DEMİRCİ’Yİ DİNLERKEN



Uzun yıllar önce Gebze’nin iki bildesiydi Güzeltepe ve Şekerpınar beldeleri. İki ayrı Belediye olarak bir çok projeyi hayata geçirirken bulundukları bölgelerde de hizmet yapmak için kurulmuşlardı. Bu iki beldemiz hizmetleri ile olmasa da daha çok arsa spekülasyonları, rant dedikoduları ve kadrolaşmaları ile ön plana çıktılar. Ardından Ak Parti ülke genelinde yerel yönetimlere hakim olunca bu spekülasyonlar yerini halkın ihtiyacı olan hizmetlere, devasa projelere bıraktı. Şekerpınar ve Güzeltepe belediyeleri önce Refah Partisi, ardından Saadet partisi en sonunda da Ak Parti belediyeleri olarak hizmet verdi bölge halkına.

AK Parti’nin Büyükşehir sınırları içerisindeki belde belediyeleri kapatma kararı sonrası Çayırova ilçe oldu ve Şekerpınar’da Çayırova sınırları içerisine dahil edildi.

O gün bugündür Çayırova, Ak Partili bir ilçe belediye olarak yoluna devam etmekte;

Önceki gün Çayırova Belediye Başkanı Şevki Demirci’nin basınla bir araya geldiği toplantıya katıldım. Aslında bire bir görüşmemizin dışında Demirci’nin basın toplantısı yaptığına kolay kolay şahit olmadık bugüne kadar. Çayırova’da onca hizmeti yapan, ilçeyi adeta şantiyeye çeviren Demirci, nedense görev süresi içerisinde basınla bir araya gelmekten hep kaçındı.

Demirci’yi dinlerken bu soru da kendisine soruldu. Bugüne kadar hizmetlerin biri bitmeden biri başlarken, bir sonraki planlanırken kendi deyimiyle “ Belden aşağı vuranları aranızda barındırdınız’ der gibi serzenişte bulundu. Bana göre gereksiz bir yargıydı bu. Gazeteci mesleğini yaparken, o mesleğin sorumluluğunu idrak edemiyorsa, sınırlarının dışına çıkıyorsa bunda diğer meslektaşlarının ne gibi kabahati olabilir ki?

Bu tür samimi sohbetlerin, içilen çayların ardından Başkan Demirci, hizmetlerin yer aldığı 20 dakikalık bir sunum gerçekleştirdi. Bu sunumu keserek, kısaltarak bu hale getirdiklerini de ekledi. Dolu dolu bir 20 dakika izledik. Aklıma acaba kesmese daha neler vardı içinde sorusu da gelmedi değil.

Çayırova bu bölgenin parlayan yıldızı. Bu Demirci’nin değil benim şahsi düşüncem. Yıllar önce Gebzespor başkanlığı dışında bu bölgede bir başkanlık kartviziti olmayan bu deli dolu Karadenizli, sürpriz bir şekilde bu ilçeye 3,5 yıl önce başkan seçilirken, herkes gibi benim de tereddütlerim vardı. Belediye başkanlığı yapmak hem de Çayırova gibi yeni ilçe olmuş bir yerde yapmak, Demirci gibi bu alanda deneyimi olmamış bir başkan için çok zor bir durum diye düşünüyordum.

Ama geçen zaman, yapılan hizmetler, yapılacaklar bir çokları gibi beni de yanılttı;

Gerek şehirleşme, sosyal belediyecilik, kültür sanat, eğitim ve sağlık alanlarında Çayırova adeta yeniden kuruldu bu 3.5 yıl zarfında.

Eskiden E5 ten ya da TEM’den İstanbul’a giderken gecekondu tarzı mekruk binalar görürdük, ama önceki gün yine buradan geçerken ilçede yükselen devasa projelerin görüntüsüne tanık olduk. Heyecan içinde, şaşkınlık ve gururlu…

Çayırova Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde o 20 dakikalık sunumu izlerken, “ Biz nereye geldik” ya da “ Biz bunları neden bilmiyoruz’ karmaşaları arasında şaşkınlık da geçirmedim değil.

Ne diyor sevgili başkan;

Biraz da onları aktarayım;

Görevi yine bir Ak Partili isimden aldığı için o döneme fazla vurgu yapmıyor. 40-45 milyon TL bir borçla Belediyeyi aldığını söyleyerek başladı. İlk olarak gereksiz kalemlerdeki giderleri kısma yoluna gitmiş. Çayırova Maratonu gibi bir etkinliğin maliyetini duyunca bunu kesip yerine daha fazla sayıda gencin yararlanacağı spor etkinliklerine yönelmiş. Tasarruf tedbirleri ve arsa satışları, vs. Sonuç ta ilçede 3,5 yıl da 350 milyonluk yatırım hamlesi hayata geçirmiş.

Bu küçük bir belediye için devasa bir rakam. Cesaret isteyen bir adım. Sonuçta çuvallamak gibi büyük bir riski de var. Ama bu işin mimarı Şevki Demirci, çuvallamadı, bocalamadı, bel altı vurmalardan etkilenmedi ve yoluna devam ediyor. Kültür merkezleri, semt konakları, kent ve semt meydanları, devlet hastanesi, sosyal tesisler, bilgi evleri, mesire alanları ve parklar, ulaşım yolları… Say say bitmiyor. Eminim konuşurken kendinin bile unuttuğu projeleri vardır. İki uygulaması kafama  takıldı. Belediye bir çok dış alım yaparak alması gereken ihtiyaçlarını kendisi karşılıyor. Kendi ofis mobilyalarını kendi içinde üretiyor. Park ve Bahçelere yerleştirdiği kamelyaları da dahil. Çöp toplama işini kendi bünyesinde yapıyor ve küçücük bir belediyenin bile 10-12 milyona mal ettiği  önemli bir işi kendi imkanları ile topluyor. Yıllık 5 milyon kadar bir bedelle bu işi yapıyor; Bence en büyük alkışı da burada hak ediyor…

Şevki Demirci bir yandan hizmetlerin içinde boğuşurken diğer yenden ekibinin içinde çıkan sıkıntılarla da uğraşmak yolunda. Başkan yardımcısı Refik Tartar’ın durumu sorulmadan kendisi anlattı. Refik beyin o dedikodulardaki gibi devasa boyutlarda işlerin adamı olmadığını, onun üzerinden Şevki Demirci’ye vurmak isteyenlerin adresi olduğunu söyledi. Konuyu kendilerinin de araştırdığını hatta Başbakanlık Etik Kurulu’na dahi yazı yazıp onay aldıklarını söyledi. BU iddiaları, suçlamaları mahkemeye taşıdıklarını da ekleyerek;

Demirci bize bambaşka bir başkan yardımcısı portresi çizerken bir konuyu da eklemiyor değil;

“ Benim başkan yardımcım 500 metre de olsa o yeri almayacaktı” deyip noktayı koyarak Tartar’ı neden görevden aldığının da sebebini aktarıyordu.

Sonuç olarak Çayırova Belediyesi bu bölgenin vizyon projelerini hayata geçiren, en büyük kültür merkezini inşa eden, her belediye gibi arsa satarken yerine yen yeni arsalar üreten bir Belediye. Bu belediyemizi ve Şevki başkanın bu gibi nahoş konularla değil hizmetleri ile değerlendirmek, “ Şevki başkan  daha ne yapsın!” anlamında eleştirmek gerekir. Ha, başkan yardımcısı ya da ekibinden biri yanlış yollara mı girmiş; Bırakalım onu da yargı ve bu devletin ilgili kurumları değerlendirsin.