FLORMAR 212…



Adını yazmak bile bu ‘sendikal özürlü’ firmanın reklamını yapmak gibi geliyor…

Ağrıma da gidiyor;

Gül kokulu parfümler üreten, kadınlarımıza yönelik ürettiği  kozmetik ürünlerle  yatak odalarına, banyolarına kadar giren bu firma, ne yazık ki bu ürünleri üreten, alın teri döken   onca çalışanı 212 gündür sokaklara dökmüş, bir adım bile geriye bakmayan bir firma…

Şu sıkıntılı dönemde dahi ne iş barışını düşünmüş, ne de kapısının önünde hak arayışını sürdüren onca insanın sesine kulak vermiş…

132 kadın, içeride alamadıkları haklarını dışarıda arama yoluna gitmek zorunda kalmışlar…

Bu firmanın ürettiği ürünlerini tüketen kadınlarımız!

Bu firmanın sendikalı oldular diye kapının önüne koyduğu 132 işçi de kadınlarımız!

Peki hani kadın dayanışması?

Sözde kalan bir “iş barışı”

Sözde kalan “İstihdam”

Sözde kalan “ Türkiye Dostluğu”

Fransız patronlar, işverenler bir gün dahi bu eylemi görmez mi?

Görüyorsa ki, gördüğünü biliyorum bir an önce bu işin çözümüne bakmaz mı?

Eylemin başından bu güne kadar bu insanlık dramına destek olan bir sendika var…

Adı Petrol-İş…

1950 yılında kurulmuş köklü bir sendikal örgüt…

Türkiye’nin en büyük sendikalarından biri…

Türkiye genelinde 16 şubesi var!

Bu tür eylemleri tarihi boyunca yaşamış, bir çoğunda da başarıya ulaşmış bir işçi örgütü…Bu sendikanın geçmişinde bu tür direnişler, eylemler ve kazanılmış zaferler var. 1964’te Berec Grevi’nde kadınların ön planda olduğu kazanımlar var. 2006 yılında 83 kadın işçinin, toplu iş sözleşmesinde uzlaşma sağlanamaması nedeniyle başlattıkları ve 448 gün süren, kadın hareketinin simgesi olan Novamed direnişi var…

Petrol-İş sendikasının en  kalabalık şubelerinden biri de Gebze şubesi…

Sendika,  sorunun çözümünde yapması gerekenden fazlasını yapmış bu süreçte…

Eylemdeki işçilerin bugüne kadar iyaşelerini, doğalgaz ve elektrik ödemelerini yapıyor. Okul zamanı çocuklarının okul gereçlerini alıyor. Gıda yardımları yapıyor…

Süleyman Akyüz öncülüğündeki sendika, buradaki emekçileri yanına alıp Cenevre’ye İLO’ya, IndastriAll’a kadar gitmiş…

Fransa’da Flormar’ın patronu Yves Rocher’in merkezine kadar gitmiş…

Türkiye’de, sanayinin başkenti Gebze’de yaşanan sendika düşmanlığını, insanlık dramını  uluslararası boyutlara da taşımış…

Yetmemiş , bu dramı TBMM’ne taşımış, siyasi parti başkanları, bakanlarla görüşmüş…

Ama hala sonuç yok…

Petrol-İş’in yanı sıra , Gebze’de ki diğer sendikalar da bir dayanışma anlayışı ile bu eyleme destek oldular…

Sadece onlar mı?

Gazeteler, tiyatro gurupları, sinemacılar, müzisyenler, akademisyenler, parti liderleri, STK’lar…

Hepsi destek oldular ancak sonuç da ortada…

Kimse bu işçi düşmanı bu firmanın patronunun, CEO’sunun, müdürünün bu çağdışı tutumlarını geri çeviremedi…

Ama bilenmesi gerekir ki; Flormar Direnişi artık Petrol-İş Sendikasını da aşıp, ülke meselesi haline gelmiş, topluma mal olmuştur…

Bu işin sonunda kazanan elbette sendika ve işçiler olacaktır…

Eğer bu sorun bu şekilde devam eder, bu firmanın yaptıkları yanına kar bırakılırsa, bu işin altından kimse kalkamaz…

Bunun böyle bilinmesi gerekir…