En zor yazı!
Yıllarca bu köşeden sizlerle yüzlerce haber paylaştım. Yüzlerce makalenin içerisinde farklı konular, konuklar ve bilgilerle bir araya geldik.
Aslında bugün yine sizlerle bir haberi paylaşacak, içinizi ısıtacak bir sohbetle sizinle buluşacaktım. Fakat hayat her zaman planladığınız gibi gitmiyor.
En önemlisi de zaman su gibi akıp geçerken, sevdiklerinizle de bir bir vedalaşmak zorunda kalıyorsunuz.
Bu satırları kaleme almak benim için gerçekten çok zor. Ne söylesem olmayacak, hangi kelimeyi yazsam hislerimi anlatamayacak gibi hissediyorum.
Cümlelerin yetersiz, kelimelerin acımasız olduğunu düşünüyorum. Ben bugün en zor yazımı kaleme alıyorum.
Bu haftaya oldukça kötü bir haberle başladık. Bir süredir rahatsızlığı bulunan ailemizin çınarı, büyük babaannemiz Emine Kahraman hastaneye kaldırılmış, tedavi altına alınmıştı.
97 yaşındaydı. Son zamanlarda sağlığı pek iyi sayılmazdı. Doktorlar ısrarla, “Her şeye hazır olun” dese de, ben o soğuk hastane odasından yine çıkacağını ve bizlere sarılacağına inanıyordum. Çünkü o mavi gözlü kadın, o soğuk odadan defalarca kez çıkmış, dimdik ayakta kalmayı başarmıştı. Ailemizin çınarıydı, gölgesi herkese yeterdi.
İşte o çınar geçtiğimiz gün yıkıldı. O soğuk hastane odasından çıkmadan bizlere veda etti. Kendisini en son Kurban Bayramı’nda görmüş, kısa da olsa vakit geçirmiştim.
Vefat haberiyle birlikte onun o güzel gülüşü, mavi gözleri, yaptığı espriler, kızmaları ve en önemlisi durmadan verdiği öğütler… Film şeridi gibi geldi ve geçti…
Seni hiç unutmayacağız. Dualarımız hep seninle olacak.
Mekanın cennet olsun Emine Ana!
**********************
NOT: Ailemizin çınarı, büyüğümüz, kıymetlimiz Emine Kahraman’ın vefatının ardından yanımızda olan, arayan, mesaj göndererek başsağlığı dileyen tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum. Allah eksikliğinizi göstermesin.