BIYIK, DUYDU MU?
Geçtiğimiz haftalarda Darıca’nın çiçeği burnunda Belediye başkanı Muzaffer Bıyık, Suriyeli mültecilerin açmış oldukları ticarethaneleri için kullandıkları Arapça tabelalar konusunda sert bir açıklama yapmış ve bu tabelaların bundan böyle yasak olduğunu belirtmişti(!) (14 Mayıs 2019)
O tarihlerde bu açıklama pek gündem olmamış, üzerinde durulmamıştı; Ta ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı’nın Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu’nda gençlerle bir araya gelerek gündeme ilişkin sorularını cevaplayana dek…
Peki ne dedi bu sohbette Sayın Cumhurbaşkanı;
Belki sevgili başkan Muzaffer Bıyık duymamıştır. Kısaca aktarayım;
“Benim ülkemde biri kalkıyor, ‘Ben bu Arap harflerini burada görmeyeceğim’ diyor. Bu terbiyesizlik! Senin görmek istemediğin Arap harfleri BM’de konuşma dili olarak kullanılıyor be cahil! Biz orada konuşma dili olarak kullanılmıyoruz. Arapça şu anda uluslararası literatürde yerini almış. Sen bakkalın üzerinden o tabelayı kaldırsan ne olur, kaldırmasan ne olur? Önemli olan insanlık. O Ege’de, Akdeniz’de bu yavrular o denizlerden kurtarıldığı zaman bunun Allah katında karşılığı nedir, ne değildir, biz buna bakacağız. Biz yaratılanı yaratandan ötürü seveceğiz. Bizim kavramımızda iki kavram çok önemlidir. Muhacir ve Ensar. Benim peygamberim muhacirdir, Medine ensardır. Türk İslam medeniyetinin tarihinde bu var.”
Şimdi ortada böyle bir açıklama ve uygulama varken, Cumhurbaşkanının bu açıklamalarını nereye koymak gerek?
Kim ne dere desin, hangi siyasi görüş ve hangi parti olursa olsun bu ülkede Suriye kökenli mülteci kardeşlerimizin gelişine de, bu topraklarda yaşayışlarına da, iş ve ticaret hayatına girişlerine de bir tepki ve ‘istemezuk’ algısı var. Bunu inkar edemeyiz. Bunu zaman zaman siyasiler, zaman zaman da sosyal medyada ‘mülteci’ ve ‘ensar’ kelimelerinin anlamını bilmeyenler körüklemekte;
Suriyeli mülteciler konusunu Türkiye’nin kaşınacak yarası gibi görenlerin yaptıkları kışkırtıcılık ciddi bir sorun haline geliyor.
İşte Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık tam da bu noktada yapmış olduğu yersiz ve gereksiz açıklamasıyla bu konudan nemalanan, bu konuyu iktidarı yıpratma malzemesi olarak kullananların değirmenini su taşımıştır.
Bu ülkenin özellikle Suriyeli mülteciler için yaptıklarını tüm Dünya ibretle takip ediyor. Türkiye’yi ve Türk halkını -mülteciler için yaptığı onca şeye rağmen- “yabancı düşmanı” gösterme çabaları tavan yapmışken, içeride bu garibanların üzerine yalan yanlış onca algı operasyonları yapılırken, yapılacak şey miydi bu?
Bunu bir CHP’li belediye yapsa bir nebze anlayabilirdim;
Bu tür çıkışlar farklı Belediyelerde de oldu;
Arapça tabelalara izin verilmeyeceği şeklinde çıkan haberler, “Türkiye Arapçaya savaş açtı” ve benzeri başlıklarla işlendi ve işlenmekte.
Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediği noktaya gelindi;
Erdoğan’da işin Suriyeli boyutundan çıkıp Arapçaya getirilmesinden, ardından Arapça yazılan bir çok değere yönlendirilmesinden korkuyordu;
Başkan Bıyık’da bilmeyerek de olsa bu anlayışa hizmet etmiş oldu…
Bir başka deyişle, Darıca’nın Ak Partili Belediye başkanının Esenyurt’un CHP’li belediye başkanından bir farkı kalmadı;
Genelde “Suriyeli mülteciler” deyip geçiliyor. Ancak Gebze’de , Darıca’da ve diğer kentlerde Iraklı, Mısırlı, Filistinli, Yemenli birçok insan da yaşıyor. Bunların bazıları, kurdukları şirketler ve açtıkları işyerleriyle ülke ekonomisine katkıda bulunuyorlar. Müşterilerinin dilinde tabelalarının ve ilanlarının olmasının nesi yanlış?
Türkiye artık içine kapanık o eski ülke değil.
Adı üstünde, “Yeni Türkiye”…
Çok farklı kültürlerden insanların yaşadığı ve her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca turistin ziyaret ettiği bir ülke. Irkçı ve yasakçı zihniyetin Türkiye’ye zarar vereceğini herkesten önce AK Partili bir belediyenin bilmesi gerekir. Unutulmasın ki; bu tür çıkışlar, Türkiye düşmanlarının, Suriyeliler üzerinden iktidara vurmayı kendilerine iş edinenlerin eline koz vermektir.
Ben Başkan Bıyık’a sormak istiyorum;
Neden Arapça tabelalar da, İngilizce ya da Fransızca tabelalar tepkinizi çekmedi acaba? Asıl savaş başlatılacaksa Türkçe’nin korunması düşünülüyorsa, bu isimlerden başlanması gerekmiyor mu?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o konuşması https://www.gazetegebze.com.tr/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogan-video,958.html