Darıca’nın ‘Vizyon’u



Darıca G.B ilk kez bir şirket gibi yönetilip, şirket gibi işler ortaya çıkıyor…

Arif Gülen’in şirket hisselerini satın almasından sonra önce transfer tahtasını açması ( 2 milyon TL’nin üzerinde bir bedelle) ardından da transfer hamlelerini  gerçekleştirmesi, zor denilen bir sürecin düze çıkması olsa gerek…

Bu zamanda bir 3.Lig takımının transfer tahtasını açmak, kulübü yola koymak, oyuncu alıp bu oyuncuları kulüp tesislerinde tutmak hiç de kolay işler değil;

Zaten Arif Gülen’de bugüne kadar hep zor işlerin üstesinden geldi, hep zor süreçleri kendisine iş edindi.

Darıca G.B A.Ş, artık daha profesyonel, daha göz önünde bir kulüp olmuştur. Bir şirket olmasından dolayı da alınan kararlar çok daha hızlı ve uygulanabilir oluyor.

Yoksa transferler ve sezon hazırlıkları bu denli akışkan ve programlı gidermiydi acaba?

Arif Gülen’in bu kulübün sportif faaliyetlerinin yanı sıra Kulübü tanıtmak, üst mercilerde bilinlirliğini arttırmak, sporseverlerin gönüllerinde yer edindirmek gibi bir misyonu var. Bunu çeşitli defalar kendi ağzından duyduk. BU yönde , aralarında Darıca’lı olan Birol Güven, Nusret gibi hem Türkiye’nin, hem de Dünyanın yakından bilip tanıdığı ülkenin isimlerden yardım isteyeceğini de söylemişti;

İşte bunlara benzer bir isim de önceki gün Darıca G.B ve Arif Gülen’i ziyaret etmek için Darıca’ye geldi. Ahmet hocanın görev yaptığı Beyaz TV ve Beyaz Spor programı zaten Arif Gülen’in şirket  CEO’su Ertuğrul  Işık’la reklam anlaşmaları yapan bir yayın kuruluşu. Haliyle ortamda ister istemez samimi bir hale dönüştü.

Başkan Gülen, Darıca G.B’nin içinde bulunduğu durumu, kulübün bitme noktasından alınıp düzyüğe çıkarıldığını ve yeni dönemde yapacaklarını Çakar’a anlattı. Yeni projesi “ O futbolcu sensin” kampanyasından da;

Bu kampanyanın oluşum ve gelişim sürecinde kuşkusuz Ahmet Çakar gibi isimlerin çok önemi var. Beyaz Futbol bugün ekranların en fazla rayting alan spor programlarından biri. BU proje ve dolayısıyla Darıca G.B A.Ş’nın orada gündeme getirilmesi demek, Türkiye’nin bu projeden haberdar olması demektir…

İşte Ahmet Çakar gibi isimler bu kulübe bu noktada gerekmektedir. Bu gibi isimlerin dostluğu, burada vefaya ve samimiyete dönüşecektir.

Ahmet Çakar, kulüpte görüşürken İran kulübü Sepehan’ın başkanı Masoud Tabesh ve yardımcıları da oradaydı. Aralarında geçen konuşmalar gerçek anlamda görülmeye değerdi;

Eski bir futbolcu olan konuk takım başkanı Ahmet Çakar hocayı hakemlik yaptığı yıllardan tanıdı. Ardından İran futbolu, Türk futbolu, kulüpler ve Darıca G.B konuşuldu…

İran kulübü başkanı Tabesh,  Arif Başkana dönüp, “ Sizi İran’a misafirimiz olarak davet ediyorum. Ahmet Çakar’ı da beraberinizde getirin!” dedi…

İşte sporun, bilinilirliğin gücü bu olsa gerek…

Ben İran’lı başkan olsam, şahit olduğum bu manzara sonrası şöyle düşünürdüm;

Darıca takımı 3.Lig gibi alt klasmanda bir kulüp, Ahmet Çakar Dünyaca tanınmış bir spor adamı. Sporu ve kulüpleri iyi biliyor. Bu kulüp bu insanı burada konuk etmişse, bu kulübün vizyonu çok geniş ve başarıları elde edebilecek bir kulüp..”

İşte Arif Başkanın Birol Güven’le, Nusret’le, Ahmet Çakar’la yaptırmak istediği de bu…

Yıllardır TFF toplantılarında masanın kenarında duran, görüşme yapmak, konuşmak için aylarca randevu peşinde olan bir kulüp olma yerine, aranan, hal hatır sorulan, olumlu bakılan her şeyden önemlisi saha sonuçlarını bir kenara bırakıp Başkanıyla, kulüp yönetimi ile, sporcu ve teknik kadrosu ile saygı duyulan bir spor kulübü olmak…

Bunu yaparsanız, bu manada yol alırsanız aldığınız sonuçların bir değeri olur. Yetiştirdiğiniz oyuncular, başka kulüplerin radarında olur. Gösterdiğiniz kulüpçülük anlayışı dier kulüpler tarafından örnek gösterilip, örnek alınır…

Gönülleri fethettikten sonra bu kulübü, bu camiayı kimse yüz üstü bırakmaz. Reklam verenin de çok olur, sponsor desteğin de…

Arif Gülen’in izlediği bu yol doğru yoldur ve bu yolda kendisine destek veriyorum!

Takıma gelince;

Henüz topa ayak vurmamış, iki pas yapmamış bir oyuncu topluluğu ile İran Süper Ligi’nin 3 büyüğünden birinin karşısında ne yapıp yapmadığının bir önemi olamaz;

Bu takım, bizden 2 gün önce Bursa’da Bursaspor’u 3-0 yenerek buraya geldi…

Dert etmeye, düşünceye kapılmaya gerek yok. Takım gerek oynayacağı futbol sistemini, gerek birlikte oynama yeterliliğini bu kamp döneminde yakalayacaktır…

Zira Özgür Vurur gibi bir hoca başlarında;

Bekleyip görmek, gözlemlemek lazım.

Transfere ihtişaç var mı?  Elbette var. Bu takıma en az 2 yada 3 tecrübeli, abilik yapacak oyuncu gerekmekte. Takımı yeri geldiğinde atağa kaldıracak, yeri geldiğinde pas trafiğini başlatacak, karakterli ve tecrübeli isimlerin alınması lazım;

Bu tarafı elbette Gülen ve yönetiminin işi..

Ama ben gördüğüm Darıca G.B’den umutlu olduğumu bir kez daha yinelemek istiyorum…

Şansı bol, yolu açık olsun!