Evlilik Öncesi Eş Seçimi…
Merhaba dostlar, şükür kavuşturana diyelim. Uzun bir aradan sonra ne mutlu ki yine birlikteyiz. Daha önce olduğu gibi her hafta salı günleri yine Ruh’a şifa’da buluşacağız.
Genel anlamda yazılarım aile ve çocuklar üzerine olacak. Arada farklı konulara kaçamak yapabiliriz tabi…:)
Günümüzde evlilik müessesindeki çatırdamalar aile üzerine yoğunlaşmamda etkili oldu açıkçası. Her geçen gün artan boşanma sayısı, gelecek adına kaygıları da beraberinde getiriyor.
Tabi bunun en önemli sebeplerinden biri de evlilik öncesindeki karar aşaması.
Bu nedenden dolayı uzun bir ayrılıktan sonraki ilk yazımda sizlerle bu konuyu işlemek istedim.
İnsan karşı cinsle bu anlamdaki bir iletişime geçmeden önce kendini tanımalı esasında. Değer yargılarını kişilik yapısını, sınırlarını, gelecekten beklentilerini net olarak tesbit etmeli.
Kendi özgür ruhuyla hayatına yön veremeyen kişiler gelgitler içinde boğulup gidecek, yol almakta sıkıntı çekeceklerdir.
Peki nedir kriterler, neler olmalı kişinin beklentileri?
Kadın ya da erkek yaratılışı gereği,
özelde farklı beklentiler de olsa da ortak nokta uyum ve anlaşılmaktır. Birbirine benzemeyen ruhlar bir arada olsalar da uyumu yakalamakta zorlanırlar.
Evliliğe karar veren bir kişinin, kafasında kurguladığı bir kişilik ve hayalini kurduğu bir aile modeli ister istemez vardır
Şu var ki acele etmemek, objektif bakabilmek, akıl ve duygu olgusunu dengede tutmak, sağlıklı bir karar için oldukça önemli.
Objektif olabilmek, kişilerin kendilerini ifade etmelerinde önyargısız bakabilmek, gerçek algımız da oldukça yardımcı olacak, iki taraflı olarak yalnış anlaşılmalara engel olacaktır.
Kişilerin evlenmek istedikleri kişilerin tercihlerinde genellikle şu üç özellik ortaya çıkıyor.
1- Zıt birini seçmek
2-Seni tamamlayanı seçmek
3-Benzerini seçmek
Diyeceksiniz ki niye zıt birini seçeyim ki?
Bu tercih merak duygusundan kaynaklı, heyecan ve farklılık yaşamak isteyenlerin seçimi oluyor. Tabi ki ayrılıkların en fazla yaşandığı evlilikler de bunlar malesef…
Tamamlayıcı evlilik ise;
kişinin kendisinde eksik olan yanlarının karşı taraftan tamamlanacağı düşüncesiyle yapılan evliliklerdir.
Burada eksik hissedilen yönler ne kadar az ise uyum o kadar fazla olur. Yalnız şu da var ki eksikliği karşı tarafla gidermek, karşılıklı bağlılığın artmasına da vesile olacaktır.
En sağlıklı bulunan ve mutluluğun en fazla yaşandığı evlilikler ise, kendi ruh eşini, benzeyenini seçmekle mümkün.
Dini inanç, kültürel ve ekonomik benzerlik, aileler tarafından da olumlu karşılanırken, çift de kendi arasındaki duygusal bağa ve uyuma odaklanıyor. Alan memnun satan memnun doyebiliriz. Böylece denklik ilkesiyle yapılan evlilikler, toplum tarafından daha fazla kabül görüyor ve sosyal hayata uyumları da bi o kadar kolay oluyor.
Görücü usulü mü, flört mü derseniz eğer, burada mühim olan açık iletişim ve dürüstlük diyebiliriz.
İster başkasının tavsiyesi olsun, isterseniz tanıdığınız, karşınıza çıkan biri olsun. Hayata aynı yönden bakabilmek, aynı frekansta kalabilmek ve ortak bir gelecek de buluşabilmek önemli.
İki taraf içinde kendini birbirinin yanında güvende hissetmek, 8diğer sorunları aşmada mihenk taşı…
Sorunlara ortak çözümler bulabilmek oldukça önemlidir. Hayat düz bir çizgiden oluşmaz ve ortak çözümleriniz sizi daha çok birbirinize bağlar.
Ne kadar düşünürseniz düşünün evlilik biraz korkutur.
Fakat aile; kişinin sığınacak limanı, üşüdüğünde sımsıcak hissedeceği yanan ocağı, dininin yarısını tamamladığı Peygamber sünnetidir.
Ne diyelim evlenecek olanlara duamız olsun.
Rabbim her birinize karşılıklı güvende hissedeceğiniz sağlam limanlar nasip etsin inşaallah…
Haftaya buluşmak duası ile;
Kalın sağlıcakla…