Bu işe bir düzen gerekiyor!



Bildiğiniz üzere korona virüs ilk olarak Aralık ayında Çin’de görülmüş ardından oradan dünya ülkelerine yayılmaya başlamıştı. Birçok Avrupa ülkesi maalesef bu virüs nedeniyle zor zamanlar yaşadı.

Kimilerinin, bazı zamanlar ‘güçlü’ diye öve öve bitiremediği, dünyanın en büyük devlet ve medeniyetlerinin bir virüs karşısında nasıl çaresiz ve zayıf kaldığını hep birlikte izliyoruz.

Bu süreçte yaşananlara zaten daha önce kaleme aldığım birçok makalede yer verdim.

Ben bugün ülkelerin korona virüs ile verdiği mücadeleden çok medyanın korona virüs ile ilgili ülkemizde ne yaptığını kaleme almak istiyorum.

Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca sürecin en başından itibaren oldukça şeffaf bir yönetim anlayışı ile sık sık gazetecilerle bir araya gelerek kamuoyunu bilgilendiriyor.

Bu konuda kendisini takdir ediyor ve bu kadar yoğun mesai arasında şeffaflık ilkesini elden bırakmadığı için de ayrıca teşekkür ediyorum.

Fakat aynı şeffaflığın iller düzeyinde de gazetecilere sağlanması gerektiğini ifade etmek istiyorum.

Kocaeli, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi. En önemli diyorum çünkü, ekonominin başkenti dersek abartmış olmayız. Bilişim Vadisi, TÜBİTAK, GTÜ, KOÜ, TÜPRAŞ, TSE gibi Türkiye’nin önemli ve stratejik kurumlarını içerisinde barındıran ilimizdeki yerel basının da önemli bir gücü var. Medya açısından oldukça zengin bir şehiriz.

Dolayısıyla bu bölgede yaşanan birçok gelişme ulusal düzeyde de kolaylıkla gündem olabiliyor.

Tam da bu anlamda, aynı sizlerin yaptığı gibi İl ve İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin pandemi sürecinde ilimizdeki vaka sayılarını açıklamalarını bekliyoruz. Gün-gün bu vaka sayıları kamuoyu ile paylaşılmalı diye düşünüyoruz.

Sadece vaka sayıları değil, iyileşen hastaların süreçleriyle ilgili de bilgi ve açıklama verilmesi insanların morali açısından oldukça önemli bir değer taşıdığını düşünüyorum.

Geçtiğimiz günlerde BBC Türkçe ekibi İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa (İÜC), Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde kapsamlı bir çekim yaptı. Çekimin konusu “Korona virüs ile mücadele de bir gündü”

BBC gibi İngiliz Medya Kuruluşu’nun, CNN gibi ADB merkezli medya kuruluşunun ülkemizde yoğun bakım ünitelerine girerek koronavirüs salgınıyla ilgili yaşananları kaydetmesi açıkçası bana biraz garip geldi.

Evet, yaptığınız başarılı çalışmaları dünya kamuoyuna yansıtmak için bu iki medya kuruluşunu değerlendirmek önemli bir düşünce… Bunu gayet de iyi anlıyoruz.

Ama aynı özverinin Türk medyasına da uygulanmasını bekliyoruz. Bugün Anadolu’da bir çok gazeteci yurt dışında olduğu gibi hastanelerden şeffaf bir şekilde bilgi alamıyor. Yöneticiler, “Sağlık Bakanlığı’nın talimatı var. Açıklama yapamayız” diye topu taca atıyor. Böyle bir talimat olabilir. Kafaların karışmaması için tek bir elden açıklama yapılmasının doğruluk payı da olabilir.

Fakat bu işlere biz düzen getirilmeli. BBC ve CNN gibi yurt dışı menşeili medya kuruluşlarına sağlanan bu imtiyazlı çekim ve bilgi edinme hakkı bizim ülkemizdeki medya temsilcilerine de gösterilmeli. Ben Türk medyamda Anadolu’da ki bir hastanede korona virüs ile ilgili verilen mücadeleyi izlemek istiyorum.

İyileşen hastaların süreçlerinin o hastanenin yetkilisi tarafından kameralara açıklanmasını istiyorum.

Bu herkes için moral olacaktır.

Ben bu görüntüleri izlemek için BBC ve ya CNN’ni takip etmek zorunda değilim. Ulusal düzeyde gerçekleştirdiğiniz ve bu süreçte oldukça başarılı bir şekilde yönettiğinizi düşündüğüm süreci, bu detayla ilgili bir adım atarak taçlandırmanız bizleri memnun edecektir.

Tekraren bu süreçte göstermiş olduğunuz fedakârca çalışma adına sizin nezdinizde tüm sağlık çalışanlarımızı kutluyorum. Allah görevlerinizde kolaylıklar versin. Yar ve yardımcınız olsun. (Amin)