Gebze ‘Daha iyi’ olmalı!



Geçtiğimiz gün Gebze Belediyesi’nin imar uygulamaları ile ilgili çok daha hassas olması, Gebze’de özellikle tarım arazilerine inşa edilen kaçak ve ruhsatsız yapılar ile daha fazla mücadele etmesi ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bu yazı sonrası gerek gazeteyi gerek şahsımı arayan, bu yapıların fotoğraflarını gönderen bir çok kişi, bölgedeki durumun çok daha vahim olduğunu ortaya koydu. Ben de Belediye kaynaklarından yaptığım araştırmada, kaçak ya da imara aykırı yapıldığı için yıkım kararı verilmiş onlarca bina olduğunu ancak her ne hikmetse bu bina sahiplerinin yıkım kararı sonrası mahkemelerden yürütmeyi durdurma kararı getirip, kaçağa ve talana devam ettiklerini öğrendim. Üstelik bu yapılar 2017 sonrası yapıldığı için imar barışına da girmeyen inşaatlardı…

Hani deniliyordu ya;

“Belediye Kaçak Yapılara göz yumuyor”

“Belediye yıkmak istemiyor!”

İşin gerçeği, Belediye bu yapıları yakacak ama yerel mahkemeler ne hikmetse bir şekilde bunlara yol veriyor!

Bu nasıl bir ülke!

Bu nasıl bir kent!

Bu nasıl bir anlayış!

Biri çıkıp anlatsın lütfen;

Kaçak yapıyla, imar rantı ile uğraşan Belediye, tespit ettiği kaçak yapıları yıkma kararı alıyor, bu ülkede huzurun ve adaletin sağlayıcısı mahkemeler bu talana verdikleri kararlarla ‘Devam’ diyor…

İnsanın aklına neler gelmez;

Daha dün FETÖ’cü hakimler ve savcıların mahkemelerdeki bu tür uygulamalarını görmüş geçirmiş bir gazeteciyim. Ama o günlerin Eski Türkiye’de kaldığını, Yeni Türkiye’de bu tür kokuşmuşlukların kalmadığını sanıyordum.

Demek ki henüz daha bitmemiş…

Peki Belediyeler ne yapsın?

Gebze Belediyesi nasıl bir yol izlesin?

Kendisini mahkemelerin üzerinde görüp, sırf yanlış olduğu için, mahkeme kararına uymayıp bu binaları yıkarak suç mu işlesin?

Bu ülkede bu tür talanların bitmesi isteniyor, kaçak yapılaşma ya da inşaat rantının engellenmesi isteniyorsa bu alandaki yasalar yeniden gözden geçirilmeli;

Yasa hazırlayıcılar, Belediyelerle iş birliği yaparak kanunlardaki bu açıkları kapatıp, mücadeleyi bu şekilde sürdürmelidir.

Eğer kaçak yapıyla mücadele gerçekte de isteniyorsa!

Gebze Belediyesi, Zinnur Büyükgöz ile bir değişim yaşıyor…

Belediye’de taşlar yerinden oynadı. Kadrolar değişti, müdürlüklere çeki düzen verildi…

Belediyenin öncelikleri belirlendi, tasarrfu konusunda gerekenler hayata geçirilmeye başlandı. Bu uygulamalar belki biraz ağır aksak gidiyor ama yine de yaklaşımı iyi gibi. Gebzeliler, asıl mesleği imar, şehir plancısı, haritacı, kentsel tasarımcı olan başkandan daha fazlasını bekliyor. Masa başında oturan değil, arazide kentin gelişimi için projeleri ve yaşanan aksaklıkları yerinde gören, tespit edip gereğini yaptıran bir Başkan istiyor.

Bu özellikler kendisinde var. En azından ben öyle biliyorum. Geriye kalan bu gibi kaçak yapılar, imara uygun olmayan binalar ve inşaatları yapanın kim olduğuna, arkasında kimlerin olduğuna bakmadan kanunlar ve yönetmelikler nezdinde gereğini yapmaktır…

Nasıl Gebze Nakliyeciler terminalinde ”bu mülkün sahibi benim” diye yılmadın, geri çekilmeden gereğini yaptıysa, bu tür imar rantlarına da bir dur demesi zor olmayacaktır…

İnancım bu yönde!

…

Gebze’nin doğaya ve yeşile açılan iki kapısı var;

Birisi Eskihisar diğeri de kuşkusuz Ballıkayalar Vadisi.

İkisinin de durumu içler acısı!

Özellikle Eskihisar Kalesi ve çevresi her nedense bugüne kadar el atılamayan atıl bir tarihi yapı gibi durmakta. Kalede en son yapılan zannediyorum 20 yıl önce koltukların yapılması işiydi. Ondan sonra tek çivi dahi çakılmadı…

Bu alan ve çevresi akşamları gerek aracının içinde, gerek manzara eşliğinde demlenen insanların uğrak yeri, içtiklerinin şişelerini ve kutuların etrafa atıp gittikleri bir ‘sota alan’ oldu maalesef…

Burasını adam etmek öyle aman aman bir şey olmasa gerek;

Bakınız kentimizde Gebze Teknik Üniversitesi var.. Türkiye’nin 10 araştırmacı üniversitesinden biri. Bu üniversitemizin mimarlık fakültesi var; Orada pırıl pırıl akademisyenler, her biri birer meslek erbabı olarak yetişen öğrenciler var…

Üniversite ile birlikte Tarihi Eskihisar Kalesi Restorasyon ve Çevre Düzenlemesi’ adı altında bir proje yarışması yapılabilir. Ortaya çıkacak proje zenginliğini düşünebiliyor musunuz?

Bu kent  varlık içinde yokluk çeken bir ilçe!

Peki, Üniversiteden yararlanmak yerine geçmişte ne yapıldı?

Gebze’de böylesine bir üniversitemiz varken, Gebze’yle sürekli iç içe bir rektörü varken, Kale ile birlikte Macera Parkı ve sahil düzenlemesi projesi  telli felli  bir  mimarlık şirketine yaptırıldı.

O projenin Macera Parkı bölümünü hepimiz gördük, biliyoruz!

Hangi mimarı ile anlatılabilir?

Eskihisar’a daha güzeli yapılamaz mıydı?

Proje için firmaya ne kadar verildi? Orada neler döndü bilemem…

Ama Macera Parkı’nı görüp, yapan firmanın da bu projeyle ödül aldığını bilmeme rağmen bu projeye ‘mimarlık harikası’ diyen biri çıkacaksa, benim bir daha bu tür yazılar yazmam gerekecek herhalde… 

Yok Anıtlar Kurulu izin vermiyor, yok projemizi kabil etmediler gibi cevaplarla burası hep ötelendi durdu;

Sevgili başkan Zinnur Büyükgöz, uzun yıllar Anıtlar Kurulu’nda başkanlığa kadar bir çok kademede görev yapmış bir bölge plancısı. Bu kurula takılmayacak bir projeyi en iyi kendisi bilir diye düşünüyorum. Büyükşehir Belediyesi ile birlikte mi yapar, Turizm Bakanlığı’nı mı devreye sokar ama Eskihisar Kalesi ve beraberinde sahil düzenlemesini de en iyi kendisi projelendirir diye düşünüyorum…

Ballıkayalar da durum farklı değil. Ne girişi giriş, ne çıkışı çıkış…

Burası bir Avrupa ülkesinde olsaydı; Onların kullanımında olmuş olsaydı acaba nasıl olurdu?

Belki klasik bir görüş ama gidip görenlere sormak lazım…

Vadiye tanıtan tek bir yazı yok etrafta. Tarihi, nasıl ortaya çıktığı, krokisi v.s…

Oraya bir tane kim olduğu belirsiz bir bekçi koyulmuş, gelenin gidenin peşinde koşup para alma derdinde. Arabayı park edip kapıyı açanın başında bitiyor. İçeride düzen yok, ahenk yok, köy bakkalı gibi. Kantinin hali içler acısı, aradığın bir şeyi bulman zor. Oturma alanları tam bir harabe, etraf pet şişeler, atık poşetlerle dolu. Bir çöp kenteyneri var çöpler yerlere taşmış…

Belediyenin kent içindeki bir çocuk oyun parkı bile buradan çok daha düzenli ve kullanışlı.

İstanbul’dan bir gurup buraya ziyaret için gelse, “Burası meşhur Ballıkayalar” dense acaba neler anlatır soranlara? Hiç düşündünüz mü?

inanın bir daha adını dahi anmaz buranın…

Eskihisar’da Macera Parkı için onca para ve mesai harcayan, içindeki sosyal tesisler ve kafeteryaları sinek avlayan  bir Belediye, keşke önceliğini buraya, Ballıkayalar Vadisi’ne verseydi…

Bu tesisin yarısı kadar bir planlamayı burada yapsaydı;

Çok daha tanıtıcı ve prestijli bir iş çıkardı ortaya…

Belediyenin kent içindeki bir çocuk oyun parkı bile buradan çok daha düzenli ve kullanışlı.

Gebze bu olmamalı;

Gebze daha iyi olmalı…

Sevgili Zinnur başkan eğer Gebze için bir şeyler yapmak istiyorsa; Bunu istediğini biliyorum; Eskihisar ve Ballıkayalar’dan başlaması gerekiyor…

Gebze’nin nefes alacak yerlerinden, Gebze’nin denize ve sosyal alanlara açılacağı yerden;

Kısacası Gebze’nin değerlerinden…

Bekleyip göreceğiz!