Bugün Cumartesi ama konu; Kırmızı Pazartesi



Yakın arkadaşımın tavsiyesi üzerine okuduğum bir eserdi Kırmızı Pazartesi. Bir namus cinayeti üzerine işlenen hikaye ana tema olarak insanların nasıl umarsızlaştığını bazı felaketlere bile bile çanak tuttuklarını gösteriyor.

Haberleri açıp seyrettiğimizde ne çok cinayet haberine şahit oluyoruz. İnsanlık tarihi boyunca ilk insandan bu yana değişmeyen şeylerden biri olsa gerek. Birileri birilerini öldürecek sebebi hep bulacak. Birileri hep öldüren birileri de hep ölen olacak. Hele ki duyarsızlaşma arttıkça güven hepten yok olacak. İnsanlar birbirleri ile sadece çıkar ve menfaat amaçlı birlikte oldukça çok daha kolay cana kıyar olacağız. Kitaplar toplumların kimlikleri aslında. Her kötü hikayenin maalesef gerçeklik yanı var. Bütün bu olayları, haberleri tek tek alıp masaya yatırıyorum. Güven yok, cinayet çok. Lise yıllarımda Edebiyat öğretmenimden duyduğum bir sözle bu yazıyı bitirmek istiyorum.

“Dünyadaki bütün şerefsizleri yok edemezsin ama eğer kendin şerefli kalabilirsen en azından dünyayı bir şerefsizden kurtarmış olursun.” Daha güvenli, daha temiz yarınlara uyanmak ümidiyle, iyi okumalar!.