Birisi ‘Tarih ve Turizm Kenti’ mi dedi?
“Tarih, Kültür ve Turizm Kenti Gebze” sloganının izini uzunca bir süredir sürüyorum… Gebze’de, Anibal Kavşağı karşısındaki sanayi sitesinin tepesine asılan ve üzerinde Başkan Zinnur Büyükgöz’ün de yer aldığı bu afişe her baktığımda o özlenen Turizm ve Kültür kenti Gebze’yi düşünüp duruyorum…
Eminim bir çok Gebzeli de benim gibi düşünüp duruyordur;
Gebze bir sanayi kenti…
BU gerçeği değiştirmek mümkün değil. Ancak sanayi kenti olmak, kültür ve turizmi yok saymak mı demektir?
Kesinlikle Hayır…
Bir yandan sanayileşen bir kent, diğer yandan kültürel ve turizme yönelik kalkınmasını da başarabilir. Bunu yapan bir çok İl ve İlçe var bu ülkede…
Yeter ki bu kenti yöneten yöneticilerin basiretleri bağlanmasın!
Gebze’ye baktığımızda; Çoban Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi, Eskihisar Kalesi, Osman Hamdi Bey müzesi ve Ballıkayalar Tabiat Parkı herkesin rahatlıkla sayabildiği kültürel ve tarihi mekanlar olarak öne çıkmakta. Buna TÜBİTAK içerisinde hapsolmuş, tarihte efsane olmuş Kartaca Komutanı Anibal’in Mezarı’nı, henüz ortaya çıkarılmamış Tarihi Kervansarayı ve son günlerde haberlere konu olan Fatih’in Otağı ‘Hünkar Çayırı’nı da eklediğimizde, sanayi ile kuşatılmış Gebze’nin bir çok il ve ilçede olmayan doğal ve tarihi güzelliklerinin de olduğu bir marka kent olduğunu söyleyebiliriz…
Ancak sadece biz söyleyip, biz inanırız…
Fatih Sultan Mehmet Han’ın şehit düştüğü bir çayırı, rantçı gurupların elinden daha yeni kurtardık. Öyle ipsiz sapsız şeylerle uğraştık ki, bu alanı bırakın tanıtmayı, henüz ‘Bir çağı kapatıp, diğer bir çağı başlatan Yüce Sultanın şehit düştüğü yer’ olduğunu anlatmaya, yazmaya zaman bile bulamadık…
Ballıkayalar Vadisi’nin son halini bilmeyen yoktur; Geçtiğimiz aylarda burada çekimler yaptığımızda bu güzelim alanın nasıl kaderine terkedildiğini gözlerimle görmüş, bu tarihi dokunun Gebze’de heba olup gidişine ibretle tanık olmuştum…
Keza Eskihisar Kalesi ve Osman Hamdi Bey müzesi için de aynı şeyleri söylemek mümkün…
Bir Belediye nasıl olurda böylesine önemli güzellikleri gün yüzüne çıkartmak için bir çaba harcamaz?
Nasıl olur da bu güzellikleri tüm ülkeye hatta Dünyaya tanıtmak için bir aksiyon almaz?
Klasik bir söz vardır;
Bu güzellikler başka bir ülkede olsa böyle mi olurdu?”
Maalesef böyle olmazdı.
Gittiğim ülkelerde bu güzelliklerin onda biri için o ülkenin ya da oradaki yerel yönetimlerin neler yaptığını bilen biri olarak üzülmüyor değilim…
Bu güzellikleri bulup ortaya çıkartamayan, halkın bu alanları gezmesini, Turizm anlamında geniş kitlelere tanıtılmasını başaramamış bir kent acaba Fatih Sultan Mehmet Han’a bir Panoramik Müze veya Külliye’yi nasıl yapacak acaba?
Buna pek inanası gelmiyor insanın…
Gebze’nin simgesi bir sanayi çarkı ve içinde Mustafapaşa Camii’nin bir siluetidir…
Yıllardır Gebze Belediyesi’nin logosunda da bu figür var…
Eskihisar Kalesi ve Osman Hamdi Bey müzesi ya da Anibal’ın mezarı için tek bir hediyelik anlamında bir kupa, heykel ya da nişan var mı?
Doğal güzelliği sebebi ile Gebze ve Kocaeli dışında herkesin akın ettiği Ballıkayalar’ı anlatan bir poster, bir tanıtım broşürü yapıldı mı?
Anibal’in Mezarı’nın burada olduğu sadece TÜBİTAK kenarına konulan tabela veya bazı Turizm kitaplarında geçen satırlardan biliyoruz. Bu komutanın burada mezarının olduğunu Türkiye’ye ya da Dünyaya anlatabildik mi?
Bırakın anlatmayı, bu anıtı halka açıp, herkesin görmesini sağlayabildik mi?
Özel izinle, özel bir uğraşla gidilip görülebilen, etrafında hiçbir sosyal yapının olmadığı bir taş kafa anıtından başka bir şey koyamamışız yıllardır bu alana…
Bugün liselere gidip bir Tarih dersinde Anibal kimdir? Ya da Anibal’In mezarı nerededir diye sorsak, eminim bilebilen çok az öğrenci çıkar…
Ama Starbucks Cafe ya da Gebze Center’ı sorsak bilmeyen çıkmaz değil mi?
O yüzden dir ki; Zinnur başkanın Anibal meydanında asılı o dev afişine baktığımda hep bunlar geliyor aklıma…
O meydana adını verdiğiniz Anibal’ı acaba ne kadar tanıtabildiniz?
O komutanın anıtını Gebze’nin bir kültürel ve tarihi kazanımı olduğunu kime gösterebildiniz?
Bir arkadaşım, gittiği tarihi ve turistik kentlerden oranın güzelliklerini gösteren magnetler alıp biriktirir. Kendisine Gebze’de de tarihi ve turistik eserler var neden onların magnetleri yok sende? Diye sorduğumda “ Gebze’de bu magnetler yok ki? “ diye cevap vermişti..
Araştırdım gerçekten de yoktu…
Gebze’de Mustafapaşa Camii , Osman Hamdi Bey Müzesi ya da bir Eskihisar Kalesi ile ilgili bırakın magneti, tek bir hediyelik eşya yoktur…
Ancak isimlerini yapılara verme konusunda kimse elimize su dökemez…
Dağa taşa bu varlıkların isimlerini vermişiz ama, tanıtımı sadece Gebze’ye özgü yapma hastalığımızdan kurtulamamışız…
Sonuç olarak Gebze bir sanayi kentidir;
Tarihi ve Turistik bir kent olabilmesi için atılmış tek bir adım yoktur maalesef…
Her şey lafta, her şey kağıt üzerinde kalmıştır…
Seçim dönemlerinde Gebze’de ki bilboardlara “ Gebze bir Tarih ve Kültür Kenti Olacak’ sloganlarını yazdırıp, sonra da Eskihisar Kalesi’ni düzenleme yerine Macera Parkı gibi bir ucubeyi o güzelliğin karşısına dikmenin mantıklı bir gerekçesi olabilir mi?
Umudum yok ama belki Anıtlar Yüksek Kurulu ve Kültürel Doğal Varlıklar konusunda bilgisine inandığım, bu alanda çok mesai harcamış Zinnur başkan Gebze’nin bu makus talihini değiştirebilir…
Eskihisar Kalesi ve Osman Hamdi Bey Müzesi’nden başladığını görmeden de inanmam zaten.