Anasayfa > Köşe Yazıları  >  DİVAN-I LÜGAT’İT TÜRK İZLERİNİ ŞEHİT DAVUT ALİ KARADAĞ MTAL SÜRMEK

DİVAN-I LÜGAT’İT TÜRK İZLERİNİ ŞEHİT DAVUT ALİ KARADAĞ MTAL SÜRMEK



Kıymetli okuyucularım bu yazımızda sizlere bu haftaiçi Şehit Davut Ali Karadağ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde gerçekleştirdiğimiz konferans ilgili bahsetmek istiyorum öncelikle davet için Okul Müdürümüz Zafer Aslan hocamıza, öğretmenlerimize ve bizleri dinleyip, sorularıyla bize eşlik kıymetli öğrenci kardeşlerimize sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Programda Divan-i lugat-it Türk, kitabın yazarı Kaşgarlı Mahmud’u ve onu günümüze kavuşturan Ali Emiri Efendi hakkında bahsettik. Divan-i lugat-it Türk ilk sözlük ve ansiklopedi olması hasebiyle ayrıca önem arz etmektedir. 16 sene boyunca yapılan derin araştırmalar sonucunda ve dönemin şartlarına bakıldığında muazzam olan eser Orta Türkçe döneminde Kâşgarlı Mahmud tarafından Bağdat’ta 1072-1074 yılları arasında yazılan Türkçe-Arapça bir sözlüktür. Eser, Yaklaşık 8000 civarında madde başı içermektedir.
Bu eser için Kaşgarlı Mahmud tarafından halk arasında kullanılan Türkçe kelimeler derlenmiş; daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla deyimlerden, atasözlerinden ve şiirlerden örnekler verilmiş ve bunların Arapça tercümeleri de yapılmıştır.
Kökleşik Arap sözlük bilgisi ilkelerine göre hazırlanmış olan sözlük, muhtemelen 1077 yılında Bağdat’ta Halife Muktedî-Biemrillâh’ın oğlu Ebü’l-Kāsım Abdullah’a takdim etmiştir.
Eser, bir sözlük olmanın dışında Türkçe’nin 11. yüzyıldaki dil özelliklerini belirten, ses ve yapı bilgisine ışık tutan bir gramer kitabı niteliğindedir. Ayrıca yazıldığı devirdeki kişi, boy ve yer adları kaynağı; Türk tarihine, mitolojisine, coğrafyasına, halk edebiyatına, tıp bilgileri ve tedavi usullerine dair bilgi veren ansiklopedik bir eserdir.
Eserde yer alan harita, ilk Türk dünyası haritası olması bakımından büyük değer taşır. Fatih Milet Kütüphanesi’ndeki nüsha esas alınarak eserin 1941’de Türk Dil Kurumu ve 1990’a Kültür Bakanlığı tarafından tıpkıbasımı yayımlanmıştır.
Eseri Ali Emîrî Efendi 1915 yılında tesadüfen bulmuş; 3 altın bahşiş verip toplam 33 altın satın almıştır. Bir söylentiye göre de yanında para olmadığı için eve gidip parayı alana dek kitabın başkasına satılmaması için, dükkân sahibini dükkâna kilitlemiştir.
Kâşgarlı Mahmud, Dîvânu Lugâti’t-Türk’e şöyle başlar:
“Esirgeyen, koruyan Allah’ın adıyla Tanrı’nın, devlet güneşini Türk burçlarından doğurmuş olduğunu ve Türklerin ülkesi üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş olduğunu gördüm. Allah onlara Türk adını verdi ve yeryüzüne hâkim kıldı. Cihan imparatorları Türk ırkından çıktı. Dünya milletlerinin yuları, Türklerin eline verildi. Türkler, Allah tarafından bütün kavimlere üstün kılındı. Hak’tan ayrılmayan Türkler, Allah tarafından hak üzerine kuvvetlendirildi. Türkler ile birlikte olan kavimler aziz oldu. Böyle kavimler, Türkler tarafından her arzularına eriştirildi. Türkler, himayelerine aldıkları milletleri, kötülerin şerrinden korudular. Cihan hâkimi olan Türklere herkes muhtaçtır. Onlara derdini dinletmek, bu suretle her türlü arzuya nail olabilmek için Türkçe öğrenmek gerekir.”
Konferans için tekrar Zafer Aslan hocam baştan olmak üzere tüm öğretmenlerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.


Sıradaki Habere Kaydır