FETHİN İZLERİ

“İstanbul elbette fetholunacaktır; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir!”

Hadisin müjdesine muhatap olmak için,o kutlu asker / komutan olmak için zihnini,bedenini,kalbini yormak ne büyük bir sevda…Aşk nedir deseler; 90’lı yaşlarında bir Peygamber müjdesi için yollara dökülen Eyüp Sultan derim hiç düşünmeden.Tarihi boyunca otuz iki defa kuşatılmış bir şehir İstanbul. Hem stratejik bir noktada bulunması, hem de manevi bir müjde ile bildirilmesi değerini arttırmıştır.

Osmanlılar ilk defa I. Bayezit zamanında şehir iki kez kuşatıldı. Daha sonra Musa Çelebi ve II. Murat tarafından birer kez kuşatılan İstanbul, 1453 ‘te II. Mehmet tarafından ele geçirildi.

Hayranlıkla fethi okuyoruz.Peki bize neler öğretti bunları öğrenmek?Tarihi okuyup öğrenmek bize yapmamız gerekenleri ve yapmamamız gerekenleri öğreten en iyi eğitimcidir.

-Hedefe ulaşmak için önce uykuları kaçırmak gerek:
Cennet mekân Sultan Fatih genç yaşına rağmen,geceler boyu uykusuz kaldı. Çünkü bir amacı vardı ve uyutmuyordu onu.Sevdasına kavuşana kadar durmak yoktu.Geceler sevdalılara mekândı belki de!Sahi ya uyku teheccüdle bölünürse,uyku kaçarsa cennet fethine talip olmaz mı kul? Cemalullah’a talip olan kul nasıl uyusun ki geceleri?

-Hedefe ulaşmak için lügatten “imkânsız” ifadesini çıkarmalı:
Sene 1453…Şimdiki imkânlarla kıyaslanamaz hiçbir şey. Zahmet daha fazla gibi görünse de aşk büyük olunca,olmazları oldurana teslim olup kulluk gücünü kullanmanın adıdır “karadan gemi yürütmek.” Hedefe ulaşmak için mümkün değil deyip vazgeçmek yerine,herşey mümkün olsa ne yapardım diye sormakla başlıyor herşey. Kimbilir “karadan gemi yürütme” fikrini kaç kişi çılgınca buldu, imkânsız dedi.Ama bir âşık vardı ortada ve o hadisin müjdesine vasıl olmak için koşmalıydı.

-Hedefe ulaşmak için manevi değerleri herşeyin önünde tutmalı:
İnsan dünyalık başarılarını çok önemsiyorsa,hakettiği ihtimamı göstermeli.Şöyle ki; insan Allah rızasına uygun,hayırlı işlerle uğraşırsa bu işleri ebediyete sırtında vebal değil, amel-i salih olarak götürür. Fatih Sultan Mehmed ve diğer ehli iman yöneticileri bu şehrin fethi için yüreklendiren en önemli şey; hadis-i şeriftir. Allah rızası ve sünnete uygun bir hayat plânı kulu her işinde zinde ve diri tutar.
Seneler önce bir gencin intihar mektubu şu acı cümlelerle son bulmuştu;
“Bir ev,araba sahibi olmak için bu kadar yorgunluğu reddediyor ve hayatımı sonlandırıyorum.”
Birileri ona ebediyeti, hesabı ve herşeyin sahibini anlatsaydı böyle mi olurdu?

-İdealist bir nesil yetiştirmenin yolu “olmaktır”:
Gençler hata yapmadan yol alsın isteriz. Ciddi bir ahlâkî,toplumsal sıkıntı sebebi değilse insan tecrübeyi basit yanılgılar yaparak kazanır. Gençlerden kusursuzluk bekliyoruz,en küçük aksaklıkta fırçayı atıyoruz hiç düşünmeden. Oysa “Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın” diye kızan baba, Sultan Murat oldu mu ki? Ya anne? Hüma Hatun mu? Ve eğitimciler Akşemseddin tadında dokundular mı yüreklere? Oldurmak için olmak lâzım vesselâm…

Hadisin müjdelediği o kutlu sultana ve ordusuna rahmet olsun…Ecdadın ardından yürüme çabası olan nesle,onların torunu olmak en büyük şükür sebebidir şüphesiz…

Fethin 570. yıl dönümünde, manevi fetihlere yelken açacak takva ile ümmeti Muhammed’i zinetlendir Allah’ım (Amin)