Dünyada maske savaşları yaşanırken…



Korona virüs vakasının ülkemizde ilk görüldüğü andan itibaren yaşanan süreci hepimiz yakından takip ediyoruz.

Medya organları bu süreçten en fazla etkilenen sektörler arasında. Öyle ki, özellikle ülkemizde en ufak bir kriz ortamında firmalar ilk olarak reklam faaliyetlerini erteleme ve ya durdurma kararı alıyorlar. Reklamlarla ekonomik olarak ayakta durmaya çalışan medya kuruluşları da haliyle bu süreçte en çok etkilenenler arasında yer alıyor.

Bütün bunlara rağmen, insanlara haber ulaştırmak için gayret ve özveriyle çalışıyoruz.

Medya sektöründe özellikle bu süreçte reyting rekorları kırılıyor. Yazımın başında da ifade ettiğim gibi, insanlar bu süreçte yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor. Bütün haber alma organlarını değerlendiriyor. Bu da sektöre inanılmaz bir reyting kazancı getirdi diyebilirim.

Peki, bütün bu gelişmeleri takip ederken dünyada ki ülkelerle, özellikle Avrupa ülkelerinde alınan kararlarla bizim ülkemizi hiç kıyaslıyor musunuz?

“Avrupa bizi kıskanıyor” falan gibi cümleler kurmayacağım.

Ama Avrupa toplumundan birçok farkımız olduğunu da ifade etmek istiyorum.

Korona virüsün ülkemizde ilk görüldüğü günden bu yana muhteşem bir dayanışma tutumuyla virüse karşı savaş açtık.

Eksiklerimiz, hatalarımız elbette oldu.

Ama bir Pazar esnafının ürünlerinin bir kısmını kenara koyup, “Ücretsizdir. İsteyen buradan alabilir” diyerek yardıma muhtaç kişilere el uzatması…

Fırınlarda “Askıda Ekmek Kampanyası” başlatılması…

İnsanların sosyal medyadan birbirleri ile diyalog kurarak yardıma muhtaç kişilere el uzatması…

Başka bir ülkede gördünüz mü?

Kurtuluş Savaşı’nda canını ve malını ortaya koyan bu millet, yine üstüne düşeni yaptı ve yapmaya devam ediyor.

Bakın, dünyada maske savaşları yaşanıyorken bizim devletimiz vatandaşına ücretsiz maske dağıtmaya başladı. İstanbul’da 65 yaş üstü 1 milyon 150 bin kişiye Cumhurbaşkanlığı’nın talimatıyla kolonya ve maske de dağıtılacak. Biz sosyal bir devletiz. Sağlık alt yapımız oldukça iyi durumda. Birçok ülke sağlık sisteminin çöktüğünü duyururken, bizim sistemimiz halen dimdik ayakta. 45 günde 2 yeni hastane yapacak kadar da güçlü bir durumdayız.

Bu süreçte bu olumlu şeyleri söylemesem olmazdı. Elbette eksiklerimiz var. Bu süreci bir bitirelim, onları da konuşacağız. Ama şimdi birlik ve beraberlik içerisinde bu virüs savaşını kazanmamız gerekiyor. Kurallara uyacağız, maskelerimizi takacağız, kişisel bakımımıza özel göstereceğiz. Ve sosyal izolasyonu muhakkak sağlayacağız. Biz millet olarak bu kurallara uyar isek, bu süreçte o kadar kısa sürede tamamlanacak ve hayat normale dönecektir.

Hadi, en kısa sürede bitirelim şu işi!