Eğitim



Her dönem başında gündemde en çok yerini alan konu aslında; Eğitim. Birçok kez sistem değişikliğine gidilen, bir türlü sistem kurulamayan alan.

Aslına bakarsanız eğitim konusunda ülkemizde hem yapılacak hem yazılacak çok konu var. Öğretmenlerin sorunlarından sistem değişikliklerine, atanamayan öğretmenlerden okulların fiziki yapılarına kadar… Hem takdir edeceğimiz hem eleştirebileceğimiz onlarca konu çıkar.

Eğitime bakış açımı birkaç ay önce gittiğim Çayırova’da görev yapan Sezer Ortadağ değiştirmişti. Yaptığımız özel haber çalışmasıyla ismini tüm Türkiye duydu. Çünkü o sıradan bir öğretmen değildi. Öğrencilerine kendi imkanlarıyla en az iki enstrüman çalmayı öğreten bir eğitimciydi. “Umutlanmak gerek” sözünün vücuda bulunmuş haliydi…

Ve dün Darıca Nenehatun İlk Öğretim Okulu’ndaydım. Okul yönetimi ve sınıf öğretmeni tarafından hazırlanan, “Mesleğimizi seçiyoruz” projesi kapsamında 2-B sınıfına konuk olarak gazeteciliği anlattım.

Tıpkı Sezer öğretmenin yaptığı için çocuklarımızı geleceğe hazırlamak adına müfredat dışında atılan güzel bir adımdı bu. O nedenle yazıyorum bu satırları.

Yazıyorum ki örnek olsun.

Yazıyorum ki ‘eğitim’ denilen olayın ders kitaplarından ibaret olmadığını bir kez daha görelim.

Güzellikler paylaştıkça çoğalır. O nedenle atılan bu güzel adımı yazıyorum.

Ve bir kez daha umutlanıyorum.

Umutlanıyorum çünkü bu ülkede Sezer öğretmen gibi, Ahmet öğretmen gibi eğitimciler var. Umutlanıyorum çünkü İbrahim Bey gibi yöneticiler var.

İşte o nedenle, tıpkı birkaç ay önce bu satırlardan Sezer öğretmene yazdığım gibi yazıyorum bu satırları…

Biz gibi diğer bütün meslek gruplarından temsilcileri ağırlayarak öğrencilerin meslekleri tanımasını sağlayan Darıca Nenehatun İlk Öğretim Okulu Müdürü Sayın İbrahim Altun ve 2-B sınıfı öğretmeni Ahmet Kutlar’ı tebrik etmek gerektiğini düşünüyorum.

İyi ki böyle eğitimciler var! Ve iyi ki yeni eğitimciler böyle eğitimcileri örnek alırlar!