıca’da. Darıca Yarı Maratonu, Türkiye Kulüplerarası Atletizm Şampiyonası, Avrupa Kros Şampiyonası gibi önemli spor branşlarında Darıca ismini bu aleme duyurdu. Adnan Şamdan gibi bir spor emekçisini bünyesine katarak, bu sporda da Türkiye’de adeta madalya bırakmadı. Eray Şamdan ismi bugün olimpiyat adayı olarak geçiyor, bu sporcunun daha 21 yaşında 1 dünya  , 6 kez Avrupa şampiyonu ve Premier Lig’de ki başarısı da bu ilgiye ne denli hak ettiğini ortaya koymakta.

Darıca G.B’nin bugün 2.Lig için gün sayması, bu ligin saygı duyulan ve saygıyı hak eden bir kulüp olarak anılmasında kuşkusuz Şükrü Karabacak’ın payı unutulamaz…

Peki iyi de, Darıca G.B devasa kulüplerin olduğu, gerisinde kalan takımların bile onlarca milyon TL’ler harcadığı bir ligde nasıl oluyor da bu mütevazi bütçesi ve kulüp yapısı ile bu liglerin tozunu atabiliyor? Üstelik küçük bir İlçe takımı hüviyeti ile; İşte burada da yine Karabacak farkı ortaya çıkıyor. Şu an Onursal Başkan olarak görülse de, Darıca G.B’de önemli bir mihenk taşıdır Şükrü Karabacak.

Bütçe yapılırken, oyuncu seçimi yapılırken, performansa göre ödemeler yapılırken bile ‘Karabacak fikri’ hep kulübün nihai kararı olmuştur.

Cumartesi günü Darıca’da 3.Lig şampiyonu bir takımı alkışlayacak bu bölgenin sporseverleri. Büyük umutlarla bir proje olarak sunulan, yoluna milyonlarca liralar adeta heba edilen Kocaeli Birlikspor’un darmadağın olduğu, Kocaelispor’un onca mali yardımlara rağmen saha sonuçlarında yerlerde süründüğü, düşme hatlarında can çekiştiği  bir zamanda,  Bölge futbolunun adını kuşkusuz  Gebzespor ve Darıca G.B yaşatıyor..

Önce Gebzespor’la gelen BAL Ligi şampiyonluğu, ardından 3.Lige yükselme play-off maçı ile taçlanan bu başarı, Cumartesi günü Darıca G.B’nin,  Muğlaspor önünde alacağı bir galibiyetle zirve yapmış olacak.  

Yeni Orduspor maçı öncesi bu takımın şampiyon olacağına inanan, Şükrü Karabacak gibi  bir spor adamının yakmış olduğu bu ateş, 3 gün sonra gelecek olan TFF 2.Lİg’e yükselme başarısı ile  daha da alevlenip, Türk sporuna ışık olacak…

Sezon başında ihtimal dahi verilmeyen, sezon ortasında hoca değişikliği ardından da başkan değişikliği ile ‘Darıca çöküşe geçer‘ yorumları yapılan bu kulübün, o zor günlerden bugünün şampiyon takımı haline gelmesinin bir izahı mutlaka vardır;

Karabacak’ın elinde dokunduğu şeyi değiştiren bir değnek te olmadığına göre, bu olsa olsa işi bilmenin, bütçeyi iyi kullanmanın, Darıca’yı ve bölgeyi iyi tanımanın ve hepsinden önemlisi sporun içinden gelmiş olmanın bir getirisi olmalı.

Bakınız, Karabacak’ın imzasını atmış olduğu kulüp sosyal tesisleri, denize nazır 5 yıldızlı otel konforundaki odaları, bugün bir çok futbolcu ve teknik adam için “ işte özlemini çektiğim kulüp” görüntüsünü vermekte… Keza Darıca sahilindeki İskele Park tesisleri , kulübe kalıcı gelir getirmesi anlamında en önemli proje denilebilir;

Kısacası Darıca’da bir ‘Şükrü Karabacak Klasiğine herkesin hazır olması gerek. Başarı artık  bu adamın işi olmuş;  Bir çok kulübün maddi imkansızlıklar ,yanlış yönetimler ve sportif başarısızlıklar sebebi ile  çöküşe geçtiği dönemlerde,  Darıca G.B’nin üst liglere yelken açması ayakta alkışlanacak bir başarı değil de nedir?

Bu küçük ilçenin devasa değerinin adıdır Darıca Gençlerbirliği…

Uzun yıllardır adı, Darıca isminin önünde gelmiştir … İlçeyi tanımadan Darıca G.B spor kulübünü tanımıştır herkes…

Aynı şey başkan Karabacak için de geçerlidir…

Ne zaman Darıca G.B bu liglerde yer bulmuş, adından söz ettirmiş başarılı sonuçlara abone olmuşsa, Şükrü Karabacak ismi de yanı başına oturtulmuştur…

İşte bu ikilinin taçlanacağı gün gelmiş te çatmıştır;

Cumartesi günü Darıca Stadı’nda alınacak olası bir galibiyet sonrası bi ikili Türk spor dünyası e bölge sporunun yüz akı olarak bir kez daha öne çıkacaktır.

İster sevsinler, ister se sevmesinler;

Darıca G.B ve Karabacak’ın bu başarılarını ve imrenilen bu tabloyu dost ta, düşman da alkışlamak durumunda kalacaktır…

Hem de avuçla patlayana kadar…

Yaşattığınız başarı ve gurur,  ortaya koyduğunuz bu özveriden dolayı;

Teşekkürler Darıca Gençlerbirliği;

Teşekkürler Şükrü Karabacak…