Dilovası’nın kömürle imtihanı!



Dilovası’nın en hakim tepesinde kurulmuş bir OSB ve yanlış yer seçiminin kurbanı olan onlarca üretim tesisi…

Kömür OSB’nin silik ve bir o kadar da yanlış bölge seçimi olduğunu söylemek için o bölgede halkın sağlığını tehlikeye attığı, kömür tozlarının yo açtığı solunum rahatsızlıkları ve ardından gelen kanser vakalarına bakmak yeterli…

Özellikle Turgut Özal Mahallesi’nde yaşayan insanların, o kömür tozlarından neler çektiğini, hayatlarının nasıl yaşanmaz bir hal aldığını bizzat gidip yerinde gözlemleyen biriyim…

Gördüğüm manzara ve orada yaşayan bu ülke vatandaşlarının çilesi gerçekten trajik bir durumdu ve bir an önce önlem almayı gerektiriyordu…

Buraya OSB yapma fikri hele hele Kömür OSB yapma fikri her kimin aklına gelmişse, o kafayı kutlamak gerek(!)

Her ne kadar 4562 sayılı yasaya göre kurulmuş olsa da, adının İhtisas OSB olması dahi bu cinayetlere davetiye çıkarmak için yeterli sebep olmalıydı. 2003 yılında Kömür İthalatçıları Derneği (KİAD) ve o dönemin Kocaeli Valisi’nin kararı ile kurulmuş, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’da  217 sicil no’su ile OSB olarak tescil etmiş burayı . 79 hektarlık bir arazi, üzerinde çoğunun depolama, paketleme ve işleme gibi üretimler yaptığı 22 şirket. Yani bir başka deyişle yüzde yüz doluluk 

Burada, sadece kömür ve kömürle ilgili şirketlerin yer alabileceği, sadece kömürün işletilebileceği bir OSB olması, ileride yaşanacak bu tehlikeler için bir işaret dahi vermedi mi acaba?

Kömür gibi toz partiküllerinin solunum yolu ile insanların ciğerlerine saplanması ve orada tahribat yaratması başta kanser olmak üzere bir çok hastalığın en bariz sebebidir. Bu tehlike ile ilgili o dönem İstanbul milletvekili Metin Külünk, tesadüfen gittiği Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları hastanesinde ortaya çıkan manzarayı kendi çekimleri ile sosyal medya hesabında yayınlamış ve oradan bir de çağrı yapmıştı…

Külünk’ün ‘Gelin bu sorunu kökünden çözelim’ çağrısı geniş bir kesim tarafından da desteklenmiş, herkes paylaşımlar yapmıştı. Hatta o dönem hastalıkla pençeleşen Turgut Özal Mahallesi Muhtarı merhum Mehmet Şirin, Külünk’le bu konuda görüşme bile yapmıştı.

Rahmetli Mehmet Şirin, ailesi ve komşuları da  bu kömür tozlarının yıkıcı etkisinden nasibini almış , Şirin bu mücadelede hayatını kaybederken, diğer yakınları da bu sinsi tozları bir kader gibi çekmeye devam etmişti.

Dilovası’da yaşayanların gündelik yaşamları, böylesine tehlikeli hayat şartlarına indirgenmemeli…

Dilovası’nda yaşayan halk kimyasal atıklara, sızıntılara ve kimyasal kokuların saçıldığı havaya mecbur bırakılmamalı…

Bölge makineciler, teknolojik ürün imalatçıları ve son derece modern, sıfır atık anlayışı ile çalışan OSB’lerle çevriliyken, bölge ve ülkenin katma değerli üretim peşine düştüğü bir zamanda bu adamların burada kömür eleme, kömür paketleme, depolama ve briket tesisleri açmak ne kadar doğruydu acaba?

Derelerden simsiyah atıkların akıtılması, kuzeyden esen rüzgarların önüne kattığı kömür tozlarını alçak rakımdaki yerleşim yerlerine sürüklemesi ne kadar insani ya da vicdani acaba?

Üstelik insanın sağlıklı yaşama hakkına da düpedüz darbeden başka bir şey olmasa gerek!

En son olay, önceki gün akşam saatlerinde yaşandı. OSB ‘de depolanan kömürlerin kimyasal olarak yanması sonucu ile ortaya bölgede yaşayanları rahatsız eden bir koku yayıldı. Halk tepkisini göstermek için  OSB önünde eylem yaptı. Araya kaymakam ve yetkililerin girmesi, okkalı bir ceza yazılması olası bir halk hareketini , belki de  bir faciayı da önledi…

Görünen o ki; tahliye kararı verilse de, ‘kendinize yer bulun’ çağrısı yapılsa da Kömür OSB daha uzun bir süre konuşulmaya, veryansın edilmeye devam edecektir…

Bölge halkı bu konuda artık göstermelik açıklama ya da sosyal medyada masa etrafında konu ile ilgili enine boyuna görüşme fotoğrafları  istemiyor;

OSB’ler merkezi Dilovası, Kömürle anılan bir OSB istemiyor!

Dilovası artık zehir solumak, kanserle yüz göz olmak istemiyor!

Kömürü gündelik yaşamlarından çıkartmak, onun verdiği hasarla yaşamak istemiyor…

Nesini anlamıyorsunuz;

Bu bölge, bu insanlar yeni yeni hastalıklar, yeni ölümler istemiyor!

Bir an önce köklü, kalıcı ve yerinde çözüm istiyor…

Sizin bölgenizden, gece gündüz  savrulan kömür tozları ile hayatlarını karartmak değil!