DİYETTE KAHVALTI ÖĞÜNÜ ŞART MIDIR?
Bu konu bilimsel literatürde de iki perspektife sahip. Dolayısıyla genellenmesi doğru olmayan bir konumdadır. Dolayısıyla bu yazıyı ağırlıklı olarak klinik uygulama ve gözlemlerimi temel alarak yazıyorum.
Kahvaltı yaptığınızda, metabolizmayı uyararak vücudunuza o gün yakması gereken çok fazla kalori olduğunu söylüyorsunuz. Kahvaltıyı atladığınızda vücudunuzun aldığı mesaj, gelen kalorileri yakmak yerine saklaması gerektiğidir. Bunun sonuçlarını klinik takipte çok net bir şekilde gözlemleyebiliyoruz.
Ancak bazı değerli çalışmalarda da kahvaltı yapmanın veya atlamanın, gün boyunca metabolizma çalışma hızı üzerinde hiçbir etkiye sahip olmadığını gösteriyor.
Tabi bu durumlardan “Herkes kahvaltı yapmalı, en sağlıklısı kahvaltıyla güne başlamaktır!” veya “Kahvaltı bilinenin aksine sağlıksızdır!” sonucunu çıkarmamalıyız. Ancak diyetisyene başvuran danışan profilini baz aldığımızda büyük bir kısmı bel çevresi yüksek oranda yağlı ve buna bağlı olarak iç yağlanma düzeyi yüksek bireylerle çalışıyoruz. Yağ dokunun tek başına bir organ olarak çalışabilmesi, hormon sentezlerinde rol alabilmesi iştah ve kan şekeri üzerindeki etkisini göz önüne aldığımızda bu danışan profiline yaklaşımımızın temel hedefleri de şekil buluyor: Kan şekeri ve iştah kontrolü.
İştah kontrolü
Gün içerisinde yeterli enerjiyi sağlayabilmek ve kısıtlayıcı diyet modellerinden uzak bir diyet planlamak temel hedef olduğunda “kahvaltı” öğünü büyük bir destekleyici görevi görüyor. Çünkü günlük alınması gereken enerjinin çok büyük bir kısmını sağlıyor. Bu da özellikle gece açlıklarını kontrol etmemizde altın rol oynuyor.
Kan şekeri kontrolü
Klinik uygulamalarımda “iç yağlanması yüksek danışanlarımda” öğün atlamanın kan şekeri düzeylerinde oynamalara ve açlık sinyallerinin düzensizlik oluşturduğunu görüyorum. Özellikle kahvaltı öğününü atlamak kişi gündüz mesaisinde işçiyse halsizliğe, verimsizliğe, hatta iş kazalarında artmaya sebep olabilir. Eğer kişi tanılı diyabetliyse kahvaltı öğünü yine gün boyu kan şekerinin kontrollü ilerlemesinde büyük destekçimiz olarak görev alıyor.
Herkes için geçerli değil
İç yağlanması yüksek kişilerde bu denli olumlu sonuçlar doğuran kahvaltı, “sağlıklı” bireylerde bu kadar şart mı bunu konuşalım. Vücut yağ oranı ideal seviyede, iç yağlanması sınırın altında olan ve yalnızca sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak için tarafıma başvuran danışanlarım için kahvaltı klinik uygulamalarımda aynı kritik öneme sahip değil.
Ben kahvaltı insanı değilim diyorsanız
Geceleri yemek yiyorsanız, sabahları tekrar acıkma ihtimaliniz düşüktür. Bu her zaman böyle değildir, ancak gece atıştıranların çoğu, kahvaltıda yalnızca vücuda yeterli yakıt sağlamayan kahveye sadık kalacaktır.
Uyandıktan sonraki 40 dakika içinde bir şeyler yemeyi hedef koyun. Tercihen yağsız bir proteinle eşleştirilmiş yüksek kaliteli bir karbonhidrat seçin. Yulaf ve süt kombinasyonu buna iyi bir alternatiftir. Tavada yağsız pişmiş mantarla esmer bir ekmekten hazırladığınız mini tost da alışılmışın dışında bir kahvaltı alternatifi olabilir. Bu gibi doğru kombinasyonlara sahip yakıt, gün boyunca enerjik hissetmenize yardımcı olacak ve açlık sinyallerinizi düzenlemenize yardımcı olabilir.