Anasayfa > Köşe Yazıları  >  GAZETECİLİK TARİHİNDE GEÇMİŞİN İZLERİ

GAZETECİLİK TARİHİNDE GEÇMİŞİN İZLERİ



Kıymetli okuyucularım bu yazımızda sizlere 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü hakkı bilgi vermeye çalışıcam…
Öncelikle “Çalışan gazeteciler günü” ne dmeek ve nasıl ortaya çıktığı üzerine kısa bir bilgi sunmak istiyorum. Gazetecilik mesleğini icra edenleri onurlandırmak için 1962’den beri 10 Ocak günü düzenlenen Türkiye’ye özgü bir kutlama gündür.
1961’de 212 sayılı Fikir İşçileri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 10 Ocak günü, 1962-1971 arasında “Çalışan gazeteciler bayramı” adıyla kutlanmış; 1971 yılındaki askeri müdahaleden sonra ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine kutlama gününün adı “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak değiştirilmiştir.
Gazeteler, içerisinde bulmaca, haber, magazin haberleri, iş ilanları gibi birçok şeyin olduğu, insanların haberlere ulaşması için büyük bir araçtır. Peki gazetenin günümüze gelmesini ve özellikle bizlerin yayın hayatında gelişim sürecini birlikte okuyalım 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ve 16 Ocak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmit Basın Toplantısı tarihi ile birlikte bu yazımızda sizlere bilgi aktarmaya çalışıcağız kıymetli okuyucularım.
M.Ö. 59 yılında başlamıştır. Acta Duirna, ilk gazete olup ve Roma İmparatorluğunun çeşitli yerlerine dağıtılmıştır. Roma imparatorluğunda yaşayan ve okuma yazma bilen insanlar Act Duirna gazetesini okumuş ve okuma yazma bilmeyen insanları bilgilendirmişlerdir. 1605 yılında kağıt üzerine yazılan ilk gazete Johann Carolus’un aller Fürnemmen und gedenckwürdigen Historie isimli gazetesidir. 1622 yılında ilk İngilizce gazete İngiltere’de Nathaniel Butter’dır.
Osmanlı’dan günümüze şu şekilde hayat bulmuştur; 1828 yılında ilk Türkçe gazete Vekâyi-i Mısriyye’dir ve Kahire’de yayınlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğun’da 11 Kasım 1831 yılında ilk Osmanlı Türk resmi gazetesi Takvim-i Vekayi yayınlanmıştır. 1828 yılında ilk Türkçe gazete Vekâyi-i Mısriyye’dir ve Kahire’de yayınlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğun’da 11 Kasım 1831 yılında ilk Osmanlı Türk resmi gazetesi Takvim-i Vekayi yayınlanmıştır. Takvim-i Vekayi gazetesinde Arapça, Fransızca, Farsça dillerinde baskıları da yayınlanmıştır. Takvim-i Vekayi’de 8 sayfa yazı bulunurken 2 sayfa ön söz yayınlanmıştı. Takvim-i Vekayi II. Mahmut döneminde basılmıştır. Takvimhane-i Amire olarak adlandırılan Kapucubaşı Musa Ağa’nın malikanesinde basılmaktaydı. Takvim-i Vekayi ilk haftalık olarak yayınlanmaya başlanmıştır. Takvim-i Vekayi’nin ilk basımı 5 bin tane satmıştır. Takvim-i Vekayi, devlet adamlarına, elçiliklere, memurlara ve daha birçok yere gönderilerek tanıtılmıştır. Takvim-i Vekayi gazetesinde birçok tarihi olaydan bahsedilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk özel gazetesi Ceride-i Havadis, İngiliz vatandaşı tarafından yayınlanmıştır. 1860 yılında Tercüman-ı Ahval, ilk özel Türkçe gazetesi olarak yayınlandı. Tercüman-ı Ahval gazetesi, Şinasi ve Agah Efendi çıkarmıştır. Daha sonralarında Tasvir-i Efkar, Muhbir, İbret gibi birçok gazete de yayınlanmaya başlamıştır. Şinasi Efendi 27 Haziran 1862 yılında Tasvir-i Efkarı çıkarmış daha sonra Namık Kemal’e bırakmıştır. Namık Kemal ise Paris’e kaçınca gazete ile Recaizade Mahmut Ekrem ilgilenmiştir.
Türkiye’de Cumhuriyet dönemine kadar gazetecilikte usta – çırak ilişkisi vardı. 1948 yılında Gazetecilik Lisesi, 1950 yılında İstanbul Gazetecilik Enstitüsü, 1965 senesin de ise Ankara Üniversitesi Yayın – Basın Yüksekokulu kurulmuştur. Açılan bu okullar sayesinde gazetecilik yaygınlaşmaya başlamıştır.
Türkiye’nin ilk resmi gazetesi 7 Şubat 1921 senesinde yayınlanmıştır. İlk resmi gazetenin adı Resmi Ceride’dir. İlk resmi gazetenin ilk 15 sayısı haftalık olarak halka sunulmuştur. 18 Temmuz 1921 senesinden 10 Eylül 1923 yılına kadar Kurtuluş Savaşı sebebi ile gazete yayını yapılmamıştır. Resmi Ceride adı 17 Aralık 1923 tarihinde değişmiş ve Türkiye Cumhuriyeti Resmi Gazetesi adını almıştır. 1 Aralık 1928 yılından sonra Latin alfabesi kullanılarak yayına sunulmuştur. Basın yemeği için Gebze Belediyeler Birliğine sonsuz teşekkürlerimi sunarken, vefat etmiş tüm basın emekçilerini rahmet, minnet ve şükranla yad etmek istiyor ve bunlardan biri, dostum merhum Refik Sıla Güvenç’i bir kez daha rahmet, minnet ve dua ile yad etmek istiyorum.

GAZETECİLİK TARİHİNDE GEÇMİŞİN İZLERİ
GAZETECİLİK TARİHİNDE GEÇMİŞİN İZLERİ

Sıradaki Habere Kaydır