EN



EN

Kusursuzu arar insan şu dünyada. En anlayışlı, en harika, en yakışıklı/güzel eş, en hoşgörülü aile, en candan dost,en nazik akraba… Herşeyin “en” olanı neyse o işte!

En lüks ev,en kaliteli araba,en farklı dekorasyon… Bitmeyen en listesinde nedense kendisi yoktur çoğu zaman! En zarif eş, en düşünceli damat ,en kibar evlât, en içten arkadaş, en güzel iz bırakan anne,en çok seven baba, en idealist eğitimci, en kaliteli malzeme kullanan müteahhit,en iyi demir ustası, en merhametli ve mahir doktor, en güzel yolları temizleyen belediye işçisi,kul hakkından en çok sakınan çalışan?

İnsan aramaktan ziyade,aradığı olmaya çalışsaydı daha çok keşke…Yaşadığı aksaklıklarda keşke kendine düşen dersi alıp yoluna devam etmiş olsaydı!Yıkılan ilk evden sonra meselâ insanoğlu,(Allah’ın takdiri elbet tahakkuk eder,ama cüz’i iradeyi kullanmak gerekir.) neyi değiştirdi şehircilik ve yapılarla ilgili? Aç gözlülüğü galip geldi yazık ki! Daha çok ev,daha zengin olmak,3/5 kat derken gökdelen tadında rezidanslar…Osmanlı mimarisinde şehir merkezlerinde önce mezarlıklar ve ibadethaneler yer alırken, mezarlıklar artık şehrin en uzak köşelerinde yer almadı mı? Oysa “ölüm var” gerçeği ne kadar merkezde kalırsa,kul kendini toparlama konusuna daha çok eğilir. Şimdi artık şehir imar edilecekse önce avm en merkezi yerine inşa edilir oldu yazık ki! Ölüm, hesap gerçeğinden uzaklaştıkça insan,kulluğundan da uzaklaştı,ama farkederek ama farketmeyerek!

Her karışı cennet bir vatanımız var Elhamdülillah. Ancak batı bölgeler, özellikle İstanbul çılgınca göç almış ve dolayısıyla lego gibi binaların yapılması kaçınılmaz olmuştur. Şimdi ne yapalım diye düşünürken,içinden çıkması zor olduğundan olsa gerek,tedbirsiz ve sorumsuz bir tavırla ve bunu teslimiyet kılıfına uydurarak beklemek olmaz.Zira teslimiyet; tedbiri alıp, gücünü kullanıp sonra Allah’a teslim etmektir.Şimdi daha küçük olması itibariyle Kocaeli merkezden örnek vereyim.Denilse ki; üçüncü katlardan sonraki daireler indirilecek ve şehir nüfusları azaltılarak yeni bir imar gerçekleşecek. Her birimizin haklı sebepleri var; işimiz, akrabamız, çevremiz burada!olmaz terkedemeyiz deriz ya da İzmit’e okumaya gelip alışmış/sevmiş ve dönmek istemeyenler oldukça fazla.Nasıl bir çözüm üretelim dersiniz? En başından engellenememiş bir kontrolsüz göç gerçeği  var.Büyükleri,kökleri neredeyse herkes oraya dönecek denilse? Kocaman bir kaos sebebi olur.Hadi diyelim kimse memleketine dönmeyecek,o vakit az katlı imar başlayınca onca insan nereye ve nasıl yerleşecek?!Toprağın asla nefes alamayacağı kadar ev inşa edilmesi demek belki de bu?!

Hâsılı kelâm,zor iş…Kararlı olma ve birlikte hareket etme günüdür bugün. Yaptığımız işi en güzel haliyle yapmak yaraşır bize.Birbirimize suç atmak yerine,kolektif üstlenilen bu hatada herkes kendi payına düşeni toparlamalı. Oy kaygısı ile imara uygun olmayan yeri açan, yapı denetim imzalarını atarken kör taklidi yapan,bildiği halde deprem bölgesinde çok katlı evi modernlik algılayıp talip olan,aza kanaat etmeyen,demiri düzgün bağlamayan,betonu hakkıyla kaliteli hazırlamayan…Kim varsa herkes bu yaşananda ve yaşanma ihtimali olan durumda pay sahibidir. “Vah deprem oldu,tüh…Korkuyoruz” deyip beklemek yerine birşeyler yapmalı acil tarafından.

“En” olana talip olan insan, en iyi kul olabilmek istiyorsa,terazisi en hassas çalışan olmalıdır. Kocaeli/Tavşancıl’da babasına dahi kat çıkmaya izin vermeyen başkan misali…Kimin yapmak istiyor olması değil konu,kim olursa olsun uygun olup olmaması!

Geçtiğimiz günlerde bir hanımefendi telefon etti,bir kurumda bir seminer vesilesi ile tanışmışız kendisiyle.”Hocam,….da kayıt imkânı yok dediler.Siz yardımcı olur musunuz?”. Soğuk duş etkisi oldu bu soru aslında benim için, bunu sorabiliyor olması dahi düşündürücü değil mi?”Benim için bile olsa,yapacak birşeyim yok emin olun.Kul hakkına girmekten imtina ederiz hepimiz. Üzgünüm yardımcı olamadım” dedim.

Durum bundan ibaret,hatıra binaen hak sınırını zorlayan ne varsa terk edersek “en” olma ve “en” olanı bulma imkânımız olur.Liyakat sahibi insanlar vazife başında olmalı. Kişinin değil, Allah’ın hakkını gözetmeli önce.

Ya Rabbi! İnsan ve kul olmanın hakkını veren en takvalı kul,en salih/saliha ümmet olabilmek için, en çok gayret eden hayırlı zümre arasına dahil olacak en hayırlı işlerde önder eyle cümlemizi…(Amin)

Baki hürmet ve dua ile kıymetli dostlar…