Erdemli Öyküler/ İbrahim Erdem
Gebze Kitap Fuarı’nda yazarlık yönüyle benimle, öğretmen kimliği ile eşimle meslektaş olan İbrahim Erdem hocamızın yeni çıkan eserini aldım. Şu aralar çok yoğun olduğum için bir ara okurum dedim. O esnada yönetmen arkadaşımı iş yerinin önünde beklemem gereken bir işim çıktı. Hem iş ortağımı bekleyeyim hem de zamanı değerlendireyim dedim “Erdemli Öykülere” bir göz gezdireyim dedim. Hani vaktim yok ya göz gezdireceğim. Ama işler planladığım gibi gitmedi bu nasıl akıcı bir dil ve nasıl erdemli öyküler! Adı üstünde imiş sahiden. Her biri birbirinden kıymetli kimi menkıbe tadında kimi ata sözü kıvamında harika öyküler!
Kitap 138 sayfa birbirinden bağımsız öykülerden oluşuyor. Her öyküden nasibinize hikmetli bir hisse düşüyor. Hikmet aramayı seven, çağın gereksiz şatafatından yorulmuşlar için harika bir durak olacak bu kitap.
İlk öykünün özetini sizlerle paylaşmak isterim. Osman Efendi’yi korkunç bir baş ağrısı sarıyor. Kimse sebebini bulamıyor. İyileştirene değerli hediyeler vaat ediliyor ama ne çare! Bir berber Osman Efendi’yi traşa geliyor. Burnuna batan kılı çekip alıyor. Burun kanıyor, Osman Efendi acıyla bağırıyor. Görevliler berberi kovuyor. Ama şifası bulunmayan baş ağrısı da o kılla birlikte gidiyor. Osman Efendi durumu anlayınca berbere ikramda bulunuyor. Ve yazar olayı şöyle bağlıyor: “Burnundan kıl aldırmayanların başı ağrıdan kurtulmaz.”
Türkçe öğretmeni olan yazarımızın imla ve noktalama yönünden kusursuz dikkatiyle ve yazı puntosundaki, paragraf arası mesafe centilmenliği ile okurun gözlerini yormadan süratle okumasını sağlayacak tercihlerini de farketmemek mümkün değil. Eserin hoş cümleleriyle yazıma son veriyorum. Herkese iyi okumalar!
“Erdem, iyi saydığımız şeyleri yapmakta gösterdiğimiz karar ve sabırdan ibarettir.”
Descartes
“Vazgeçmeyi biliyorsan güçlüsün,
düştüğün yerden kalkabiliyorsan başarılısın, affetmeyi biliyorsan erdemlisin.”
İbrahim Erdem