BİR TARİHÇİ AYŞE AVCI’NIN KALEMİNDEN: HÜRREM SULTAN

Kıymetli okuyucularım bu yazımızda sizlere Kıymetli Tarihçi Ayşe Avcı’nın kaleminden kısa bir Hürrem Sultan hikayesine değinmeye çalışacağız. Türk devletleri ve özellikle devletin uzun ömürlü olması sadece kale değil, şehir değil kıtalar feth etmiş olan Osmanlı saltanat kavgaları sebebiyle saltanata geçen kişi tahtta namzet ve diğer tarihi süreçteki felaketler bir daha yaşamamak için kardeş, evlat katli yapılmaktaktaydı bunun devletin bekasi olarak görünür, hatta öldurecek kişi ose boğdurulurdu genellikle de yay girişi ile çünkü hamedan kanı akması uğursuzluk sayılırdı. Osmanlı’nın 7. Padişahı II. Mehmed yani bizim bildiğimiz tam ismiyle Falih Sultan Mehmed Han ise bunu kanunlaştırak yasal bir dayanak sunmuştur. İşte bu sebepten ötürüdür herkes oğlunu korumak, hükümdar yapmak ister birazda Valide sultan olmak ister diye birçok noktaya başvur haklı olan da var, haksız olanda var bunlar içersinde en çok adı geçen Hürrem Sultan’a biraz değineceğiz kıymet verip, ilmini beğenip ve bu minvalde özel gördüğüm Ayşe Avcı’nın yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum…
Hürrem Sultan (1534-1558)
Bugün Devlet-i Aliye Osmanlı’nın 10. Padişahı Yavuz Sultan Selim Han oğlu halk arasında “Sultan Süleyman”, sonraki kayıtlarda “Kanuni Sultan Süleyman Han”, batılıların söylemleri ile “Muhteşem Süleyman” işte Osmanlı’ya döneminde altın çağ yaşatan karşısında Sultanların ya öldüğü, ya kaçtığı Sultan Süleyman Han insanı fark kılan farkındalıklarıdır işte bunlardan biri de Osmanlı’da ilk cariye nikahı kıydıran, döneminde birçok hayrat eseri inşa ettiren, bir o kadar hakkında söylemler olan Osmanlı Devletini kendi dönemini farklı kılan bir kişilik Hürrem Sultan. Avrupa’da bilinen ismiyle Roxelena; asıl isminin Aleksandra Lisovska olduğu söylenilir. Doğum yeri ise lehistan’ın rutenya eyaleti olarak bilinmektedir. Bugün Ukranya’nın Lviv bir köyünde dünyaya gelen
Kırım tatarlarının Rusya içlerine yaptıkları bir akın esnasında esir alınarak Osmanlı sarayına getirilmiştir. Hürrem ismini sarayda almıştır. Çok güzel endamlı ve cazibeli bir kadın olduğu dönemin kaynaklarında geçen, hafifçe kalkık burunu beyaz tenli, anlamlı bakışlara ve düzgün fizik yapısına sahip bir kadındır Hürrem Sultan. Mizaç itibariyle hırçın biraz saldırgan ve hiçbir şeyi umursamaz yapıdadır. Onu ön plana çıkaran zekasıyla padişah tarafından fark edilmeyi başarmıştır. Sarayda yarattığı gerginlikler cariyelerle iyi geçinemez tavırlarıyla Kanuni Sultan Süleyman’ın huzuruna çağrılır. Kanuni onun gözündeki hırs intikam ve hüzünle karışık bir mana yüklü olan bu kızı görünce farklı hissetmişti Sultan Süleyman, Hürrem Sultanı ise bütün ruhuyla onu sevdi. Kanuni’nin güven ve sevgisini kazanan Hürrem Sultan onun nikahlı eşi oldu. Kanuni Sultan Süleyman’ın nikahsız eşi olan Mahidevran bu durumu kabullenemedi ve sarayda ikisi arasında çatışmalar başladı. Mahidevran şehzade Mustafa’nın annesidir. Şehzade Mustafa Kanuni’yi kabiliyeti cesareti bilgisiyle aratmayacak tahtın en büyük varisidir. Hürrem Sultan bu olaylardan 1 yıl sonra ilk şehzadesi olan Mehmet’i dünyaya getirmiştir. yalnız Mehmet’ i genç yaşta kaybederler. onun ölümüyle aile derinden etkilenmiştir. Hürrem Sultan’ın diğer çocukları ise Selim, Bayezid, Cihangir ve kızı Mihrimah Sultan’dır.
Hürrem sultan, Tüm gücüyle bundan sonra. Oğlu Selim’i tahta geçirmek için planlar yapmaya başlar. Kanuni’nin. Sadrazamı olan İbrahim paşa‘yı seçer. Sultan Süleyman’ı Pargalı İbrahim aleyhinde kışkırtır. Devletin hazinesini kendi menfaati için kullanıyor gerekçesi ve dahası sebeplerlen Kanuni tarafından Pargalı İbrahim’i öldürür. Daha sonra kurduğu komplolarla ile birlite şehzade Mustafa’nın birçok hatası eklenince onun sefer üzerindeyken boğulmasını sağlar. En büyük engelleri ortadan birer birer kaldıran Hürrem Sultan damadı Rüstem Paşa’yı ikinci kez Veziriazam olmasına vesile olur. Oğullarının padişah olması için yaptığı tüm bu çalışmalar Hürrem’in istediği gibi neticelenmiştir. Şehzade Selim, Osmanlı imparatorluğunun tahtına oturmuştur. Ancak Hürrem sultan onun tahta geçtiğini göremeden Valide sultan olamadan hayata veda etmiştir. Aslında bugün birçok noktadan anlatılan Hürrem Sultan’ın hayrat eserleri konusunda çalışmalar yapılmaktadır yanlış ve eksik bilinen birçok notlar düzeltilmektedir. Tarihi şahsiyetleri dönemin şartları ile yorumlamak bizleri birçok noktadan eksiden artıya götüreceğini buradan söylemeliyim…