Bu mudur yani?



Gebze Belediyesi’nde  31 Mart seçimleri sonrası göreve seçilen Zinnur Büyükgöz, henüz Belediyedeki atamalar ve kadrolardan başını kaldırıp yatırımlara ve projelere göz atmaya vakit bulamadı. Görevi devraldıktan sonra karşısına çıkan yüklü miktardaki borçlar, Belediyede çok sayıda istihdam fazlalığı, mavi boncuk dağıtılır  gibi dağıtılan müdürlükler, hantal bir belediye işleyişi hep sorun olarak çıktı Başkan Büyükgöz’ün önüne…

Bırakın secim beyannamesinde yazılanları, mevcut projelerin bile akıbetinin ne olacağı belli değil…

Bu sıkıntılı ve sıkışık dönemin en önemli kazanımı da kuşkusuz Marmara Nakliyeciler Terminali’nin Gebze Belediyesi’ne geri dönüşü olmuştur.

Belediyedeki yoğun süreçten kafasını kaldırma imkanı bulan Büyükgöz ve ekibi, önce mahkeme olayını halledip sonra da Terminali teslim alarak bir büyük icraatı yerine getirmiş, Belediye kasasına 6 yıl önce girmesi gereken gelirleri geri kazandırmış oldu.

Bu hadisede Gebze Belediye Başkan yardımcısı Selamet Güner’in de hakkını teslim etmek lazım…

16 yıldır bu mekanı işleten, içeride ne olup bittiği dahi bilinmeyen bir tesisin, nasıl ranta dönüşüp bir yerlere aktığına bu süreçte bizler de şahit olduk. Selamet Başkan, gerek terminalin tesis alınması öncesi, gerekse teslim sırasında dirayetli bir Belediyeci olarak kendinden emin, işi bilen ve asla geri adım atmayacak bir portre çizerek, kelimenin tam anlamıyla ‘Söküp aldı ‘ bu tesisi…

Tespit yaparken bile nerede ne vardı, ne olması gerekiyordu  adam gönderip bizzat tutanaklarla tespit ettirdi. Sanki kendi evindeki bir malı korur gibi, elde edilen varlıkların heba edilmemesi gibi…

Bu sebeple tüm Gebzeli vatandaşların, şimdiye kadar başka kanallara akan  bu gelirin tekrar Gebze Belediyesi’ne kazandırıldığından dolayı Başta bu kentin Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ve Başkan yardımcısı Selamet Güner olmak üzere, Belediyenin diğer ilgili müdürleri ve  bürokratlarına bir şükran borcu vardır…

Vatandaşlar şimdi de Gebze Belediye başkanı Zinnur Büyükgöz ve ekibinden henüz başlanmayan, başlanıp ta bitmeyen projelerin takipçisi olmalarını, bir an önce bitirilip hizmete açmalarını bekliyor.

Beylikbağı Mahallesi, Ulus Semt Polikliniği bunlardan biri;

Burası bittiyse neden hala hizmete açılmadı?

Eğer bitmediyse neden bitirilemiyor?

Peki ya, Tatlıkuyu Mahallesi’nde kaba inşaatı biten SEKASEM Sporcu Sağlık Merkezi?

Yılan hikayesine dönen bir proje…

Ne zaman biteceğini, daha doğrusu inşaatın ne zaman devam edeceğini bilen yok.

Burada mütahhitin iflas ettiği söyleniyor, ihalede verilen fiyatın kurtarmadığı için inşaatı devam ettiremediği söyleniyor…

Bu nasıl bir sözleşmedir ki, yapan adam fiyattan yakınıyor?

İhaleye girerken bu paraya bu iş yapılır mı? diye bakmamış mı acaba?

Sen bu sözleşmeye imza attın! Diye sorulmamış mı acaba?

Bu projenin hizmet noktasında verdiği zararın yanında semt halkına ve esnafına verdiği zararı da düşünmek gerek; Sokağı kapatılan vatandaşlar, geceleri korku içerisinde bu inşaatın yanından geçmek zorunda kalan insanlar…

Barış Mahallesi’ne bir önceki Belediye başkanı bir sosyal tesis inşaatı başlattı. Barış Parkı Sosyal Tesisi. 2017 yılı Haziran ayında temeli atıldı. Ama gelin görün ki camları dahi takılı olduğu halde bu tesisin henüz bırakan açılmayı, ne zaman hizmet vereceği dahi meçhul…

Oraya böyle bir yatırımın nasıl ve neden yapıldığı da ayrı bir soru işareti?

Öyle veya böyle yapıldıysa, neden hala hizmete geçmedi…

Gebze’nin öteden beri bir sebze ve meyve hali ihtiyacı olduğunu hemen hemen sağır sultan dahi biliyor;

Başkanın seçim öncesi yatırım planında da vardı. Darıca bir alanda onlarca ağır kamyonlar cirit atarken, burada alışveriş yapmaya çalışan insanlara yazık değil mi?

Bu  mudur metropol kent Gebze’ye reva görülen Hal binası?

Oysa bakınız Gebze halinin yarısı kadar dahi yoğunluğu olmayan İzmit’te yapılan Hal Binasına?

Bizler yazınca da ‘Neden bu kadar eleştiriyorsunuz?’

Hoş, yazsak ne yazmasak ne?

Onca yazık ne oldu?

Söyleyeyim bari;

Geldiler halin etrafına bir düzenleme yaptılar, duvarlarını boyayıp göze hoş gelen birkaç resim yaptılar, tabelaları yenilediler ve gittiler…

‘Yeni Hal sizin neyinize! Bu şekilde oyalanın gidin ‘ der gibi…

Gebze’ye bakılan göz de, gösterilen önem de zaten ortada değil mi?

“Bu projeler her nedense sadece Gebze’de bitmiyor” diye tepki gösteren vatandaşlar durum böyleyken haksızlar mı?

İzmit’te sebze meyve hal binası buradaki SEKASEM ‘den çok sonra başladı. Şu an hizmet vermeye başlayalı aylar oldu…

Şimdi bunu gören, bilen Gebzeli hemşerilerimiz bu durumu nasıl yorumlasın?

Gebze Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir’le birlikte Gebze’nin başta trafik ve otopark sorunu olmak üzere;

Bitmeyen projelerine, kör topal yürüyen hizmetlere, şehir içi servis ve halk otobüsü çilesine, abuk sabuk imar uygulamalarına ‘eski tas eski hamam’ anlayışı ile sürdürürse inanın bu halka kendilerini ispat ettirmek için daha çok çaba harcarlar…

Bugün Tavşanlı başta olmak üzere, tarım arazisi olarak geçen  alanlarda devasa depo tarzı yapılar inşa ediliyor…

Bu yapılar bugün depo veya antrepo gibi yapılır, yarın öbür gün birer üretim tesisi haline dönüştürülür…

Bu geçmişte de böyle olmadı mı?

Oysa dört bir yanı OSB’lerle çevrili bir kentin, geri kalan alanı bu şekilde sanayi işgaline maruz bırakılmamalı.

Ben mi yanlış düşünüyorum acaba?

Bugün ‘ böyle yapılar yok’ diyen herhangi bir Belediye yetkilisi gelsin, birlikte bu yapıları yerinde gezelim…

Efendim, kaçak yapmış…

Projeye uymamış..

Bu şekilde kıvırmalar olmayacaksa gelin birlikte dolaşıp, tespit edelim…

Belki sizden önceki dönemde başlamış ve süren yapılardır bunlar;

Ama imar konusu bu kentin öncelikle üzerinde durması gereken bir önceliğidir..

Çarpık kentleşmenin ta ortasında kalmış bir ilçenin, genişleme alanı dahi kalmamış bir şehrin kıyısında kenarında kalan alanlarını, bu beton işgaline teslim etmemesi gerekir diye düşünüyorum…

Ben başta Zinnur Büyükgöz başkan olmak üzere, Belediye Başkan Yardımcıları ve daire müdürlerinden , imar ve iskan ile ilgili birimlerden, kamu adına  biraz daha çaba ve hassasiyet bekliyorum…

Gelin bu şehri birlikte güzelleştirelim…

Sizin buna kabiliyetiniz var;

Biraz da yürek oldu mu bu iş tamamdır!