CHP’nin Kongre yansıması!
Siyasetin yerel seçimler sonrası girdiği sessizlik yavaş yavaş yerini yenilikçi ve değişim rüzgarlarına bırakırken, Gebze’de de muhalefet ve iktidar partilerinin teşkilat seçimleri yapılmaya başlandı. İster genel, ister yerel olsun ama seçimlerin her türlüsü gerek ülke, gerekse yerel anlamda heyecan yaratır insanımızda. Partili olan, partiye sempati duyan, oy veren, oy vermeyen hemen hemen herkes duyarlılık gösterir seçim olan ortamlara…
Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin daha önce Çayırova, Darıca ve Dilovası’nda ilçe teşkilat seçimleri yapılmıştı. Gebze seçimleri de dün gerçekleşti ve bu 4 ilçede de değişim ve yeni vizyonun öncüleri , delegeler tarafından göreve getirildi.
Bu 3 ilçemizde de adı CHP ile özdeşleşen, herkesin ‘Ondan başkası olamaz’ dediği isimler yeniden seçilemezken, Gebze kongresi ile CHP’nin değişim sinyalleri iyiden iyiye hissedilmiş oldu. Artık CHP’de, yaşanan son seçimle birlikte ‘ şapkasını koysa seçilir’ anlayışı rafa kalkmıştır…
Gebze’de bir önceki başkan Musa Yılmaz’ın yeniden aday olmayı istemesine, bunu inada bindirir gibi devam etmesine CHP’den uzak bir vatandaş olarak da, bu partimizin faaliyetlerini yakından takip eden bir gazeteci olarak da anlamış değilim…
Adama sormazlar mı;
Sayın Musa Yılmaz, bu partide ne yaptın da yeniden görev istiyorsun?
Sonuç olarak delege sandıkta benim bu sorumu Başkan Yılmaz’a sormuş oldu; Cevabını da en iyi şekilde sandığa yansıtmış oldu.
CHP’de bu kongrede 5 ayrı aday başkanlık için yarıştı. Doğru muydu? Değil miydi? Onun muhasebesini ben yapamam…
Amam madem demokrasi diyoruz, madem çok seslilik diyoruz özellikle genel kurullarda bu denli renklilik demokrasi adına zenginlik olarak değerlendirilir. Ben de böyle değerlendiriyorum. 5 olmazdı ama 2 ya da 3 adaylı bir seçim olması çok daha makul olurdu diye düşünüyorum…
Sonuçta delege karşılarına gelen adaylara baktı, seçim konuşmalarını ve geçmişte yaptıklarını ölçtü biçti ve kendisi için en uygun adaya oyunu verdi;
Demokrasinin ve parti kavramının da getirisi bu değil midir?
CHP Gebze ilçe başkanlığı için Musa Yılmaz ile birlikte, Serdar Tüze, Gökhan Orhan, İsmet Kara, Sait Aydın 416 delegenin oyu için yarıştı. 5 adaylı bir yarışta oy dengesinin kaymalar göstermesi ve sürpriz sonuçların da çıkması normaldir. Bu seçimde de bana göre sürpriz bir sonuç çıkmıştır ve Gençlerin ve değişimin temsilcisi, partinin gençlik kollarında hizmetleri olan, belli ki bugünleri de düşünerek çalışma yapan Gökhan Orhan partinin yeni ilçe başkanı olarak seçilmiştir. Kendisini kutluyor, başarılar diliyorum;
Kaybedenlere gelirsek;
Her ne kadar bu seçimin kaybedeni yoktur…
Bu seçimin kazananı CHP’dir’ diye söylemler olsa da kazananın da , kaybedenin de olduğu ortadadır…
Son seçimler göstermiştir ki;
Cumhuriyet Halk Partisi’de zamanla değişebiliyormuş!
Bu partide kalıcı olmak isteyen bir başkan, hele hele yeniden aday olacaksa görev yaptığı süre içerisinde söylemlerine ve eylemlerine dikkat etmeliydi…
Polemikten, kavgadan ve kaostan uzak durması, partisinin önemli bir kesiminin istemediği davranış ve tutumunu sırf kendi egosu olsun diye parti duruş ve konumu gibi göstermemeliydi…
Partinin duayen denen isimleri, geçmişte bu partiye hizmetleri olsa bile artık bu koltukları gençlere ve yeni vizyon sahibi isimlere bırakacaklar. Bir kenarda oturup anılarını yazacak ya da torunlarını sevecekler.
Girdiği her seçimde kaybetmeyi göze alan isimler kendilerine başka uğraşlar bulacaklar…
Ekip çalışması, vizyon değişikliği ya da Yeni Türkiye’yi benimsemeyen, ayak uyduramayacak partililer sadece seçimden seçime oy kullanmayı düşünecek, kafalarını değiştiremeyeceklerine göre, değişimi takip edecek, değişimin getireceği faydalardan yararlanacak…
Gençler artık büyüdü;
Yılladır iktidar yüzü göremeyen, üstüne üstlük tek bir oy arttıramayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin tavanında gerçekleşmeyen değişim taşra teşkilatları ve ilçelerde kendini bulmakta…
Delege bir yerde, “ Değişin Artık” sinyalini teşkilatlardaki tercihleri ile ortaya koyuyor…
Darısı tepe yönetimlerine diyelim artık…
Sonuçta iki aydır hemen hemen her ilçede çok adaylı bir CHP kongre resitali izledik;
‘Ben aday olacağım’ diye yola çıkanın yoldan çevrilmediği, ‘liderimiz izin vermez’ diye azarlanmadığı, başka hesapların devrede olmadığı demokrasinin tecellisi olarak da gösterilecek bir süreç…
Keşke, CHP’nin gösterdiği bu çok sesliliği diğer partiler, özellikle yaklaşan teşkilat seçimleri öncesi iktidar partisi Ak Parti’ de gösterebilse. Şu “tek adam olsun bizim olsun’ anlayışından vazgeçse. Herkesin seçimle geldiği bir demokrasi ortamında, atamayla gelen ilçe başkanları ile bu partiyi ve gönül verenleri kucaklamasa…
Ama herkesin yoğurt yiyişi farklı demek ki;
Bakalım bu dayattıkları düzen daha ne kadar bu değişen Türkiye’de ayakta kalabilecek…
Ömrümüz olursa bekleyip görürüz!